15 Ocak 2014 Çarşamba

"Hakettiğin içine sinsin"






Merhaba blog, ben hayata geri döndüm.




Uzun zamandır bir ot olarak sürdürdüğüm hayatıma kısmen de olsa veda ettiğim için vasatlığımın hakkını veriyim, o ses Türkiye vizyonumu konuşturayım istedim.

Bu klişeyi yazmazsam hatrım kalır, uzun süredir Tv’de düzenli olarak hiçbir şey izlemiyorum. Benim en iyi dostum radyo eksen. Bir de Kayıp’a özel duygular besledim ama Kanal D’nin yayın politikası sayesinde diziden hiçbir şey anlayamadım.

O Ses Türkiye’yi de uzun süre yan gözle izleyip, çeyrek finalle beraber sürece dahil oldum.  Vasatlığımı kabul ettiğim için, açıkça çemkirme hakkını kendimde buluyorum. Acun Ilıcalı’nın başarılı bir yapımcı olması, dünyadaki en kalas tiplerden biri olduğu gerçeğini yoksaymamıza engel değil sanırım. Programı sadece sunsa, kalaslığına laf etmem ama bütün reklamlarda da bizzat rol alınca insan gerçekten bayıyor sayın okur.  Gel gör ki, adam işini de biliyor. Gökhan Özoğuz’un bunca zaman ekranlarda yer almaması ve bir anda programı alıp götürmesi de Acun’un öngörüsü ve başarısıdır, sezarın hakkını da sezara vermek şart.

Yeterli magazinel doneyi elde edersem Gökhan’ın dini dönüşü üzerine de ayrı bir yazı yazmak isterim ama bugünkü konumuz final adayları.

O Ses Türkiye’nin bundan önceki kazananları bir halt olmadı, bu sefer seçilenin de olmayacağı malumumuz. Yarışmanın amacı en iyi sesi seçmek mi, popstar türü bir yıldız seçmek mi emin değilim. Halk oylaması ile yapılan hiçbir seçimde hedefe ulaşılamayacağı için bugün de bunu sorgulamaya gerek yok. Bu noktada yarışmayı kazanacak Hasan’ının da güzel sesinden ziyade, o naif kişiliği sayesinde seçileceğini düşünüyorum.
Bu yazıyı ise daha çok Abdullah için yazıyorum. Kendisinin geçen haftaki performansını dinleyerek, haftalık bir şeye sarma ritüelimi gerçekleştirmiş oldum.  Kendisinin şarkı söyleyişi ilahi söyler gibi olduğundan mı bilmem “Seni Unutmak İçin Sevmedim”e bir takıldım, pir takıldım. Ama asıl Büklüm Büklüm (şarkı 10 numaradır nazarımda, kim söylese de sevdim sanırım, Ata Demirer dahi) performansı sayesinde yarışmayı kazanamasa da bir şey olsun ve sesini hep dinleyebilelim istedim.

Bir de kendisinin 86’lı oluşunu öğrenip, yaşından ne kadar büyük gösteriyor (çocuğu Ahmet Özhan gibi giydirenler utansın) diye mi şaşırsam herkes benden genç diye mi üzülsem bilemedim.

Günün sonunda Radyo Eksen dinleyip, vasatlığımı törpülemeye çalıştım.

Bu yazıdan çıkartılmayacak sonuçlar;
  • Mehteranların milliyetçi olduğu algısı kendisine önyargı beslememe sebep oluyor, bu nedenle  solcu bıyığı ile milliyetçi bıyığının ayrımı nasıl oluyor biri bana anlatsın rica ediyorum.
  • Bir de herhangi bir tv figüri için iki dakikada oluşan instagram ve twitter hayranlarını görüyor ve kendi ergenliğimde teknoloji bu kadar ileri değildi diye yatıp kalkıp şükrediyorum.
  • Üç gün sonra bu şarkıdan bayıp, klibi kaldırma ihtimalim cepte. 
ps. başlık şarkısı aylık arabesk kotamı bir yazıda tüketiyim diye İrem Derici'den..