10 Haziran 2013 Pazartesi

"and we can learn to love again"


 

Dünya dursa da malumafatruş magazinden vazgeçmiyor…
Sabırsız kişiliğime rağmen çoğu şeyin yeri ve zamanını bildiğimi düşünürüm. Fazla kontrollü olmanın sonucu olarak belki de, “sırası değil” uyarıları bilinçaltımın vazgeçilmezidir. Bu noktada bu yazıyı daha da ötelemek belki daha yerinde fakat bir o kadar da benim gerçekliliğimden uzak kalırdı.
Kaldı ki, yazının çıkış noktası da bu tür bir sabırsızlıkla ilgili.  Yoksa Kasım’da 3. evlilik yakın tahmini yapmışken Mirgün Cabas- Tuba Ünsal evliliğine tahmin ederseniz ki, pek şaşırmadım.
Kasım ayındaki röportaj, üstüne Finlandia votka için oynadıkları viral parti reklamı Mirgün Cabas’ın Tuba Ünsal’a duyduğu aşkı dünyaya ilan etmekten gayet memnun olduğunun bir göstergesiydi. Aslında bu aşkın, haberci sıfatıyla çalıştığı (sözde) haber kanalındaki işinden ayrılmasıyla aynı döneme gelmesi ilişkisinin magazinel olmasını normalleştiriyor. Bu nedenle Mirgün Cabas'ın bir magazin figürüne dönüşmesinden rahatsız olmamasına, hatta bundan memnun da olmasına çok da şaşırmamak gerekir. (Bu durumda sorulacak soru her gün TV’ye çıksaydı, bu ilişkiyi aynı magazinel düzeyde yaşamak ister miydi?)
İşin komik olan kısmı eski de olsa bir habercinin Gezi Parkı eylemlerinin zirve yaptığı o Cuma gününde, dünyadan bihaber şeklinde paylaştığı evlilik fotoğrafıydı. Olan biteni okuyanlar olarak hayatımıza bir şekilde devam ediyorduk. Korkuyor, merak ediyor ve artık eskisi gibi olmayacak hayatlarımızı devam etsek de okursak, birilerinin yanında oluruz sanıyorduk.
Elbette hepimiz böyle düşünemezdik. Meşhur yüzde elli, bizim gibi olmayan büyük bir çoğunluk olduğunu ısrarla bize hatırlatıyordu. Kaldı ki bırakın başka ülkeyi, biber gazlarının atıldığı Taksim ve Şişli’de insanlar evlenmeye de “her şeye inat” devam ediyordu. Bu bir sivil direniş olduğu, askeri darbe olmadığı için hayatın akıp gitmesi de normal olandı.
Benim olan bitende anormal bulduğum, Mirgün Cabas’ın zamanlamasıydı. Çocuk sahibi olduğu zaman bile evlenmeye sıcak bakmayan Cabas, nasıl olduysa evlenmeyi isteyen birine dönüşmüş ve evlenir evlenmez bunu duyurmak istemişti. Öyle ki gündemin sıcaklığına, o gündemde yazacağı şeyin anlamsızlığına takılmamış, ya da sevdiğim kadınla evlenmişim umrumda mı dünya demiştir.
Bu ülkede medyanın nasıl bir hal aldığını turnusol kağıdı ile gördüğümüz günlerden geçiyoruz. Mirgün Cabas’ı hiçbir zaman haberci olarak nitelendirmesem de, evlilik twitinin zamanlaması ile bir medya çalışanından ziyade  salt bir magazin figürüne dönüştüğünü düşünüyorum.
Taş çatlasa 3 yıl öngördüğüm evlilikleri için de tebriklerimi iletirken, Mirgün Cabas’a orta yaş bunalımında Tuba Ünsal’a da tez vakitte aşklarının muhteşemliğini anlatacağı dergi röportajlarında  (yeni kitap pr’ı vesilesi ile ) başarılar diliyorum.
Bu yazıdan çıkartılmayacak sonuçlar;
  • Ezgi Başaran’ı halen Kanat Atkaya ile evli sanarken kendisinin Kanat Atkaya ile boşandığını ve Mehmet Karlı ile ikinci evliliğini yaptığını öğrenmem de benim ayıbımdan ziyade, medyanın istediğin de ziyadesiyle başarılı şekilde haber saklamasının neticesidir.
  • Yaşadıkça anlıyorsun ki, “her şeyin bir zamanı ve her zamanın da başka bir doğrusu var”
  • Konunun muhataplarından da evlilik hikayesini okumayanlara buyurunuz köşe yazıları (alakasız tahmin; bence Tuba Ünsal'ın yazısındaki yemek mekanı da Georges Hotel)
ps. başlık şarkısı Pink ve "Give me a reason" 
 

8 yorum:

farawaysoclose dedi ki...

