20 Kasım 2012 Salı

"kim olduğun, kim olmadığın yaşadıkça doğar içine"


GQ, Men of the Year ve yılın çifti olarak Tuba Ünsal ve Mirgün Cabas...

Bu kıyaslama bir başarı kriteri midir bilmiyorum ama yayın hayatına başladığından beri Vogue’dan çok GQ alıp okumuşluğum vardır. Hatta Vogue'u hep orada burada okuduğumdan, para verip okumamış iken GQ’yu bizatihi gidip alıp okuyorum. Bu noktada bir akşam sporda iken, men of the year seçimlerini anlatan Mirgün Cabas’ı heyecanla izlediği belirtmeliyim. Ama o heyecanım Mirgün Cabas'ın tereddütsüz seçtik dediği kişileri dinledikten sonra büyük bir hayal kırıklığına dönüştü.

O zaman twitterda da yazmıştım, Burak Özçivit’i anlamak, Fatih Terim’i kabul etmekle birlikte Orhan Gencebay’ın GQ tarafından ikon seçilmesini, kariyerindeki en sıradan kitapla Hakan Günday’ın yılın yazarı seçilmesini (karizması daim olsa da) ve özellikle de Meryem Uzerli’nin yılın kadını seçilmesini abesle iştigal buldum.

Men of the year seçiminde Muhteşem Yüzyıl’ı referans alma şartı vardıysa, dizinin başında aldığı bunca tehdite rağmen bu dizinin arkasında duran rahmetli Meral Okay’ı seçmek, çok daha anlamlı olurdu. (Bu noktada Tv’den izlediğim kadarıyla ne Meryem Uzerli ne de Timur Savcı kendisinin ismini zikretti teşekkür konuşmasında, bu unutulmuşluğu da kınamadan geçemem)

Mirgün Cabas’ın arkadaşları da olan Zenne filminin yönetmenleri Caner Alper ve Mehmet Binay’ın yılın yönetmenleri seçilmesini de haliyle anlayamadım. Yılın en cesur adımı diye bir kategori olsa, belki burada ödül alabilecek ikilinin yönetmenliğini değerlendirmek ziyadesiyle saçma. Çünkü filmin konuşulma nedeni seçilen konusu. Yoksa kimse de zenne’den bahsederken, “vay efendim ne de şahane yönetilmiş bir film demiyor”, kaldı ki Zenne belirli bir entellektüel çevrede konuşulsa da, bence amacına da izlenme veya vermek istediği mesaj konusunda ulaşmıyor.

Mehmet Erdem’in asla karizmatik bir sanatçı havası olmayacak olsa da seçilmesi pekala mantıklı. Bu derece patlayan bir albüm de son zamanda takdir edersiniz ki zor bulunur. Ahmet Kural seçimine de tartışmasız şapka çıkartıyor ve asıl dedikodu konusu olan GQ Men of the Year gecesine geçiyorum.

Bu ülkede, bu tür organizasyonların düzenlenmesi her daim büyük bir karın ağrısı olmuştur. Program canlı yayınlanmadığı (yayınlandıysa da izlemedim o ayrı) için bu gerilim biraz daha ortadan kalkmıştır muhtemelen. Bu sebeple de, gayet konuşulan ve eleştiri konusu da az olan bir gece olduğu kanaatindeyim.

Gecenin en çok konuşulan kişisi kuşkusuz Tuba Ünsal’dı sanırım. “Ev sahipliği” ve kıyafeti sayesinde geceye damgasını vurdu tabirini birçok gazete kullanınca, twitter’da yazdığım cümle şu oldu; “Tuba Ünsal ev sahibeliği meftumunu (sünnet düğünü” sahipliği ile karıştırmış. Ardından da şunu ekledim, “Bence Vogue gayet güzel bir kadın iken ilgi çekmek uğruna transparan bayalığına düşmenin abesliğini derin mermerci ve tuba ünsal’a anlatsın.” Fikriyatımın halen aynı, seksi olamayacak kadar sevimli bir imaj takınsanız da, dünyanın en iyi tasarımcısı (ki Zeynep Tosun da daha olma yolunda bir tasarımcı) sizi giydirse de, transparan = basitliktir. Kaldı ki, muhteşem marka Koton’la harikalar yaratan Tuba Ünsal’ın kendi kreasyonundan neden bir model seçmediği de ayrı tartışma konusu.

Kötü kıyafete rağmen güzelliğinden bir şey kaybetmeyen Tuba Ünsal ile yaşlı vefakat yakışıklı Mirgün Cabas, tam da GQ standartlarında bir çiftti. Ve bana kalırsa, bu gece Tuba Ünsal’ın bir anlamda zafer gecesiydi de. Sayısız kez medyada yer alsalar da, böyle bir organizasyonda tüm kameraların karşısında yer almak ilişki de “ciddi düşünüyorumk” (en nefret ettiğim kalıp) mesajıdır ki, Mirgün Cabas’ın hafta sonu verdiği röportaj bu ciddi düşünme mesajını ziyadesiye sağlamlaştırdı.

Takdir edersiniz ki o röportajın irdelemesine de sıra gelecek. Pek yakında önyargılarımla, seviyeli magazin durağında görüşmek dileğiyle..

Xo xo sayın okur..

Bu yazı ile pek alakalı bir sonuç;

Instagram’da Mirgün Cabas’ın fotoğrafını my men of the year başlığı ile yayınlamak, sanırım “zafer gecesi” derken neyi kastettiğimi açıklar.

ps. başlık şarkısı Sıla ve Her Şey Yolunda

Hiç yorum yok: