30 Temmuz 2018 Pazartesi

"let your good heart lead you home"


Hazır elimi bulaşmışken, eski ergenlik hallerimden devam edeyim.

Başlı başına spotify bir şarkıyı ne kadar sevdiğini anlatmak için vesile olsa da, ben gerekirse sözlerini dahi alıntılayarak burada şarkısevicilik yapmaktan vazgeçmeyeceğim.

ve elbette yine Editors'ü seveceğim...

Bu şarkıyı en çok dinlediğim editors şarkısı değil. Olağan obsesyonlarımın aksine, Editor şarkılarını üst üste dinlemem…Playlist’in süprizi olur, konser videolarında daldan dala atlarım falan filan.

Blog okuru diye birileri kaldıysa hatırlar, bir dönem hayatımın anlamı su geçirmez kulaklığımdı.

Ve bu şarkıyı da sular içinde müzik dinlemenin şahaneliği içindeyken keşfetmiştim.

Ve kaç kere dinlediğimi hatırlamasam da bir 29 Ağustos günü yine Kaş’ta dinlediğim an’ı taşıyorum hafızamda. Her dinlediğim de o an’a gidiyorum.

Anın güzelliği değil, şarkının gücü ve biraz da hayatımın oyunu…

Halen her dinlediğimde mutlu olmam gerekirken “neden bu hüzün” diye soruyorum.

Şarkının en yakın hissettiğim satırları i feel the winter more now” olsa da arabesk ruhum Tom Smith’in gençlik isyanı ile

once you've gone, girl
you can't come back
i am worried about you

diyişine de bir “ahh” etmiyor değil.

 

Hiç yorum yok: