18 Temmuz 2013 Perşembe

"olduğu kadar güzeldik"



 
Sıklıkla eskisi kadar kitap okumadığımı vurgulasam da, şezlong kitaplarına bir göz attıktan sonra şunu söyleyebilirim ki, popüler kültürün bir bireyi olarak bu yaz plajlarda okunan veya okunması muhtemel çoğu kitabı öncesinde okuyup bitirmiş, yepyeni maceraları okumaya başlamış bir okurum.
Yazlıklıkçılar için yok denecek kadar, benim için ise yok’tan hallice sayılan tatilimde Alper Canıgüz’ün Cehennem Çiçeği ile Mahir Ünsal Eriş’in (Hüzünlü mağlupların iyimser yazarı”) Olduğu Kadar Güzeldik’ini okusam da kronolojik sıraya önce başladığım –aslında halen de bitiremediğim- Son Oyun’dan bir kuple kopyalamak istiyorum buraya. Yıllar sonra okuduğum ve de beğendiğim Ahmet Altan kitabı (bir önceki için bknz. En Uzun Gece) olan Son Oyun’dan iki bölümü de buraya iliştirmek istiyorum. Aslında bir bölüm daha var da, onu bir başka yazı konusu olarak ucu açık zamanda paylaşmak daha doğru olacak.


  
“- Sen bu kasabada yanında adamları olmadan dolaşan bir zengin gördün mü ? Niye adam dolaştırır bir insan yanında? Korktuğundan. Korkan adam kimden üstün? Korkmayandan mı? Kibirleniyorlar, cezasını korkuyla ödüyorlar…Üstün olacağım dedin mi korku da gelir pençelerini yakana geçirir. Kibrin cezası korkudur. Üstün olmak için ihtiyacın olmayanı alırsın, sonra da kaybedeceğim diye korkarsın. İhtiyacı kadarına sahip olan neden korkacak? Gelip beşiklerimi mi alacaklar? Alsınlar, yenisini yaparım. Paramı mı alacaklar? Alsınlar, yenisini kazanırım. Evimi mi alacaklar? Alsınlar, yenisini yaparım. Niye korkmam? Çünkü kendi yapabileceğimden fazlasını istemedim hiç. Kırk odalı konağın olsa bir odasından fazlasında oturamazsın, öbür odaları ne yapacaksın?
 
Kibri de senin görünmeyenin yaptı, dedim.

-Uçurumu da o yaptı ama gidip kendini atmıyorsun, dedi, demek seçmeyi biliyorsun. O zaman doğruyu seç, eğriyi değil. Eğiriyi seçtiysen de kabahati kendinden başkasında bulma. “

“Bir neden bulmak istiyor insan yaşadığı kötü şeyleri niye yaşadığına dair, sorular soruyor kendisine, öyle olmasaydı başka türlü olur muydu diye, kendimizden başka bir suçlu olsun istiyoruz herhalde, bir telefon, bir sevişme, bir söz, bizden başka bir şey, bizim irademizin dışında bir şey. Herhalde aradığımız bu. “ 

Bu yazıdan çıkartılmayacak sonuçlar;
  • Cehennem Çiçeği pek güzel, hatta bana sorarsanız Oğullar ve Rencide Ruhlar’dan çok daha güzel. Alper Kamu, halen 5 yaşında olsa da, bana sorarsanız artık daha da olgun.

"Babacığım," dedim. "sen de biliyorsun, vakit mutlu hikayeler için çok geç."

“Devinimin olduğu yerde ışık, ışığın olduğu yerde kaçınılmaz biçimde gölge vardır. Hayat ışıkla mümkünse de, hayatın anlamı gölgelerde saklı durur. Zamanın ölü doğmuş çocuklarını görürsünüz karaltıların içinde. Sözcükler, suskunluklar, şarkılar, ağıtlar, yeminler, ihanetler, kahkahalar, gözyaşları, sevinçler, hayal kırıklıkları ve yüzler... En çok da yüzler. Neden söz ettiğimi biliyorsunuz. bütün aşklar küllenir, bütün babalar ölür, bütün hikayeler biter. Birinin yıkıntıların nöbetini tutması gerekir; işte bu yüzden, biri hariç, bütün çocuklar büyür. Gölgesini kaybeden insan, gölgenin kendisine dönüşür.”

"Hayatı anlıyorum," dedim. "Sadece kabullenemiyorum."
  • Olduğu Kadar Güzeldik ise, bir Bandırmalı için güzel, olmayanlara da muhakkak sıcak ve tanıdık gelecek bir kitap. Bana sorarsanız o gizliden gizliye var olan burukluk sebebiyle de biraz sonbahar kitabı. Yine de alıp, okunacaklar listesine eklemenizi de naçizane öneririm. Benim Adım Feridun, çoğu kişi gibi benim de en beğendiğim öykü oldu, teaser’ları iliştirmek benden kitabı alma isteği sizden.  

“Allah’ından, kitabından bulsun kim kimin hayalini, neşesini çalıp gittiyse”

 "Demek ki insan, yaşıyorsa nasıl olsa iz bırakıyor, bir zeytincinin paslanmış tabelasında bile olsa”

“Devrim olurdu, olmazdı orası ayrı mesele. Ama devrime inanmanın bile, razı olmamakla doğrudan ilgili, vicdanı serinleten, en olmadık zamanda insanın içini yeşerten bir lezzeti var.”
ps. Bu muhteşem başlık şarkısı da Yıldız Tilbe'ye ait. 

3 yorum:

varol döken dedi ki...

alper canıgüz yüzünden yine kapışmak zorundayız sayın blog sahibesi

malumafatrus dedi ki...

şu üçlüden ilk olarak Ahmet Altan'a laf etmeni beklerdim varoldöken, muhalefet konusunda da beni şaşırtıyorsun.

Alper Canıgüz'cü değil, Alper Kamu'cuyum, bu nedenle de kapışmadan kaçarım.

varol döken dedi ki...

ahmet altan'ı yazardan sayıp tartışma içine almam:)