7 Mayıs 2012 Pazartesi

"kimse bilmeden gizli bir örgüt kurmuştuk"

Güvenlikle haşır neşir kurum ve kuruluşlarla iç savaşıma devam ederken... Bu ülkenin her noktasında etrafımızı sarıp sarmalayan özel güvenliklerin, tehlikeyle falan alakası yok. Bir koca sektör varlığını koruyabilsin diye korkuyla besleniyoruz biz. O kadar benimsemişiz ki bu durumu, her gün üç kere x-ray'den geçmezsek bir huzursuzluk sarıyor bünyeleri. Avm'lerde müşteriden daha çok güvenlik görevlisi olsa da, otoparkta bilumum mağazalarda çalınan eşyalarin sorumluluğunu üstlenmek niyeyse yine bize kalıyor. Bu insan kalabalığı,kameralara tv niyetine bakmak dışında, kendi mahallelerinden gelenlere "sen buraya ait değilsin" mesajı vererek büyük insan oluyorlar. Soğuk hava şartlarında durmak zorunda kalınca üzülsem de özel güvenlik kavramından tam anlamıyla nefret ediyorum. Bu sebeple de ayda bir, bir güvenlik görevlisi ile seviyeli bir muhabbet etmezsem, beni bir kaşıntı tutuyor. Spor ve gönül bağım sebebiyle en çok gidip geldiğim Kanyon'un güvenliği iş kule ekolünden geldiği için paranoyak tavırlarına ziyadesiyle alışığım. Ama ne olursa olsun, insanların beyin bedava hallerine alışamıyorum. İş hayatımdaki mutluluğum, günde iki kere içtiğim damla sakızlı Türk kahvesine bağlı olduğu için,spora giderken metro çıkışından kahve paketlerimi alıyor, x-ray'de hazırola geçiyorum. Ve yiyecek denilen şey, x-ray'den geçince zarar gördüğü için kendilerini ısrarla x-ray'in yanına koyarak geçiyorum. Sonrasında aynı tiyatro sergileniyor. 

Güvenlik görevlisi; hanımefendi, onu da x-ray'den geçirmeniz gerekli.. 

Ben; Kapalı kahve paketini hangi sebeple x-ray'den geçiriyorum? 

GG; O zaman paketi açmamız lazım. 

B; Dalga mı geçiyorsunuz siz? Macrocenter'da satılan kahveleri hangi güvenlik kontrolünden geçiriyorsunuz acaba? 

GG; Faturanız olsaydı, sorun olmazdı ama.. 

B; Ben aldığım her şeyin belgesini mı taşıyacağım sizin yüzünüzden?

GG; O zaman yapabileceğim bir şey yok, amirimi aramam lazım.

B; Buyrun, kimi istiyorsanız arayın... 

Ve x-ray'den geçirilmeden paketler, mıncıklanmak suretiyle kontrol edildi. O noktada bommm diye şakacı yönümü göstermediysem, spor salonu üyeliğimin henüz sona ermemesindendir.

Ama Kanyon sana söylüyorum, güvenlik sen anla; ben o kahveleri almaya da, sinir harbine de devam edeceğim. 

Ve sanırım macera bende asabiyet şeklinde devam edecek...Bir başka AVM anım da yakın zamanda bu blogdaki yerini alacak. 

 Ps. Başlık şarkısı yolunda gitmeyen adam ile REDD...

2 yorum:

seslipanel dedi ki...

elinize saglik paylasim güzel olmus devamini bekleriz

varol döken dedi ki...

sanırım bu da fake yorumcu:) ama damla sakızlı türk kahvesi fake değil, mis...