Asıl irdelenmesini rica ettiğim, Tuba Ünsal nasıl oluyor da birlikte olduğu erkekleri kısa sürede evlenmeye sıcak baktırıyor? her 3 beyaz atlı prens de, hayatlarına Tuba girene kadar (magazin haberlerinden bildiğimiz kadarı ile) gayet serbest bağımsız bekarlığın sultanlığını çıkaran tiplerken, Tuba'nın ışığı mıdır ısısı mıdır huyu suyu mu her neyse artık en kısa sürede nikah basılıyor?! dünyalar güzeli kızı için bile bekarlığından gıdım taviz vermeyen mirgün cabas'a evlilik hayatına dair ne cezbedici geldi gerçekten ama gerçekten çok merak ediyorum.

malumafatrus dedi ki...

Daha önce de yazmıştım Tuba Ünsal'ın ilk oynadığı dizi Kıvılcım'daki karakteri ile ziyadesiyle bütünleştiririm ben:)(buradan yaşlanıp amca statüsüne geçen Murat Prosçiler'e de selam olsun)

Ama bence cazibesi güzellikten ziyade, nerede olursa olsun her an çekip gidebilecek olmasındadır.

varol döken dedi ki...

kanat akkaya ne zaman boşanmış ya? #direnkanatsanakızmıyok

malumafatrus dedi ki...

Ek yazı yazmamak adına; güncel haberleri yorum olarak ekliyorum.

Evrim Sümer bugünkü yazısında Tuba Ünsal'ın hamilelik haberini konfirme etmiş oldu.

Ben nasıl Tuba Ünsal- Mirgün Cabas dedikoduları ayyuka çıktığında, yok canım diye kondurmamışsam; hamilelik dedikodularına da hiç ihtimal vermemiştim ve yine yanıldım.

Elbet bazı fikriyatlarım var ama şu an için bunları kendime saklama taraftarıyım. Aksi halde -haddim olmayarak- gene çok sert şeyler yazacağım.

farawaysoclose dedi ki...

hamilelik haberinin ES tarafından patlatılması da pek bir manidar, belki de TÜ bir süre saklamak istiyordu :P
hani yazıda "laylu abla olacak" demiş. zaten bir şekilde abla olmadı mı? sare ile garip bir akrabalık ilişkileri yok mu? laylu, sare'nin oyun evini kıskanmayacak mı? ben bile kıskandım!

ve gene Türkiye gerçekleri yüzümüze vuruluyor.. kendine ne kadar güvenirsen güven, nikahsız çocuk yapma.. belki de dünya gerçeğidir..

malumafatrus dedi ki...

Aslında Evrim Sumer'in yaşadıkları bir donem Ayça Şen'in yaşadıkları ile benzer bir hal aldı.

Twitterda dediğim gibi, ayrıldığınız bir insanın halen aldığı kararlardan etkilenmek fazlasıyla can sıkıcı bir hal. Bu yüzden varoldokenin cocuk doğurmak icin sertifika önerisini israrla destekliyorum.

Evrim sumer'in birçok kez dillendirdiği üzere, Leyla'ya sahip olmanın güzelliği babasıyla yaşadığı iliskinin sıkıntılarını örtecek kadar güzel.

İçimdeki sekiliciyi frenlerden adına daha derin tespitlerime inmesem de magazinel dileğim, kesinlikle cabas-unsal çiftinin cocuğunun erkek olması yönünde.

Bahiscilere not;Tahmini evlilik süresini de beklenen bebek sebebiyle kısaltıyorum.

farawaysoclose dedi ki...

erkek tarafındaki iş değişikliği, gelir kaybı, yeni iş arayışı stresi üzerine kalabalık bir ev stresi, süre daha da kısaldı gibime geliyor..

malumafatrus dedi ki...

Ezgi Başaran ile Mehmet Karlı'nın nikah kutlamalarından da anladığım kadarıyla,kendilerinin tez vakitte evlenme sebepleri Ezgi Başaran'ın hamilelği.

Hayat bazen ciddi anlamda tuhaf..5 ay önce Kanat Atkaya ile boşanan Ezgi Başaran en az 4 aylık hamile ise, evlilik kurumuna halen bu inanç niye?