17 Ağustos 2015 Pazartesi

"Artık en sevdiğim şey, orta yaş bunalımı "


Tuğba’nın olağan yaş dönümü güncesi;

Takvimler 17 Ağustos’u gösterirken şapkamı önüme alıyor ve iyi ki büyüyorum diyorum.

Geçtiğimiz sene yazdığım fikriyatların katlanarak arttığı bir yıl geçirdim. Değişimse değiştim, alışmaksa alıştım, olgunlaşmaksa onda bile epey yol katettim...

Biten yaş mı 33, başlayan mı tereddütteyim ama geçen gidenden ziyadesiyle razı olduğum kayıtlara düşülsün lütfen.

Nereye varmak istediğimi bilmediğim, amacımın olmadığı, geriye dönüp baktığımda “elle tutulur” hiçbir şeyimin olmadığı, buna karşılık huzurlu olduğum bir dönemdeyim.

Sportiflik sayesinde yüksek seratonin ile seviyeli bir birliktelik kurdum. Her zamanki gibi aşırıya kaçtım, her zamanki gibi burnumun dikine gittim. Ne kadar aynı isem, o kadar da geçmişten ayrıştım.

Güzel ve farkli olan ne diye sorsanız söyleyecek somut bir şey bulamam ama bende kalan hissiyat kesinlikle pek keyifli...

Daha güzellerini görebilmek dileğiyle şükranlar, iyi niyetler ve dileklerle yola devam ediyorum...
 

3 yorum:

varol döken dedi ki...

Bir de buradan kutlayalım. Hep burnunun dikine gitmen dileğiyle:)

Fery... dedi ki...

mis gibi oldun sen mis gibi :) tek özlemim sana dair bir dönemin sık beraberliği, hayat akadursun herkes yerinde iyi olsun :) yerler daha sık kesişsin :) kucağımda Defne uyurken nereden nereye düşünceleriyle last in first out mantığı ile blogunu geziyorum, Defne ne kadar izin verecek bakalım :)

malumafatrus dedi ki...

ayy fericim, tozlu rafları olan bir dükkana müşterinin adım atması kadar heyecanlandım sayende:) tatlış dileklerin için de teşekkür ederim. Defne'nin pek uslü hallerini gördüğümden, kendisinin uyanınca da senin kucağında mışıl mışıl takılacağını düşünüyorum. Keşke okuyabileceğin daha taze yazılarım olsaydı tabii:(