1 Nisan 2013 Pazartesi

"tek bir söz yetmez ama durur mu dünya?"


Blog okuru Murat Menteş sevgimi az çok bilir. Kendisinin iki romanı özellikle de Korkma Ben Varım okumaktan en zevk aldığım kitaplardan biridir. Ve insanın sevdiği bir yazarın yeni kitabını okumak da başlı başına bir heyecandır. Ya beğenmezsem korkusu ile nasıl olmuş acaba heyecanı birbirine karışıyor ve bekleme süresinin aksine okuma süresi bir çırpıda sona eriyor.
Ne kadar istersem isteyim uzun süredir bir türlü  kitap okuyamıyorum.  Dönemsel olmasını dilediğim bu halin tek çaresi güvenip, bildiğim yazarlar. Bu sebeptendir ki Ruhi Mücerret  tez vakitte başlayıp bitirebildiğim bir kitap oldu. Okuduğuma sevindim demek isterdim işte o kısmı maalesef olamadı.

Ruhi Mücerret, Korkma Ben Varım’dan sonra fazlasıyla sıradan kalan bir kitap. Evet bir Murat Menteş kitabında olması gereken her şey var, ama işte eksik bir şeyler de var. Mesela daha önce bu kadar bariz değildi dediğim Murat Menteş muhafazakarlığı bu kitabın satıraralarında daha net ortaya çıkmış bence. Ve kitabın konusu gereği marka isimleri sıklıkla yer alsa da, bana göre kitapta ciddi bir şekilde Coca Cola ve Pepsi’nin viral reklamları yapılmakta. Öyle değilse büyük haksızlık ediyorum ama bana kitabın başlangıcı bu anlamda cidden kötü geldi.

Her şeye rağmen kitapta sayısız afili cümle var mı var…Sırf bunun için bile bu kitabı ikinci kez okurum, kimse de Murat Menteş’le arama giremez.  İlk okumamda  altını çizdiğim satırlarımdan bir kupleyi de el emeği göz nuru olarak buraya kopyalarım.
 

“Ve mazide kalmış her şey, kısa sürmüş demektir.”


“Kendimi bazen yarım kalmış bir proje, bazen de gerçekleşmiş bir felaket senaryosu gibi hissediyorum. “


“Alınyazısı ile niyetin alfabeleri ayrı”

“Rastlantılar, saçmalıklar ve ihtimaller özgürlüğün tadını yansıtır. Hayatın çerçevesini esnatir. Gelgelelim tesadüf , hakikate uygun bir kılıf değildir. “

“Bu şehirde kendini kandırmadan akşam eden bir Allah’In kulu yoktur” diye düşündüm. İstanbul bir yandan rüyalarını çalar, öbür yandan sana hayaller hediye eder”

“Umut gerçeklerle; umutsuzluk ise hayatla bağını gevşetiyor insanın”

“Düşünceler hep aynı kalabilir, duygularsa mütemadiyen değişir”

“Mutsuz çoğunluk,cep telefonlarından sızan rasyasyonla beyin tümörlerini emziriyor”

"Kalbin kararları bir, bilemedin iki saniyede alınır. buna mukabil, yaşadıkça ihtiyat, tedbir, önlem, sakınma gibi hayatla çelişen tutumlara dört elle sarılmayı öğreniriz."

"Hayatın hazırlık aşaması ömür boyu sürer. tam yaşamaya başlayacağın sırada sahadan şutlanırsın
'kontrol edilebiliyorsa, öfke değildir''

“Eğer beni vaktiyle neden sevdiğini anlamaya çalışıyorsan, gerekçeleri bulduğunda sevgini kaybedebilirsin”

“İnsan yapamayacağı kötülüğü başkasından ummaz”


“Yaşadığımız an’ı hayattan saymıyoruz ve geriye bir şey kalmıyor”


Bu yazıdan çıkartılmayacak sonuçlar;

  • Dün Galata’dan Tünel’e yürürken Murat Menteş’e denk gelmem, yanımda kitabımın yok diye hiçbir şey diyemeden sadece bakakalmam. Kendisinin kıyafetleri ile kendi roman kahramanlarından birine benzemesi ve imza gününden çıkmış bir yazarın hepimiz gibi sıradan bir şekilde yoluna devam etmesi de 2 dakikada vardığım kanılarım oldu.
  • Kitaba burun kıvırmış halimle bu kadar satır kopyaladım ve daha da yazmak istediğim satırlar var. Kelime oyunlarında, afili satırlarda bu kadar iyi birinin kötü dediğim romanı da takdir edersiniz ki o kadar kötü olamaz. Yani siz Murat Menteş tarzını seviyorsanız, Ruhi Mücerret iyi zaman geçirmek adına bir şansı kesinlikle hak ediyor.  
  • Kitabın kapağına da benden bir onnumarabeşyıldız.
ps. başlık şarkısı Aylin Aslım Teoman düeti ile İki Zavallı Kuş

10 yorum:

varol döken dedi ki...

ben şimdi akşam toplantısının verdiği öfkeyle yazmayayım uzun uzun murat menteş ama fikrim sabit, murat menteş'e iyi yazar diyen edebiyata baştan çalışsın.

varol döken dedi ki...

hava çok güzel, akşam bir şekilde öfkemle beraber geçti. murat menteş ile arana girmeden neden böyle düşündüğümü mantıklı bir şekilde hem sana hem kendime izah edeyim.

dublörün dilemması'nı yoğun tavsiye ve yeni bir tat arayışı aşamasında kendisini hiç tanımadan sıfır bir önyargıyla okudum. bugüne kadar okuduğum şeylerden bana kalan fazla benzetme varsa yazarın konusu zayıftır mirasıyla kitabı beğenmedim. ama murat menteş'ten neredeyse nefret etme halim röportajlarını okudukça, kendisini fazla ciddiye aldığını gördükçe ve hepsinden önemlisi birçok okuruyla birlikte iyi yazar olduğuna inanmasıyla başladı.

ne zararı olabilir bunun? aslında hiç. beğenen okur benim gibi beğenmeyen okumaz. yine de içimde bir şey şu dünyanın son gerçek kalesi kitapların biraz daha sahici kalması gerektiğini söylüyor. menteş, site açsın, tweet yazsın, dizi yazsın hatta. afili sözlerine yine bayılan milyonlar bulacaktır. ama hem kitap yazıp bir de üstüne bunu önemsemesin. yazarlık böyle bir şey değil. şunca satırın arasında etinden et koptuğunu hissetmedim, geceler boyu kıvrandığını bir cümleyi diğerine nasıl bağlamakta zorlandığını falan. kendisini emrah serbes ile bir tutuyor ama emrah'ın yazdığı çok başka menteş'ten.

ezcümle kendisini hiç samimi bulmuyorum. zaten bunca okuyup eden bir adam hâlâ ben modernist islamcıyım diyorsa orada birileri dur demeli. 15 yaşındaki sivilceli ve gözlüklü bir ergenden öteye gidemediğini ve bu ilgiyi, okuru, röportajları hak etmediğini düşünüyorum.

büyük ihtimal yine abartıyorum ama büyük ihtimal yanılmıyorum.

malumafatrus dedi ki...

sanırım bu cevabıma sen benden çok şaşıracaksın ama bence haklısın Varol. İyi yazardan ziyade okuması eğlenceli biri bence Murat Menteş. Korkma Ben Varım'dan sonra Dublörün Dilemması bana da sıkıcı gelmişti evet ama ben afilli laf seviyorum. Altını çizdiğim satırlarla dolu kitap yazanlara da elimde değil sempati besliyorum.

varol döken dedi ki...

şaşırdım valla:) kusburnu gelip çemkirsin bari

kusburnu dedi ki...

hahaha.. biri beni mi çağırdı?
ben menteşin iki kitabını da okuyamamış birisi olarak mümkün değil çemkiremem. Altı çizili satırlar dahi sarmadı valla.
Üzgünüm varol ve blog sahibesi hanım.
fery gelip çemkirsin diyim ben de ne edeyim.. :)

varol döken dedi ki...

fery'de çemkirme istidadı yok. murat menteş gelsin de bir ağzının payını vereyim ama şimdi beni de benzetir süslü laflarla falan

malumafatrus dedi ki...

Fery geçenlerde bana "hala yazıyor musun bloga" gibi bir soru sordu, varın gerisini siz düşünün...

kusburnu dedi ki...

fery come back!
ya bu yazının resmini şimdi gördüm de neden blog adının hatalı olduğunu gözümüze sokuyorsun bakayım malumatfuruş hanım :)

malumafatrus dedi ki...

olur da kitap yazarsam, olası editörlerimden ricam böyle düzeltmelere girmeyin. Kitapta malumafatrus yazsaydı o zaman Murat Menteş'le arama ne sen ne de Varol girebilirdiniz...

kusburnu dedi ki...

tam olarak ne demek istediğini anlamamakla birlikte son dönem yazılarında bir editör ihtiyacı olduğunu sezmiyor değilim.
bkz:bu yazının başından; korkmak ben varım.