20 Temmuz 2012 Cuma

"cebimdeki son iyi dileklerle Cunda'lar Kaş'lar gezdik"




 Malumafatrus devletin ve şirketinin kendisine verdiği yetki ile yıllık tatil yazılarına başlıyor.

Israrla söylemeye devam edeceğim  bir koca yılın sadece 2 haftasında tatil yapan fanilerin danışmanlık hizmeti alması şart. Aksi halde yol/zaman/tercih/maliyet parametrelerini hesaplayarak tatile gitmeden sadece ihtimalller  ile tükenmiş oluyorsunuz.

İtiraf etmek gerekirse, her tatil öncesi optimuma ulaşmak adına epey bir senaryo çalışıyoruz. Tüm derdimiz tercihlerimiz ile gerçeklerimizi ortak bir noktada birleştirebilmek. Bu sene tercihlerimiz biraz daha ağır bastığı için kısa zamanda katetmemiz gereken kilometrelere karşın tatil rotamızı Kaş olarak belirledik. 
Arabayı kullanan olmayınca yoldan gözünüz pek korkmuyor. Kaldı ki yan koltukta oturmanın sorumluluğu da bence gözardı edilmemeli. Hem çeşitli teknolojik aletlerden en güzel müziği ayarlamak, hem googlemap'le yol biliyor havalarına girmek, sosyal medya takibinin yanısıra kitap okumak ciddi bir efor gerektiriyor. 

Yine de yan koltuk görüşümü ileteyim,yol o kadar da gözünüzü korkutmasın.
Biz sabahın köründe Yalova'ya geçerek yolculuğumuza başladık ama gece yola çıkıp direkt İzmit-Sakarya üzerinden de ilerleyip, Afyon dolaylarında da dinlenmek hatta uyumak bu sayede sabah Kaş'ta olmak da mümkün. Ne şekilde giderseniz gidin, Kalkan ile Kaş arasında Kaputaş plajında denize girerek yol yorgunluğunuzu atarak kendinize gelin derim.


Kaş'ta kalmak için en mantıklı yer,denize de girilen Küçükçakıl kısmı. Bu sayede o kadar yolun sonunda bir daha araba kullanmanıza da gerek kalmaz. Kaş'ta beş yıldızlı otel konforu arayanlara ise başka bir tatil alternatifi öneririm. 

Kaş'ı illa bir yere benzeteceksem benim tercihim Bozcaada olurdu. Çeşme Bodrum'un piyasa ruhundan uzak, daha bohem bir havaya sahip Kaş ve bu doğrultuda iki yerden de daha ucuz. Bugünlerde sık duyduğum bir benzetmenin de hakkını vermeliyim, Kaş Gümüşlükten sonra ikinci Cihangir olma yolunda ilerliyor.

Ben hem yeteneksiz hem de ödlek olduğum için dalma olaylarına pek tabi hiç girmediğimden, ilgili yazıyı dalış olayları için okuyanlara bu noktada kötü haberi vermeliyim, benim için varsa yoksa gezmek, yüzmek ve yemek oldu bu tatilde de.


Ve buyrun Kaş'ın bende kalanları;

Deniz anlamında kuzey Ege'nin soğuk sularını sevenleri gayet memnun edecek kadar serin sulara sahip Kaş. Hatta Kuzey Ege'Den daha güzel olan kısmı suyun ısına hiçbir zaman alışamamanız.Kaynak suları o sıcakta sizi kendinize getiriyor. 

Her tatil yöresinde olduğu gibi Kaş'ta da yapılması gereken milyonlarca ritüel var. Bunları turizmi canlandırmak olanlar ve gercekten yapılsa iyi olanlar diye ayıramazsaniz aktiviteden basınızı kaldıramaz ki, tatil tercihiniz kararınızda belirleyici olacaktır.

Ben misal, bu uğurda kasıp yaptıgım tekne türünü pek de tavsiye etmem. Zaten kas Merkez'den kalkıştı hiçbir tekne turuna katılmanızı önermem. Ama üçağız Köyü'ne transfer edilerek başlanan turları da iyi araştırıp niş bir tür bulmanızı öneririm. Aksi takdirde aynı yerde demirleyen 4-5 tekne sebebiyle koyda yüzdüğünüzün çoğu yerde farkına varamıyorsanız.bir de insan faktörü var ki,genelde 25 kişilik olan teknelerden daha az gruplarla hareket edenleri tercih etmeniz,tatil huzurunuz için bence gerekli. Su anlamında da Kaş merkezin tüm koylardan daha serin ve keyifli olduğunu şahsi fikriyatım olarak çiziktirmeliyim.

Kaş'a ilişkin mavi'de bir şeyler içersin ritüelinden ziyade Dejavu'da günü güzel müzikler ve aç kumrular eşliğinde batırın derim. Kaş o kadar kùçük ki, 3 gecede aynı insanları farklı masalarda bulma şansınız var.

Küçükçakıl'da  kum, iskele gibi şeyler olmadığını, deniz kenarında şemsiyeler altında şezlonglarda takıldığınızı ve yeme içme hadisesini de burada halledebileceğinizi Kaş konseptini kafanızda canlandırmak için yazmalıyım. Plaja giriş ücreti vermemek bünyeyi sarsa da sadece yediklerinizi ödeyip, bütün gün orada kalabilir, öğlen sıcağında üst sokaktaki pansiyonunuza çıkıp kestirebilir veya Kaş çarşısındaki yerlerde de yemek yiyebilirsiniz.


Yemek olayına girince, meydandaki Zeytin'e girme hatasına düşmemenizi öneririm. Biz yol ve açlık sersemliği ile düşünmeyerek yaptık bir hata,siz de yanılıp şarkkurnazı insanlarla kendinizi yormayın.

Kaş'a gittiğiniz de Bahçe Balık ve Restoranı iyi diye duyacaksınız, bence inanmayın sayın okur. Malumunuz her tatil yöresinin gereğinden çok pohpohlanan ve bir zamanlar güzel olsa bile o ilgi ile sapıtan birkaç mekanı vardır ki, en azından balık kısmı bence bu gruba girer. 

Hafta sonu dört kişilik masam var iki kişilik rezervasyon alamam diyen, tatil mekanında 9'dan sonra rezervasyonunuzu 15 dk tutabilirim havalarına girip, sonrasında da vasat yemekler sunan mekan sayesinde  tüm tatil yörelerindeki popüler mekanlara savaş açtım. Bundan sonra ben bütün bu popülerlik oyunları nı bozacağım bileseniz.

Uzun ve keyifli akşam yemeği için belki anlamlı olmayabilir ama enişte'nin yerini de özellikle pide konusunda öneririm.

Kaş'daki en favori mekanım ise geç keşfettiğimiz Zahika oldu. Büyük bahçesi, farklı ve leziz mezeleri ile gönül rahatlığı ile öneriyor, mekanın fotoğrafını çekmediğim için de utanıyorum.

Meis yolculuğunu anlatacağım yazıya geçmeden önce Kaş için  dövme ve fotoğraf makinası şartı arandığını da şehrin ruhuna girmek isteyenlerin bilgisine sunarım.

8 yorum:

varol döken dedi ki...

bozcaada'ya da gümüşlük'e de benzemez kaş. 16 yıl sonra gittiğimde bu kadar az değişen tek tatil beldesidir türkiye'de. zaten türkiye'de değildir kaş. ah kaş...

kusburnu dedi ki...

kaş'ta dalışta bir zamanlar kaplumbağa görüldüğü rivayet edilir. kanyon dalışı dışında bir uçak batığı dalışı eğlenceli olabilir. onun dışında dalış için vasat bir yerdir. giden var gidemeyen var, kaşı özletmeyin. bye.

Fery... dedi ki...

Olmamış bu yazı, Kaş daha büyük bir aşkı gerektirir, tekrar yaz :)

varol döken dedi ki...

de mi ama fery!

Fery... dedi ki...

bir de arada benim önerilerime giydirmiş çok detaya girmiyorum :)kafası karışık blog sahibinin sütünden zaman geçtikçe seviyor Kaş'ı :)

malumafatrus dedi ki...

sanırsın bahçe balık'a gıcık kaptığımızı yüzüne anlatmamışım. tekne konusu tamamen kalabalıkla ilgili bir şey, üstünüze alınmayıp, her zaman her türlü öneri ve görüşünüzü sununuz lütfen.

Fery... dedi ki...

sinir yaptı :)

varol döken dedi ki...

yapmasın hadi bari bugün aslan kıyağı geçiyorum ona. o ne istiyorsa öyle yazalım, tüm yazdıklarını onaylayalım:)