7 Şubat 2013 Perşembe

"belki bir parça ömür bulunur bir yerde, belki içine biraz hayat konulur"



İnsan bir gruba ait olmak istese de kendini diğerlerinden farklı olarak düşünmeye, konumlandırmaya meyilli. Hayatta tanık olduğumuz çoğu şeye, benim başımıza gelmez ve ben olsam öyle olmazdı diyerek yaklaşıyoruz.

Oysaki hepimiz günün sonunda aynı istatiski verilere hizmet eden fanileriz. Doğuyoruz ve ölüyoruz. Arada yaşanılanlardan da inanın bana çok farklı değil. Başınıza gelen çoğu şeyi sizden önce milyonlarca insan yaşadı, sizden sonra da yaşayacak. Yaşanılanlar aynı olsa da hissettiklerim farklı diyorsanız, kaç kişi aynı kitabı okuyor, aynı filme ağlıyor, aynı şarkıları seviyor bilmem farkında mısınız derim

Twitter’da yazmıştım, “bu sefer farklı olacak” hissiyatı çok acayip bir motivasyon. Bu kadar insanın benzer yollardan geçip, halen iyimser olmasını da başka bir dürtüyle açıklamak mümkün değil. Oysa içten içe burun kıvırdığımız durumlara düşmek bu işin olmazsa olmazıymış. Kendimizi hiç içinde konumlandıramadığımız hallere girmek için gerekli olan sadece zamanmış. Ve aslında hikayeler fazlasıyla basitmiş ve bir o kadar aynıymış. Gereksiz detaylar, planlar o basitliğe verilen bir tepkiymiş.

Anlayacağınız hepimiz ortalaması alınacak kadar benzer hayatlar yaşıyoruz. Hepimizin farklı olacak umudunu taşıdığımız benzer hayatları var. Ayrışmak istesek de akıntıya kürek çekmek kolay değil, bunu isteyip başaranlar ise çok değil.

Nihayetinde zaman insanın tüm “asla”larını birer birer yokediyor. Ve büyümek tüm ihtimalleri kabullenmekle başlıyor...

ps. başlık şarkısı Erdem Yener ve Belki

3 yorum:

varol döken dedi ki...

bugüne kadar en beğendiğin yazın bu olabilir yazacağım ama kim bilir kaç yazın için böyle düşündüm

varol döken dedi ki...

yine de bir aslandan beklenmeyecek bir objektiflik. sorun şu ki sayın malumafatrus hepimiz mutlaka bir gün (bazılarımız her gün) bu gerçekliğe uyanıyoruz. ama ne demiş şair, yalanı severim söyleyenden ötürü (ben mi dedim şimdi yoksa, gidip twitter'a yazayım:) kendimize yalanlar söyleyip inanıyoruz çünkü kendimizi seviyoruz. zaten bu tür bir paragrafın sonu ezeli ve ebedi o soruya çıkıyor. hayatın bir anlamı var mı, ölümden sonra bir hayat var mı? ona da şöyle demiş şair:

en büyük ölüm tekrardır...

Fery... dedi ki...

Müthiş, tokat gibi, tam olarak gerçek ama hayatın belki de asla bırakmamamız gereken motivasyonu; ertesi güne uyanabilme gücünün kaçınılmaz gerekliliği, kendini kandırmazsan nasıl geçer bu ders...

Özledim sizi...