9 Şubat 2014 Pazar

"the take off and landing of everything"




Hayat bayat...okuduğumuz, gördüğümüz, yaşadığımız her şeyin dört bir yanı saçmalık..

Kafayı serin tutmayı becerebilen, kendine umut niyetine bir şeyler bulabilen herkes gerçekten maharetli...

Neyi istedik diye bu mutsuzluk bilmiyorum ama eksik bir şey değil, çok şey var...

Eyvallah-Burak Aksak

Heves biter tortusuyla idare edersin. Yol uzun çünkü, yürümek gerek. Başkasının gösterdiği yoldan, gitmek bile istemediğin bir yere varabilmek adına yürürsün. Kan ter içinde kalırsin. 

Eşzamanlı bitişler güzeldir. kimsenin kimseyi yarı yolda bırakmadığı bir son gibi. Güzel insanlar tanımışsındır. Gülmüş, ağlamış, üzülmüş yorulmuşsundur yol boyu...pişmanlıkların da olmuştur elbet. Hatalarından ders çıkarmış, çıkardığın derslerden bütünlemeye kalmışsındır her seferinde. bir yere ait olmak istersin. Tribüne gidip marşlara eşlik eder, camide safları sıklaştırır, rakı masalarında kadeh kaldırırsın. hiçbiri de dindirmez yalnızlığını. Sensiz de o tribünler inler, saflar sıklaşır, kadehler bir dolar bir boşalır..kimseyi suçlamaya hakkın yok senin. Küfrün de sitemin de kendinedir.. Durma denize doğru yürü şimdi. Uzak değil, bir sigara içimlik mesafededir. Yak sigaranı, eğ başını arkana bile bakmadan ez bütün kaldırım taşlarını. Sakın kafanı kaldırma . Sokakları kirlidir bu şehrin. Televizyonu kirli, futbolu kirli, siyaseti kirlidir. Görme hiçbirini. En yakınına bile güvenmeyip, "hukuka ve adalete güvenim sonsuz" diyen insanların arasından geçip git.Tıka kulaklarını. Ezbere kurulan cümleler hepsi. Duymasan da olur hiçbirini. Kirli beton yığınlarının arasından geçip git. Olsun.  Doğa, bu boktan griliğin intikamını alacaktır nasılsa. Hayallerini mesai saatlerinde harcayanların özgürlüğünü asgari ücrete satanların, üç parça kemik için  boynuna tasma takanların, çıkarları için beş para etmez adamların önünde elpençe divan duranların arasından geçip git...

Takma kafana. Kazanmasını bilmeyen bir adamı, kaybetmekle korkutamazlar. Korkakların, suskunların umudunu geçmişte bırakanların arasından geçip git. Cebini doldurmak için seni kullananların, mülke tapanların, parayı dost sananların arasından geçip git. Deniz kokusu gelmeye başlamıştır..

Amacına ulaştığında yaşarsın en büyük hayalkırıklığını. Ne deniz senin düşündüğün gibidir, ne de o kabullenir seni...

Güzel dergi Ot

Bu yazıdan çıkartılmayacak sonuçlar

Emrah Serbes'in bu ayki yazısını buraya kopyalatmak yerine, çerçeveletip duvara asmayı tercih ederim. Bizle aynı şeylere üzülen, derdimizi dile döken güzel insanlara da şükranlarımı sunarım...

Azıcık ben; Başarı ile mutluluk arasında ters bir koreleasyon var...Öyle zamanlar var ki, başarılı olmak (kime göre, neye göre) benim için koca bir boşluk ve bir büyük anlamsızlık hissiyatı...

ps. başlık şarkısı Elbow'un Mart'ta çıkacak albümünün adı.

1 yorum:

varol döken dedi ki...

bravo, tam da şu an her şeyi bırakıp gitmenin eşiğindeyken...