22 Şubat 2014 Cumartesi

"all of this time i thought we were pretending"




Size bu satırları uzun zaman sonra bir İdo yolculuğundan yazıyorum. Mamafih havada öyle bir sis var ki, yazıyı yayınlama imkanım olur mu tereddütü ile sürekli dışarıyı gözlüyorum.

Uzun zamandır spor, kitap,sağlık iş üzerine iki kelam etmiyorsam, sebebi gündemimin biraz yoldan çıkmasındandır. Okumak ve öğrenmenin yaşı yok diye dahil olduğum bir süreç eksenim oldu, bir süre sonra da benim eksenim kaydı.

Bu ot'laşma süreci henüz sonlanmasa da artık hafta sonlarım benim. Bu sayede biraz kitap okur, iki film izlerim de iş güç sınav dışında iki kelam edebilecek duruma gelirim inşallah.

Ders çalışmakla birlikte yaptığım en düzenli iş son zamanlarda yüzmek.  Su geçirmez mp3 playerım olmasaydı bu düzen olur muydu tartışılır. Kendimce düzene oturttuğum bir işte iki gıdımlık gelişme gösteremem ise olağan yeteneksizliğim ile açıklanabilir.

Kişisel gelişime pek kıymet veren şirketimle, bilinçaltım birleşince insanlara hayatlarındaki en'lere dair sorular soran bir anketör halini aldım. Son dönemdeki favori sorum ise "hayatta en iyi yaptığınız şey?". Artık acımasızlık mı beceriksizlik mi bilemiyorum, henüz kendim adına bir cevap bulabilmiş değilim. Varol dışında bu blogu okuyan birileri kaldıysa, bu soruya cevap verir benim de vizyonumu genişletirseniz sevinirim. Eğer kimse kalmadıysa, Varol'dan başka nicklerle blogda şizofrenik bir kalabalık yaratmasını rica ediyorum.

Bu arada olmaz sanıyordum ama kara köründü, bu nedenle yazıya bir es verip, müsadenizle kaptanı öpücem.

Ayça Sen'e dair twitter sonrası yaşadığım kalbi soğumaya rağmen kendisinin yeni kitabı Hayalet Ağrı'yı aldım. Ve içimden bir ses de bu kitapla aramız yeniden düzelecek diyor...



Anne etkisinden olsa gerek, ıslak saçla sokağa çıkma konusunda hep dikkat eden biriydim. Ama ne olduysa bana bu sene bir isyan hali geldi ve spor sonrası İstanbul'un en rüzgar alan yerinde ıslak kafayla gezmeye başladım. (mutsuz insanlar ihtiyatsız davranır) Bereyle de oldum olası muhabbetim olmadığından tez vakitte sinüzit oldum. Bu sebeple de yine doktorların yüz akı olan şahane bir doktorla tanıştım. Yine de istisnalar kaideyi bozmuyor; kayıtlara geçsin doktorluk müessesine acayip gıcığım, acıbadem hastanesine ise ciddi şekilde düşmanım.

Konuyu çorba yapmışken, bir de yediğim kurumsal golü anlatayım. Ben hayatımdaki tek yatırımı kılık kıyafete yapmışken, kıymetbilen şirketim kıyafet uygulamasında değişikliğe giderek benim gardrobu büyük batırdı. Ekonomiye can vermeyi kendime görev adletsem de, o kıyafetleri yedirtmem, iş hayatıma damüstü saksağan formatıyla devam ederim.

Bir sonraki çorbanın malzemeleri;


  • İbrahim Kutluay ile basketbol nostaljisi.
  • Geçmiş ve fotoğraflar ile yüzleşme.
Ps. Başlık şarkısı simply falling ile iyeoka.

10 yorum:

kusburnu dedi ki...

Ben varim! Kiyafet olayi ne, serbest kiyafet mi artik yoksam?!?! Anketine cevabim, en iyi mi bilmiyorum ama tek yaptigim sey annelik. Kusburnu oper.

malumafatrus dedi ki...

ayyy kaç zaman sonra yorumunu görmek ne heyecanlı:))

kıyafet olayı da serbestten hallice, smart casual oldu, benim klasikler elimde patladı:)

kusburnu dedi ki...

Bana hep öyleydi zati :) geçmiş olsunn

varol döken dedi ki...

seda sayan ile hafta içine dönmüş burası. yettim geldim.

varol döken dedi ki...

en iyi yaptığım şey, koşmaktı bir zamanlar. ya da hafızam. bilemedim. ikisi de gitti yadigar. eskiden en iyisi bendim sanıyordum sonradan anladım ki ortalamanın biraz üstündeyim. ama scrabble'da ikinizi de yenerim!

varol döken dedi ki...

bu arada kuşburnu tebrikler mebrikler. 2 hafta önce bize gelen vaftiz kızım (tabi ya siz varol'u ne sandınız?) ve 1 aydır birlikte yaşadığım kediden anladım ki, benim hayvanlar ve çocuklarla ideal ilişki geçirme sürem 15 dakika.

varol döken dedi ki...

dur gelmişken biraz daha yazayım. bu gündem bizi mahvetti tamam ama elimizde başka da bir şey yok. siz de kendinizi bir kafeste hissetmiyor musunuz ara ara, nefes almasına izin verilen? kelimeler bitti şaşırmalar bitti espriler bitti, bu adamlar bitmedi.

varol döken dedi ki...

böyle...

malumafatrus dedi ki...

Evvela Ezik blogger isyanı; varol' un twitter yasaklandığı gün, blog alemine geri dönmesi??? Zamanlama fazlasıyla manidar sayın döken:))

varol döken dedi ki...

:)))