13 Mayıs 2012 Pazar

"renkleri tutanların bir suçu yok, ton farkı gözle görünmediyse"




Tuba Ünsal ve önlenemeyen!! yükselişi..

Sizi bilmem ama bendeniz Tuba Ünsal'ı Kıvılcım dizisi vakitlerinden itibaren bir Tv ünlüsü olarak tanımaktayım (Güzel insan Murat Prosciler'in kulakları çınların). Bugün baktığım da Tuba Ünsal' neyi çok iyi yaptı, en iyi eseri!! neydi derseniz, aklıma Yılmaz Erdoğan'ın uğruna film yaptığı Vizontele Tuba gelir. Filmde şahane oynayıp oynamadığını hatırlamasam da, bir insanı ismini filme koyduracak kadar etkilemesini takdir ederim.

Burcu Esmersoy için daha önce yazdığım bir şey var; insan güzel bir insanı niyeyse kafasında iyi yerlerde konumlandırıyor, bu nedenle de kendi kafasında onun için hep kaliteli işlerde yer alacağı bir kariyer planı çiziyor. O kişi çizilen çerçevenin içinde yer almadığında bile bunu gözardı ediyorki, söz konusu marka değerine zeval gelmesin.

Şahsen ben Tuba Ünsal'ın bugüne kadar kayda değer bir film veya dizide yer almamasına rağmen ünlü kategorisinde önemsenmesini de bu çizilen rol modele bağlıyorum.

Nihayetinde çok güzel bir kadın, güzel gülüşü çocuk kadın modelini fazlasıyla destekliyor ama bugüne kadar ürettiği bir şey olmadığı için de kendisi google'a sorduğunuzda ağırlıklı olarak birilerinin sevgilisi olarak karşınıza çıkıyor.

Bu noktada, bir kitap yazan, müzikalde (keşanlı ali destanı müzikaldi değil mi?) oynayan, bir marka yüzü olarak modellerini satışa sunan , üstüne üstlük köşe yazmaya başlayan Tuba Ünsal'ın aşırı üretkenliği için "neden şimdi?" sorusunu sormak da kendi kendime edindiğim sosyal sorumluluğum oluyor.

Baştan söyleyim; Tuba Ünsal'ın kitabını okumasam da, birkaç kez fotoğraflarına bakmak suretiyle gözattığımı yani dili ve tarzı hakkında az çok bilgi sahibi olduğumu itiraf etmeliyim. Bu bir kitabı değerlendirmek için pek tabiki, kriter değil. Gelin görün ki, meraklı Türk insanının bol fotoğraf içeren bir magazin figürünün kitabını satın alması da, o kitabı iyi kılacak bir gerekçe değil.  Aslında bahsi geçen eser, tam anlamıyla bir  edebi eser de değil. Bir tanım bulmak şartsa, fotoğraflı ve cafcaflı anı kitabı diyebiliriz.  Herkesin mükemmel anne olma arayışında, kusurlu anne motifi ile ortaya bir eser vermek Tuba Ünsal'ın rock&roll tarzına cup diye oturmakla kalmıyor; kendisini "sayısız meşhur anne modelinden de" pekala ayrıştırıyor.

Ama aynı rock&roll Tuba Ünsal, en stili olmayan marka Koton'la işbirliği yapıyor ve el emeği göz nuru mezuniyet kıyafetleri ile çıtırlığından hiçbir şey kaybetmediği gerçeğini her yerde yüzümüze çarpıyor. Koton ne ara şahane bir marka olup çıktıysa, herkes kreasyonun ne kadar şahane ürünlerden oluştuğunu anlatıp duruyor.  (Tuba Ünsal retweetlerden çıkardığım netice)

Ve "yeni bir yazar doğuyor" şeklinde lanse edilen (Tuğçe Tatari ve Barbaros Altuğ'a tessüflerimle) Tuba Ünsal, son tahlilde Vatan'ın pazar eklerinde de yazı yazmaya başlıyor.

Anlayacağınız Tuba Ünsal eserleri ile dört bir yanımızı sarıp sarmalıyor. Bendeniz de bu olan bitenin geç kalmış bir kendini bulmadan ziyade, Mirgün Cabas etkisi olarak değerlendiriyorum. Yanlış anlaşılmasın, Mirgün Cabas destek oluyor da Tuba Ünsal bir yerlere gelmiyor. GQ dergisinin GYY'sinin sevgilisi için önyargılar rafa kaldırılıp, tam destek ekolü devreye giriyor. İster önyargı deyin, ister kıskançlık; başkası olsa dalga geçmek için sayısız gerekçesi varken, Yiğit Karaahmet'in kendisi ile can ciğer kuzu olması da bu teorimi fazlasıyla destekliyor.

İşte bu sebepten bendeniz, günümüzün üretkenlik kraliçesini bugüne kadar olduğu gibi, bir süre daha "sadece birilerinin sevgilisi" olarak konumlandırmaya devam edeceğim. 

Bu yazıdan çıkartılmayacak sonuçlar;

  • Ürettiği eser ne olursa olsun, kendisi hakkındaki olumlu twitleri retweet eden ünlüleri "olmamış" kategorisinde değerlendiriyorum. GQ hakkındaki güzel yorumları RT eden Mirgün Cabas ile kendi hakkındaki güzel yorumları RT eden Tuba Ünsal'ı da üzüme bakarak kararan üzüm klasmanına sokuyorum.
  • Evrim Sümer ile birlikteyken hepi topu 4-5 fotoğrafı medyada yer alan Mirgün Cabas'ın;  Tuba Ünsal ile ilişkisindeki bu görünür olma tercihini sevgiliyle birlikte değişen ilkeler kategorisi için şahane bir örnek olarak görüyorum. 
  • Tuba Ünsal'ın twitter'daki sevgi pıtırcığı halleri ve vatan'da yazmaya başlaması sonrasında kendisi için modern zamanlar İclal Aydın'ı diyebilir miyiz? 

Yazının şekilcilik notu; Tuba Ünsal'ın kızı Sare'de baba etkisi ne kadar fazla ise, Leyla'da da anne etkisinin (sarışınlık ve ten rengi hariç) bir o kadar fazla olması. Leyla'nın güzelliğine yine ve yeniden 41 kere maşallah. 

ps. başlık şarkısı Yonca Lodi ve Ton Farkı

Hiç yorum yok: