26 Temmuz 2012 Perşembe

"bitebilir de sona ermez bazı şeyler"



Gezdim gördüm anlatmadan duramam derlemeleri;
  • Kaş Gümüşlük'ten sonra ikinci Cihangir oldu derken, orada Leyla ile Mecnun tayfası (Ali Atay, Onur Ünlü, Burak Aksak) ve Uğur Polat'ı sıklıkla gördüğümü ama gazetelerde yazdığı gibi Demet Evgar ile Ali Atay'ı yanyana görmediğimi tatilin magazinel ruhuna hitap etmesi için belirteyim.
  • Kaş'taki tekne turunda uğradığımız kara ulaşımı olmayan Kale Köyü'nü de pek egzantirik buldum. Orada tanıştığımız İstanbullu bir kadının yazın tamamını orada geçirmesi sonucu yaşadığı sıkıntıyı sezinleyince, kulağa çok güzel gelen 3 ay kafayı dinleyeceksin fikrininin uygulamada pek de sempatik olamayacağını anladık.
  • Tatilimiz leyleği havada görmemizi takiben başladığı için Kaş sonrasında Türk karasularında Bozburun ve Çeşme'ye giderek, her şey dahil dışında her türlü tatil türünü tecrübe ettik. Hepsi farklı ve hepsi de güzel olduğu için bundan sonra 1 haftalık tatilde tek bir yerde kalma ihtimalimi epey düşük bulmaktayım.
 
  • Ağırlıklı tatilcilerin aksine denize girmeye bayıldığım için, deniz deneyimlerimi de müsaadenizle aktaracağım. Bana göre Çeşme'nin buz gibi ve berrak suyunun tek rakibi Bozcaada olabilir. Güneyin deniz suyu sıcaklığını tecrübe ettikten sonra iki dakikalığına insanı serinleten deniz suyunun pek bana göre olmadığına kanaat getirdim. Bu nedenle Bozburun'da otelin önünden sabahın köründe veya gün batımında sakin bir denize girmek çokça keyifli olsa da ben soğuk suyu arıyorum arkadaş (Çeşme'de suya alışmam için geçen sürede bu konuda epey tereddüt ediyorum tabi) 
  • Bodrum xuma'ya geçen sene küssem de hakkını yemem, bugüne kadar gördüğüm en güzel beach. Güzelim seaside'ın yerine açılan bohemyın burjuvanın (peh peh dedirten Emre Ergani mekanı) kısaltmasına sahip bobou'ya kötü referansları nedeniyle gitmedim. Bunun yerine Babylon Ayayorgi'yi Çeşme tarafının en güzel beachi seçtim. Tabi deniz olarak halk plajının şahaneliğine de kimsenin laf edemeyeceğini belirtmeliyim. 
  • Çeşme demişken, benim gibi Alaçatı'ya tatile giden herkes kazıklanmayı da kabul ederek yola çıksa da, altı boş pahalılığa isyan etmemek mümkün değil. Vasat yemeklere saçmasapan paralar vermek de, beachlerde bir sürü para harcarken üstüne bir de giriş paraları vermek de akıllı işi değil. Sezon kısa ilgi çok diye daha ne kadar kazıklanmaya razı olacağız göreceğiz.
  • Bozburun, gerçek bir kafa dinleme tatili için ideal bir mekan. Bu noktada gününüzün tamamını otelde (kara yolu ile ulaşım olmayan otellerde) geçireceğiniz için, seçtiğiniz otelden emin olun. Biz mesela Baldan Suites diye yeni açılan bir otelde kaldık ki, bu işin sadece iyi niyetle halledilemeyeceğini bir kez daha tecrübe ettik. Çokçok güzel olabilecek bir mekan profesyonel olmayan çalışanlarla günü kurtarmadan öteye gidemiyor maalesef.
  • Bu tatil sonunda kesinlikle emin oldum ki dövme insanın kendi vücuduna yaptığı en büyük kötülük. Çok yakın zamana kadar bir minik dövme yaptırmayı düşünsem de, gördüğüm sayısız kötü görüntü sonrasında bu işin de ehliyetle yaptırılması gerektiğine kanaat getirdim.
  • Dövme yaptırmak isteyen insanlar, seçtiği modeli ve vücudunun neresine yaptırmak istediğini anlatan bir kompozisyon yazmalı ve dövmeyi bence bu değerlendirme sonrasında yaptırabilmeli. Tabi bir de ülke çapında motif kontrolü yaptırılmalı. Bir insanın özenerek yaptığı ve gayet şık duran bir motif, özenti insanlar sebebiyle herkes tarafından kopyalanarak sıradanlaşmamalı (böylece ülkenin yarısında melek kanadı ve minik martı figürleri olmaz).
  • Ve Türk kadınının selülitten de büyük derdi çatlaklara artık biri çare bulmalı. Kilo, yaş ayırımı yapmaksızın her bünyede yer edinen çatlaklardan kurtulmanın bir çaresi gerçekten var mı merak ediyorum.
  • Varsa en azından genç kızlarımızı kurtaralım, onlar da bizim gibi olmasın. Yoksa herkes spor yapsın, genetik kodumuzun temelleri sarsılsın.
Ve çok rica ediyorum Tanrı bizlere, işten güçten soyutlanabilecek daha uzun tatil imkanı versin.

ps. Çok sevdiğim İlker'in yıllık izne ilişkin şu tweetini de yazımızın ruhu münasebeti ile paylaşmak isterim. "Ulan adın yıllık izin ama bir haftada bitiyorsun. Yazıklar olsun"

ps.2. bu yazı ile birlikte önceki yazı da sağolsun edited by kusburnu  

ps.3 başlık şarkısı Kenan Doğulu ile Aşka Türlü Şeyler

15 yorum:

varol döken dedi ki...

kusburnu önce kendi yazılarını editlesin!!! (tatili olmayan bir çalışan)

kusburnu dedi ki...

oğlum bak git!

varol döken dedi ki...

bundan sonra yazıları ben editleyecem el mi editör bey mi editör görcez!

kusburnu dedi ki...

git kendini editle! son yorumundan başlayabilirsin işe.

varol döken dedi ki...

hangi son yorumum? ben hata yapmam!

Fery... dedi ki...

Tuğba'nın ilk göz ağrısı, ilk editörü benim ama yerimi eller almış :)

malumafatrus dedi ki...

En iyisi ben hatasız yazı yazmayı başarıyim, bu kavga da sonaersin. kitap yazarsam kim edit edecek sorunsalını da kitap yazabilirsem tartışalım.

malumafatrus dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
varol döken dedi ki...

ahahahha yorumu hatasız yazamıyorsun ki daha:)

kusburnu editör olmasın, mavi tur'da kavga çıkarandan editör olmaz!

fery devam etsin diyeceğim de ona kalsa sitenin 6 ayda bir güncellenmesi gerekir...

malumafatrus dedi ki...

Kursunu için fırtına öncesi sessizlik vakti. Tabi sen böyle yorumlarına ortalık karıştırırsan o sessizlik daimi hale de gelebilir, rica edecegim küstürme bir elin parmağını geçmeyen okuyucularımı.

varol döken dedi ki...

kimi küstürmüşüm ya, şurada bir avuç yorumcuyuz, paylaşılmayacak ne var, kuşburnu özür dilesin barışalım:)

Fery... dedi ki...

6 ay güzel bir periyot bence :) yılda iki kere hiç fena değil :)

Doğumgününe bir gün kaldı sayın blog sahibi 29. yaşının son günündesin yarından itibaren 30 diyeceksin, bilesin :)

malumafatrus dedi ki...

Günün yarısı olmadan şunu açık yüreklilikle söyleyebilirim ki, 29 yıldır yapmadığım şeyleri 2 saate sıkıştırdım.

Olumlu taraftan bakarsak da, eteğimdeki aklımdaki birçok şeyi döktüm, 30'a hafiflemiş olarak gireceğim.

bu geçiş biraz gözyaşı sosuna bulandı ama bunu da hem hassasım daha üstüme gelmeyin diye ilgi toplamak, hem de merak yaratmak için yazıyorum:))

varol döken dedi ki...

pastanın üstündeki eşeğe ağlar mı insan allahaşkına bak allahın adını verdim ya!

Fery... dedi ki...

çok güzel olmuş pastan Tuğbiş, facebookta gördüğümse :)