3 Ağustos 2012 Cuma

"özlemek daha gitmeden eksik hissetmek "



Ben önce eski durağım ustat’ta sonra buralarda Kenan Doğulu’ya sevgi ve sempatimi sayısız kez dile getirdim. Bugün halen hatırladığım en güzel yeni yıl eğlencesi olarak kendisinin konserini sayar, bir soğuk Şubat akşamı sokakta konserini dinlemek için nasıl da kendime ve çevremdekilere eziyet ettiğimi hatırlarım.

Ama işte 2. veya 3. Ergenlik de gün gelip bitiyor sayın okur. Kendisini gene sevsem de, bir albümünü baştan sona dinlemeye tahammül edemiyorum. Geçmişin hatrına aşka türlü şeyler albümünü aldım yine de. Ama baştan sona tüm cd’yi halen dinleyemedim. Buna rağmen albüm hakkında konuşarak, geleneksel Türk eleştiri ruhunu da ne kadar özümsediğimi belirtmek isterim.

Evvela şunu belirtmek lazım, bu albümün ilk bölümü yaz başında çıkan sonbahar ruhlu bir albüm. İkinci kısmı ise, reklamdı tribute albümdü soundrackti derken ortalara saçılan şarkıları toplama albümü. Anlayacağınız daha çok yazı boş geçirmeyelim albümü.

Ben 13 şarkılık albümün 3-4 şarkısını epey dinledim hatta Şeytan Tüyü ve Aşka Türlü Şeyler’i de gayet sevdim. Doktor eskimiş de olsa da tatil şarkısı kıvamında iddialı. Bal gibi de fazlaca çalınmaktan muzdarip alışıldık hale gelse de güzel. Tabi fuhrerschein sağolsun, sürekli olarak beni “ hep aynı melodi, hep aynı beylik laflar” şeklinde de gazlayarak, albüme karşı güzel bir önyargı sahibi olmama vesile oldu. (aşk öyle bir şey ki, şarkısından itinayla nefret ediyorum mesela)

Tatilden dönsem de müsadenizle size halen tatil yazasım var muhterem okur. Çünkü ben İstanbul’a hafta ortası dönüp, hafta sonu gene deniz uğruna yollara düştüm. Bünyeme ters olsa da, her şey birdenbire oldu ve Cumartesi sabahı 4.30’da yola çıkmak biraz zor oldu. Ama ondan sonraki her şeye de değdi. İstanbul’da rutin ziyaretlerimi yapmaktansa, mavi sularda yüzüp bir de envai çeşit balığı izlemek bana pek güzel geldi.

Bu seferki güzergahımız aynı bölgedeyiz diye yakın gibi bir algı oluşturan Asos oldu. Benden söylemesi ne Asos ne de Bozcada’ya İstanbul’a yakın diye gidip de kendinizi üzmeyin. İstanbul’a yakın yer 2 saatlik Avşa’dır, Silivri’dir,Tekirdağ’dır. Artık öyle bir şey yok ama bulursanız uygun fiyatla Bandırma’ya denizotobüsü ile geçin ve oradan gidin Çanakkale tarafına, belki o zaman kısmen de olsa daha az yorulursunuz.

Asos’ta bir arkadaşın referansı ile gittiğimiz mekan beni epey şaşırttı. Twitterda da yazdım, mevcut salaşlığı ile gördüğüm akademik personel sayısı birbiri ile doğru orantılıydı. Mekanın ismini vermektense gördüğüm prof seviyesinde akademisyenlerin seviyesini vermek görmemişlik olsa da kusuruma bakmayın, bu şaşkınlığımı dillendirmem şart. Fuat Keyman, Ahmet İnsel ve sonrasında Murat Belge. Bu sebeple kitap falan okumayıp, daha çok gözlem (röntgenciliğin akademik hali) yaptığımı itiraf etmeliyim. Bir de denize bayıldım ki, güzel deniz için km. yol gidebileceğimizi (özellikle yan koltukta) de bu haftaso sayesinde bir kez daha teyit ettik.

Asos uzak ama Saros yakın diyerek, bir hafta sonu da şansımızı orada mı denesek diyerek Varoldökenin Saros bilgi birikimine de başvuruyorum.

