23 Ağustos 2013 Cuma

"ölürsen haber ver, sana en çok ben düşkünüm"


 
Türkiye’nin büyük çoğunluğunun aksine Sezen Aksu’nun müritlerinden değilim. Sevdiğim bir çok şarkısı olsa da, kendisini mitleştirenlere fazlasıyla mesafeli olan ve illa taraf olacaksam Nilüferci olurum diyenlerdenim.

90’lar sonrasında bazı şarkılar değişse de (Türkçe popun önlenemeyen bakkallaşması), sezen aksu’nun söz yazarlığına, kendince kaleme döktüğü isyanına da laf edecek değilim.

Gün gelir, bir Sezen Aksu külliyatı yazısı da yazarım ama bugünkü yazının sebebi tek bir şarkısı. Hatırladığım kadarıyla Hrant Dink’in ölümü üzerine yazılan iki şarkı var, birini Redd diğerini de Sezen Aksu yazdı. İkisine de saygım sonsuz. Bir utancı yüzümüze vuran o kadar anlamlı şarkılar ki, severek dinliyoruz demek nazarımda ayıp sayılır.

Ama bu ülkenin zenginliği de bu. İnsana utanmak için her zaman yepyeni sebepler veriyor.


 

Ve Ali İsmail’in katledilme görüntülerini izlerken, aynı görüntüleri anne ve babasının da izleyebileceğini düşünürken, adı insan olanların yaptıkları caniliği destan diye adledenler varken, kulağımda Sezen Aksu’nun

“gitti cancağızım gitti, kaldırımlar zabıt tuttu şahidiz hepimiz, her yer tetikti” mısraları çınlıyor.


Gül yüzlü bir çocukcağızın it sürüsü tarafından dövülerek öldürülmesini izlemiş, nefret, çaresizlik, öfke arasında bomboş ve bombok hisseden bünyeme  “Sen de çekip gitme, dayan be umudum, dön gel; meydan okur hayat, pabuç bırakmaz ölüme “ tesellisi işe yaramıyor.

Biz bu ülkede daha kaç cinayete tanık olacağız, aldığımız nefesin kefareti olarak daha ne kadar vicdan azabı çekeceğiz sorusu sınırları içinde yaşadığım yerle olan tüm bağlarımı da kopartıyor.

ps. başlık şarkısı Çiğdem Erken ve Ölürsen Haber Ver 
 

1 yorum:

varol döken dedi ki...

sanırım şu ana kadar yapılan en güzel şarkıyı vamos bien (ya da sol açık emin değilim) yaptı ali için...

daha 19 yaşında
düşlerinde özgür dünya
öptüğü çubuklu forma
yaşayacak anısında
ali ismail korkmaz
fenerbahçe yıkılmaz

http://www.youtube.com/watch?v=fsfJ2Wltc0M