15 Temmuz 2014 Salı

"Bi düş gördüm ya da o beni gördü"


video
Şımarıklık olarak adlettiğim için, güzel şeyleri buraya yazmaktan genelde kaçınırım. Buna karşılık, bunalımlarımı paylaşmakta bir sakınca görmeyince de bloğun yönü depresyona kaydı, güzel olmadı. Bu nedenle de müsaadenizle az biraz görgüsüzlük yapıp, biraz mübalağa yapacağım.

Blog dışındaki sosyal mecralardan anlamışsınızdır, tatile gittim. Tüm mecralarda denk gelmiş olabilirsiniz, bilmem kaçıncı kez yine ve yeniden Kaş’a gittim. Pek de güzel bir tatil geçirdim.

Az oldu, tadı damağımda kaldı. Yaz uzun diye üzülmedim. Ki artık üzülmem gereken şeylere bile üzülmemeyi öğrendim.


İnatla havasını attığım su geçirmez kulaklığım bozuldu, ağlamadım.

Boşverdim.

Hayat bu sayede pek güzel oldu..
 
ps. başlık şarkısı yeni favori grubum Gece'den; Yarım.

10 Temmuz 2014 Perşembe

"Neden insan hep kendine köle?"


Gizemli yazar Emre Yılmaz'ın Genç Bir İşadamına'sını geçen yaz okuyabilmeşken, Şeytanın Fısıldadıklarını okumak  bu yaza kısmet oldu. Deliduman  sonrası biraz da tesadüfen başladım Şeytanın Fısıldadıkları'na. Genç Bir İşadamı'na sonrası dil ve üsluba alışkın olduğum için abartılı methiyeler düzmeye gerek görmesem de, sevdim Şeytanın Fısıldadıklarını. Ne olursa olsun, okuduğu satırları çizmeyi seven bir ergen var içimde ve Emre Yılmaz kitapları da bu anlamda çok da uygun satırları içinde barındırıyor
Özellikle iş hayatında, "niye bu çileyi çekiyorum" ben diyenler için, kışkırtıcı bir kitap Şeytanın Fısıldadıkları. Bazı güzide kısımları paylaşıyor, genç kurumsallara da en azından bir Emre Yılmaz kitabı okumasını öneriyorum.
 
"İnsan hayatta istediklerine ulaşmada göstereceği aşırı gayretkeşlik, ısrarcılık ve kararlılık hayatın bütün mucizelerini, tılsımlarını ve kerametlerini küstürür.

Hayatımın yüzde elli hissesi kısmetin elindedir; yüzde kırk dokuzu zaruretin; yüzde biri ise çabanın.

Zaruret ve kısmetle pazarlık yapılmaz. Çaba ise yüzde bir hissesine bakmaz; anasının nikahını ister. Düş kırıklıklarımızın yegane sebebi ise, çabanın hissesini daha yüksek sanmamızdır.

Zaruret ve kısmet olmasa çabalamaktan resmen ölürdük.

Yine de hiçbir şey yapmayanların başına gelenler kader;

Bir şeyler yapanların başına gelenler ise kısmettir.

Ona göre.."