30 Haziran 2012 Cumartesi

"zararın neresinden dönsem karşımda eski bir tanıdık "

Rüya alemi değişik bir hal...Bana sorarsanız, rüya ile bir insanın tüm hal ve davranışlarını da etkileyebilirsiniz. Bunun için rüyaya müdahele işinin sinema sektöründen uyku sektörüne geçmesi gerek ki sanırım o şimdilik biraz zor.

Tabi bir de her şeyin geri planında olan bilinçaltı hadisemiz var ki, onu ne yapsakta adam etsek bilemedim. Şahsen insanın algısının kendi kontrolü olmaksızın sağa ve sola kaymasına fevakalde gıcık olmaktayım. Bir de algıda seçicilik haliyeti var ki, kafanızdaki soru işaretlerine göre kulaklarınızın duyması veya görmediğiniz şeyleri görüyor olmanız da ayrı bir gıcık edici sendrom. Bir de eğer bu konuda yeniyseniz, başınıza gelenleri ilk defa olan şeyler sanma haliniz var ki, zamanla her şeyin aslında doğal bir seyirde ilerlediğini ama sizin algınızın şimdi açıldığını pekala farkediyorsanız. Ya da bugüne kadar farketmediyseniz, belki bu yazı farketmenize vesile olur.

Ben hep söylediğim üzere, zate etrafı radar gibi izleyen bir insanım. 5 dakikada 5.000 gözlem yapıp kendimi tüketiyorum. Bir de kafam bir konuya takılmışsa, hep o konuya ilişkin gözlemler yapmaktan, benzer konulara denk gelmekten kafayı epeyce eskitiyorum.

Kontrol manyakları, müdahele edemediği şeyleri sevmediği için ben de bilinçaltımı bir güzel dövmek istiyorum. İnsanın kendi bünyesi altında, tamamen sinsi bir şekilde kayıtlar tutup, yönlendirmeler yapması bildiğiniz özel hayata müdahele. İşin kötüsü gerçek söz sahibi kim, aslında “gerçek” kim o da fazlasıyla şaibeli.

Bu “gerçek hangisi” sorgusu bilinçaltından bağımsız bir şekilde aslında bu aralar en sık sorduğum soru. Öz aynı olsa da iş hayatı, özel hayat, aile hayatı derken farklı karakterlere bürünüyoruz. Koşullara göre taktığımız maskelere o kadar alışıyoruz ki, hangisiydim ben sorusu içinden çıkılmaz bir hal alıyor.

Nihayetinde iş hayatınızda birçok özelliğinizi geri plana atmak geçici bir durum gibi gözükse de, iş’te geçirdiğiniz süreyle birlikte bu geçicilik de boyut değiştiriyor. Aile meftumu zaten tamamen ayrı. Ben sadece iki üç kişinin yanında “ben gibi” olduğumu hissediyorum. Bu durumda da, geri kalan herkese karşı takındığım tavırda kendime yabancılaşıyorum.

Anladığınız üzere yaz sıcağında bahar depresyonu yaşamak için, ne kadar sorgu sual varsa kafamı onunla doldurup, yaşadığım anın tadına varmamak için elimden geleni yapıyorum.

Sonra bir de bunlardan yazı konusu yapıyorum ki, en depresif blog yazarı kategorisinde hatrısayılır bir yerim olsun.

ps. başlık şarkısı Melis Danişmend ile Çok Geç

9 yorum:

varol döken dedi ki...

dayanamayacağım müdahale edeceğim:) fery nerdesinnnn?

varol döken dedi ki...

kusburnu bunalımda mı gene? mavi yolculuk'a gidip bunalımla dönen ilk insan olarak tebrik ediyorum kendisini

varol döken dedi ki...

üstüme gelmeyin ayağım alçıda moralimi yüksek tutacakmışım bana her şey serbest (doktor dedi)

malumafatrus dedi ki...

doktor moralin yerine ayağını yüksek tutman gerektiğini söylemiş olabilir mi Varol?

Meraklı blog okuru (blog sahibesi de peki) için bu şansızlık/ sakarlık nasıl oldu, bunu da kamuoyu ile paylaşmanı rica ediyorum.

varol döken dedi ki...

şimdi trombolinde çocukla çocuk oldum ben o taklanın alasını atarım ben kapoeracıyım oğlum diye havada takla atıp (atamayıp) ayağımın üstüne düştüğümü ve ayağımın yerçekimi kanunu neticesinde yer ile 90 derece yaptığını söylesem kim inanır ki:)

varol döken dedi ki...

evet sanırım ayağımı yüksek tuttu o, ama aynı doktor bu kadar kaşınan ayağa ne yapacağımı söylemedi:(

kusburnu dedi ki...

tebriklerini kabul ediyorum sayın döken. ben de seni tebrik ediyorum cesaretinden ötürü :))

varol döken dedi ki...

yalnız kusburnu da çıkıp demiyor ki ilkokul arkadaşım mısın kapı komşum musun mavi tura çıktığımı nereden bildin? biri de çıkıp takdir etmiyor ki arkadaş, 2 satır cümlelerden hayat tahmin pratiğimi. etmiyorum bundan sonra hayatınızı tahmin mahmin!

malumafatrus dedi ki...

herkes sosyal medya sayesinde yarı kapalı bir üslupla hayat teşhirciliği uzmanı oldu, ben kim kiminle ne zaman kavga etmişe kadar tahmin yürütüyorum, bu sebeple takdir yerine, sosyal medynın piri sıfatını sana uygun görebilirim.

Değerli kusburnu arkadaşım,bu örnekle sana teşhirci demiş gibi oldum ama tümden geliyorum, tüme varmıyorum haberin olsun.