7 Ekim 2014 Salı

"Yamalı laflar,dilim dönmüyor; yaralı yollar, kimse gitmiyor"


 
Bu yazın başında okuyup da pek hayran olduğum Varolmayanlar, isminden de anlaşılacağı üzere Tutunamayanlar'a selam eden kitaplardan. Geçen yaz doğum günü hediyesi olarak kusburnuna sipariş verdiğim Tutunamayanlar'a ufak bir giriş yapıp sonrasında kitabı ileride görüşelim diye hızlıca kitaplığımdaki heybetli yerine kaldırmıştım. Okusaydım belki aşağıdaki satırları daha önce bloga taşırdım. 

Belki de aşağıdaki satırlar Tutunamayanlar'da yer almıyordur. Varolmayanlar'ın yazarı Doğu Yücel, kitabın bitirilmeyeşine güvenip böyle bir referans vermiş de olabilir, kitabı bitirmeden bundan emin olamayacağım. (Aslında es verilmeyen, nokta konulmayan paragrafın uzunluğu Oğuz Atay için sağlam bir referans da, emin olmadan konuşmayı tercih ediyorum)

Varolmayanlar'da Tutunamayanlar'ın 141. Sayfası referansı ile paylaşılan (elbette o sayfaları kontrol ettim, yoktu) paragrafı da, varolmayanların tamamını da şiddetle öneriyorum. halka hizmet amacıyla da olsa, ben alıntılarken yoruldum, siz bu paragrafı bile okumayabilirsiniz ama yazanlar ne yapsın diye hepinizi empatiye davet ediyorum.

Söz konusu satırlar ne zaman yazılırsa yazılsın, insana ve sisteme dair çok doğru bir tespit.

Ben de daha önceki bir twitimle konuya dair fikriyatımı özetlemek isterim.

 Allah günah yazmasın ama kullarının sevilecek yanı yok..
 

"Mahkemede, suçlu sandalyesinde, bilerek ya da işledikleri suçları bilmek zahmetine katlanacak kadar dahi düşünmediklerinden bilmeyerek, eziyet eden, hor gören, aşağılayan, ihmal eden, aldırmayan, unutan, kötüleyen, alay eden, ıstırabı paylaşmayan, insanlar arasına duvarlar çeken, küçümseyen, çaresiz bırakan, yalnız bırakan, terk eden, baskı yapan, istismar eden, ezen, cesaret kıran, iyilik etmeyen, değer vermeyen, kalbi temiz olmayan, doğruyu yanlışı gösteren, samimiyetsiz, insafsız, korkutan, yanına yaklaştırmayan, başkasının yaşama hakkına saygı duymayan ve kendinden memnun olabilmek için her davranışı meşru sayan onlar,  yani bizim küçük kalabalığımızı hava sızdırmayan tabakalar halinde üst üste saran, nefes almamızı dahi engelleyen, yani mahallemizin bütün bileği kuvvetli ve içi boş küçük kabadayıları ve onların büyük ortaklıkları, yani esasında sayıca üstün olanlar, yani her zavallıdan daima bir rütbe bir kademe bir sınıf yukarıda olanlar, yani şekilsiz hüviyetleriyle daima vuran ve kaçınabilenler, yani hem ezip hem de ezdiklerini kabul etmeyenler, yani bir mertebe aşağıdayken ezilen ve bir derece terfi edince ezenler, yani çırağını, bir şeyler öğretmesine karşılık her zaman döven ve ona insan muamelesi etmeyen ustalar, muavinin başına vuran şöförler ve onlarla birlikte memurlarına dalkavukluk ettiren amirler, duygusuz amirlerle birlikte garsonlara paralarıyla orantılı olarak bağıran müşteriler ve kaba müşterilerle birlikte hakkını arayanlara yumruklarını gösteren görevliler ve yetkilerini kötüye kullanan görevlilerle birlikte bilgisizin bilgisizliğini suratına çarpan ve ondan bir kelime fazla bilen bilgiçler, yani öğrenmek isteyen herkese eziyet eden öğreticiler ve onlarla birlikte bilgisizlerin bilgisizliğine gülen onlardan daha bilgisizler ve cahillerle birlikte her değişik davranışa saldıran şekilsiz kalabalık ve kalabalıkla birlikte onlara alkış tutanlar ve onlarla birlikte her tartışmada en bayağı usullerle haklıyı haksız çıkaranlar ve onlarla birlikte her savaşta kazananı tutanlar ve onlarla birlikte kimseye zararı olmayan zayıfları ezerek kuvvetli olma duygusunu tatmin edenler ve onlarla birlikte her zaman ve her yerde her sınıftan ve her ideolojiden ve her düşünceden insanlar arasında daima ön safa geçerek aslan payını kendilerine ayıranlar ve ayırır ayırmaz insanlarla arasına aşılmaz duvarlar örenler ve böylelerine her zaman haklı çıkarıcı bahaneler sebepler yasalar kurallar sınıflamalar bulup çıkaranlar yani her zaman insanları insanlardan ayıranlar ve onları birbirlerine düşman edenler ve onlara körü körüne uyan kalabalıklar ve gerçeği boğanlar ve onlarla birlikte insanı bu koca dünyada yalnız bırakarak arkadaşlık dostluk sevgiyle uzatacakları sıcak bir elleri olmayanlar yani elsiz gözsüz akılsız kalpsiz ve kansız gerçek sakatlar yani onlar onlar onlar... karşımıza oturacaklar..

Ve biz onlara diyeceğiz ki..."

Ps. blog sahibesi bir müsait vakitte, kitaptaki cevabı belki alıntılar ama siz kitabı okusanız bu bölük pörçük parçalar yerli yerine oturur ve her şey daha da anlamlı hale gelir.

Ps.2 başlık şarkısı eski halimden konan anlar yeni adamlar'ın eski dostum tankla gelmiş albümünden insanların düştüğü durumlar...

5 yorum:

varol döken dedi ki...

Varolmayanlar diye beni mi çağırdın sen?

Tutanamayanlar olmuş 2 yerde bu arada, artık bir editörün yok sanırım? Feryyyy?

Tutunamayanlar zor kitap, ben hep Tehlikeli Oyunlar sevdalısı oldum. Öyle değil mi Olric? Öyle efendimiz...

malumafatrus dedi ki...

Varol, ben yazıyorum sen okuyorsun, hangi editörden bahsediyorsun Allah aşkına?

Bence senin spor ve kilo verme maceranı da bu blogda irdelemeliyiz. Belki o zaman başkaları da gelir okur buraları. Öbür türlü iki deli kendi kendimize konuşmaya devam edeceğiz buralarda.

varol döken dedi ki...

Benim kilo verme maceralarımdan heyecanlı bir hikaye çıkmaz albayım:) Hem ne güzel dünyanın tek 2 kişilik blogu. Şikayetin varsa gideyim:)

malumafatrus dedi ki...

Butik blog olmaktan hiç şikayetim yok. Kimler geldi kimler geçti, sen hep burdaydın, o yüzden bloğun eş başkanı sayılırsın nazarımda.

Kilo konuşmayacaksak, intihar videosunu irdelesek mi?

varol döken dedi ki...

İrdeleyelim ama post altı olmaz, yeni bir post açman lazım.