22 Ekim 2012 Pazartesi

"çok sevdiğimden değil yahu zor sevdiğimden"


Mantı sevdalısı bir insan değilim. Hayatımın bir döneminde mantı bağımlısı da olsam, kırk yılda bir mantı yiyerek hayatımı idame ettirebilirim.

İstanbul’da bu seneye kadar mantı yemek istediğim de tek bir yere giderim, daha önce de çok yazdım Kardeşim Mantı (@Emirgan) mantı konusunda tek geçerim.

Açıldıklarından beri gittiğim için, buralar eskiden hep dutluktu diyebilecek kadar da tarihçelerini bilirim. Özellikle zırt pırt gittiğimiz ilk dönemlerinde ettiğimiz muhabbetlerin hatrına, gitmediğimiz de nerelerdesiniz diye de karşılandığım nadir mekanlardandır.

Bilmeyenlere kısa bir özet geçeyim. Aslında Bolu’lu olan Kardeşim Mantı’nın İstanbul’daki yerlerini anne (Nadire Teyze) ile oğlu (Hasan) çekip çevirmektedir. Ürünlerin hepsi de Bolu’dan gelmektedir.

Kardeşim Mantı’yı orjinal kılan her yaptıkları yemeğin lezzeti ve aynı zamanda Hasan’ın haliyet-i ruhudur. Çok cinsiyetçi bir yorum olacak ama söylemeden geçemem Hasan’ın cinsel tercihi (eşçinseliği) müessesenin huysuzluğunun temel taşıdır.

Kardeşim Mantı’ya gittiğinizde Seinfeld’deki Hitler Çorbacı’sı bölümünü hatırlamamak mümkün değil. Ben ki son 4 yıldır, her gidişim sonrasında “niye geliyoruz ki buraya” diyip diyip halen gidiyorsam, bu sendromu en iyi Seinfeld açıklar.

İlk başlarda Hasan’ın domaninat ve benim dediğim olur tavırları, size cool veya değişik gelebilir. Kaldı ki, yeni müştelerine arıza yönünü sınırlı olarak gösterir Hasan. Ama bizim gibi müdavimseniz, arızasından bolca nasiplenirsiniz.

Kahvaltı verdiği günlerden birinde, ek peynir istediğimizde yanda market olmasına rağmen peynirim bitti dedikten sonra biz oraya gitmeye devam ettiğimiz için sanırım başımıza gelecekleri de hakettik. Müşteri yoğunluğu artmasına rağmen inatla iki kişi kalmaları sebebi ile önce kahvaltı vermeyi bıraktılar, ardından da yemek sonrası çay ikramını.

Ticari işletmedir, istediğini yapmakta özgürdür pekala. Ama Hasan’ın sorunu, sadece kendini zeki sanarken, karşındakileri salak yerine koyması. Bu haftasonuda mis gibi havada, dışarıda büyük masa hariç tüm masalar dolu iken, bizi bu masa rezerve diye içeri aldı ya, işte o zaman tepemiz attı. Ona da çemkirdiğimiz için, buraya da gönül rahatlığı ile yazıyorum, esnaflık böyle ufak hesaplar ile müşteriyi kandırma sanatı değildir.

Güzel mantı için de bu kadar eziyet ve gerilim çekilmez. Güzel mantı için bence siz yine de gidip görün . Kaldı ki tavsiye etmeye de devam ederim. Ama artık kendim Casita’ya gider yerim mantımı ( dürdane’sini daha çok severim o ayrı), Hasan da kendini haklı görmeye devam eder.

Bu aşk da burada biter...

ps. başlık şarkısı zor sevdiğim'den

Hiç yorum yok: