21 Şubat 2013 Perşembe

"hatıran yok kalbimde sanıyorsun, evet, kalmadın ama neden diye hiç sormadın"



Tiyatrodan önce son çıkış;  Altın Ejderha

Bir şeyi kıvamında bırakabilmek tüm güzel hatıraların sebebi ama biz faniler hep daha fazlasını istediğimiz için o noktayı genelde es geçiyoruz. Ben de şanslı biçimde başladığım tiyatro serüvenimde sona doğru acıveren adımlar ile ilerliyorum. Ben TV karşısında bildiğimi izlemeye devam ederken, tiyatroyu da gerçek sevenlerine terkediyorum.

Bana sorarsanız bir şeye en iyiden başlamak hayattaki en büyük lanet. Ben de DOT’un ilk olarak Festen Kutlama oyununu izlemenin bedbahtlığı ile yeni oyunlarına bir umut gidiyor, yine de bir türlü aradığım mutluluğu bulamıyorum. Süpernova’yı hadi bir derece, tiyatro değil de performans diye izlemiştim ama Altın Ejderha’dan bildiğin nefret ettim sayın okur. Deneysel tiyatro uğruna ben oldum delik deşik.

Oyun insan tacirliği ve günümüz kapitalist dünyasına bol metaforla değinmeye çalışıyor ama işte o deneysellik hadisesi konuya kanalize olmanıza fazlasıyla engel oluyor. Oyunun olayı oyuncuların okuduğu text’in birebir seslendirilmesi gibi. Her oyuncu sahnesine hangi karakter olduğu ve kimi oynadığını belirterek başlıyor (ilk başta böyle başlayıp, sonra seyircinin algısına bıraksalar biraz daha iyi olabilirdi belki). Şöyle ki, çatı katı genç kadın diyerek sahne oynanıyor ve oyunda bu geçişler bolca olduğu için, sürekli bir zaman ve kişi bildirimi arasında içeriğe pek de konsantre olamıyorsunuz.



Birkaç sahne hariç, oyunda genel olarak karakterlerin cinsiyetleri oyunculara tezat şekilde dağıtılmış. Yani Ece Dizdar’ı genelde erkek, Enis Arıkan’ı ise kadın rolünde görebiliyorsunuz ki, oyuna dair en çok bu ikiliyi beğendiğimi de belirtmem gerek. En beğenmediğim ise açık ara Deniz Türkali. Oyunculuğunu bıraktım, o konuşma sesi ile nasıl şarkı söylüyor gerçekten merak ediyorum. Repliklerinin çoğunun anlaşılmaması bir yana, karınca taklidi ile de oyunda en nefret ettiğim kısma imza attı sağolsun.

Ece Dizdar bence çok güzel bir kadın, genel sarhoş adam halinden ziyade oyunun sonundaki performansıyla hakkını da teslim etmek gerek. Bu kadar spoiler vermişken sonunu saklamak abes ama DOT’un şiddet içeren (tokat gibi çarptı klişesi) kısmı ile de oyunun sonunda yüzleşeceğinizi belirtebilirim.
Ve bu tür oyunları izledikten sonra Babamın Cesetleri için çok iyi oyun demediğim için gerçekten vicdan azabı çekiyorum. Hele ki Güzel Şeyler Bizim Tarafta şaheser gibi canlanıyor hafızamda (hafıza yanıltması hep güzele yöneliktir)

Haftaya da aman çok iyi referanslı bir oyuna gidip, tiyatroya aufwiedersehn derim ve bundan sonra da teyit etmediğim, hakkında en az 5 sağlam yorum okumadığım hiçbir oyuna daha da gitmem.

  
Bu yazıdan çıkartılmayacak sonuçlar;
  • Peki bu Gmall’ın durumu ne olacak sayın okur? Mac ve DOT halen varlığını sürdürse de, Num num, D&R ve sinema’nın gidişi ile kayıp şehir ruhuna bürünen mekana, Mars grup el atıp yeni bir şeyler planlayacak mı, yoksa şehrin içindeki o sakin köşe bir hayalet bina olarak gözümüzün önünde çürüyüp gidecek mi?
  • Oyunun yarısı da yemek ismi söylemekle geçiyor ki oyuncu ezberi için zorlayıcı seyirci için manasız bir çaba.
  • Türk halkının her sarhoş tiplemesine gülme hobisini görünce, bunca yıl Levent Kırca nasıl varolabilmiş daha iyi anlıyorum.
  • Oyuncuların kullandığı maskeler ve seçtiği spor ayakkabılar da kapitalizme dokunduran kısımlardı sanırım, bu da oyunun geneli gibi çok yüzeyde kaldı benim için. Neyseki tiyatro kankam kusburnu da yanımdaydı da, olan bitenin salt benim vizyon(suzluğ)um olmadığını bilmenin rahatlığındayım.
  • Satırlarıma son verirken oyunun beyinlerde yer eden şarkısının sözlerini de paylaşmadan edemem.
                                                         
i like chinese, i like chinese , they only come up to your knees
yet they always smile
and ready to please

ps. başlık şarkısı Kış Küskünü ile Melis Danişmend

4 yorum:

kusburnu dedi ki...

ne yorum yazsam bilemedim valla, yanarım yanarım verdiğimiz 50şer kağıda yanarım. bu oyunu ve muhtemelen grubu da aile ekonomimize maddi hasar verdiği için siler geçerim. nokta.

varol döken dedi ki...

ben buna gideyim bir beğeneyim de görün!

malumafatrus dedi ki...

bize inat için beğenmek istesen bile olmaz, hatta o tiyatroyu başlarına da yıkarsın buna oyun mu diyorsunuz siz diye...

zıt görüşlere ve beğenilere de sahip olsak, bu konuda iddialıyım:)

varol döken dedi ki...

yukardaki post'a bekliyorum seni asıl, anlattığın şekildeyse bu oyun dediğin gibi hiç şansım yok:)