Prensiben yazın sinemaya gitmeye karşı sığ bir insan olsam da Batman’i izlemeye bir heves gitmiş ve bundan da pek bahtiyar olmuş bir insanım. Gerçi vizyona girdiği ilk Cuma akşamı filmin gördüğü yoğun ilgi (bizim yer bulamamız) benim seri hakkındaki cehaletimi yüzüme bir güzel çarptı. Filmin hatrı sayılır bir bekleyeni varmış ki, bu noktada beklentisiz bir şekilde filme gittiğim için de çok bahtiyar oldum. Öyle ki, benim pek beğendim filmi hiç sevmeyenler olmuş ki, o kadar beklentinin olumlu karşlılık bulamaması çok normal geldi ve cehaletimden ötürü pek bahtiyar oldum. Yani henüz filmi izlememişler varsa, bu filmin fantastik bir film olduğunu kabul ederek ve az sorguyla izlemenizi öneririm. Ve konfor anlamında belki daha iyileri vardır ama dakiklik açısından City’s’in sinemasını da itinayla öneririm. Reklamlar nedeniyle yarım saat sonra başlayan filme alışık bünyeler geç girdiği için biraz sıkıntı olsa da, benim gibi dakiklik hastaları için 10 numara yer City’s sineması.

City’s demişken, galerinin olduğu kata da Çapa’nın el atması sonrasında, yakında City’s Çapamarka olarak el değiştirmesini bekliyor, gelişmeleri de olağan merakımla izliyorum.

Bu yazıdan çıkartılmayacak sonuçlar;
Christian Bale'e olan duygularımı başka bir yazıda kaleme dökmeyi planlıyorum. Yoksa Batman'den bahsedip, kendisi hakkında iki güzel kelam etmeyeni Allah çarpar. Ama o batman maskesinin altındaki bazı sahnelerde de bence o yoktu, bu konuda da  Chris Nolan'dan açıklama bekliyorum. 

ps. başlık şarkısı Kenan Doğulu ile Güle Güle

7 yorum:

varol döken dedi ki...

süper süper diye bir şarkı yapmış aynı adamdan bahsediyoruz değil mi? çok sık kullanmaya başladım biliyorum ama sözlükte başka karşılığı yok, kenan doğulu kötü olmayan bir müzisyen ama oldukça vasat bir şarkıcıdır. zamanında biz de bir heyecanla aldık kasetlerini falan o dönem için de iyi olduğunu düşündük ama biz büyüdük ve internet çıktı. ayrıca herkese pek sempatik gelen o sahnesi de benim için bir pek bir itici. beren saat ile vasatlık üzerine kurulu mutlu bir hayat dilerim kendilerine, zira vasatlık mutluluktur.

varol döken dedi ki...

saroz'da dalış yeri olan bir sürü liman var. bunlardan en önemlileri kömür limanı ve ibrice. kömür limanını şahsi sebeplerden dolayı anlatmayacağım:) siz ibrice'yi deneyerek başlayabilirsiniz. bir de şu var http://www.saroskorfezi.com/mecidiye.html. ibrice'de çadıra mahkum olabilirsiniz ama deniz konusunda kesinlikle pişman olmayacağını garanti edebilirim. bir de enez var bu arada o da istanbul'a 4.5 saat mesafede, denizi de saroz kadar olmasa da oldukça güzel.

varol döken dedi ki...

bu batman'i beğendiysen (ben izlemedim daha) bir öncekini mutlaka ama mutlaka izlemelisin. serinin asıl başyapıtı odur çünkü tartışmasız.

fery, catwoman mı olmuş yoksa:)

malumafatrus dedi ki...

dalmak yok, çadır da yok... sadece deniz var:)

kenan doğulu ile beren saat ilişkisini de vasat veya değil destekliyorum.

Müzisyenlikten ziyade yazdığı bazı şarkılara halen bayılıyorum, ergenlik ruhumu inatla 30'lara taşıyorum.

serinin ikinci filmini, heath ledger'in şov yaptığı filmi izledim ama ilk filmi izlememiştim, onunla seriyi sonlandırmayı planlıyorum.

Fery... dedi ki...

kesinlikle katılıyorum 3. filmi beğenmiş biri 2. filme tapar, jokersiz batman batman değil :)bir de ben 3. filmde uzun süre batman nerede ya dedim kandırıldık mı nereye geldik diye sorguladım, kendiis pek yoktu bu filmde???

catwoman ve ben? bir kere daha düşün :)

varol döken dedi ki...

filmi izleyince bir daha düşünür fikrimi gelir söylerim fery. ama muhtemelen sen de onu batman 4 çıkınca okur yorumlarsın:)

Fery... dedi ki...

:) daha iyisi için elimden geleni yapacağım Varol, söz :)