23 Mart 2012 Cuma

"kırılmaz kalpler icat ederken çok temiz kan harcadım"

Bilgi almak bu kadar kolay ve hızlı hale gelmişken, aylık ve yazılı dergi çıkartmak benim gözümde akıl karı bir işlem değil. Bu nedenle söz konusu dergilerin cirosu nedir, güzellik salonları, restroranlar ve spor salonu gibi ortak kullanım ve bekleme alanları haricinde bireysel kaç alıcısı vardır, gerçekten merak ediyorum.
Kaldı ki, artık ne hafta sonu eklerinde, ne de dergilerde okunmaya değer bir röportaj olmadığını, yapılanların katalog çekimi olduğunu düşünüyorum. Ve hangi kategori olursa olsun, hepsinin Aralık yeni yıl planları, Şubat sevgililer günü konsepti, Mart kadınlar günü ve Nisan’da da zayıflama olayına girdiğini iddia ediyorum.
Mayıs’tan sonra da en yakın tatil kaçamakları, hafta sonu eklerinin ve dergilerin gözdesi olacaktır muhtemelen.
Hava azıcık güzelleşti mi tv’nin, derginin gazetenin gündemi belli. “Nasıl forma gireriz”.
En çok satanlarda sürekli diyet kitabı olan bir ülkenin karakter analizini yapmaya gerek yok. Ama sonuçta zayıflamaktan bahseden her şekil ve şartta kazanır. Yalnız ülkemizin genel sıkıntısı, herkesin bir fikri olması ve okuyanların da genelde o herkes’de işine gelenleri alarak bir füzyon çalışması yapması.
Tam da bu nedenle herkesin bir zayıflama fikriyatı var. Ve bendeniz bu konuda yılların akademik tecrübesini edindiğim için, bu gazete küpürü laflarını dinlemekten gerçekten çok sıkılıyorum. Zaten Karatay ve Dükkan burger etkisinden olsa gerek, Dukan diyetini de uzunca bir süre Türk usulü diyet sandığımı da itiraf etmeliyim.
Sonuçta zayıflama olayında dikkat edilecek bazı şeylerin gayet net olduğunu savunsam da, maalesef bunların hiçbirine uzun süredir uyamıyorum. Yaptığım tek sağlıklı şey asitli içecek içmemek ki, Coca Cola için küçük olsa da benim için büyük bir gelişme olduğunu vurgulamalıyım.
Yazının çıkış noktası ise benim bu zayıflama konusunda yaşadığım vicdan azabı. Spora düzenli gitmekle birlikte, çok da kendime yüklenmiyorum. Yediklerime ise hiç dikkat etmiyorum ve insanlar ne kadar zayıflamışsın deyince, bir sahtekarlık yapmış gibi de üzülüyorum. Ve daha da fenası, bu yediklerimin acısı kesin ileride çıkacak diye de kendi kendime paranoya yapıyorum.
İronik olacak ama zayıflama konusunu bu blogda yazı konusu yaptığım kadar gündem maddem yapmıyorum. Sadece havadan sonra konuşulabilecek en ortak konu olduğu için, bu madde ekseninde çok fazla yazı gözlemi biriktiriyorum.
Mesela bazı insanların mevcut iştahlarını yoksayarak zayıflamayı gündemlerine almalarını anlayamıyorum. Söz konusu iştah (yeme alışkanlığı değil, yemekten zevkalma hali) baki kaldıkça, verilen tüm kiloların itinayla alınacağı gerçeği “bu sefer başka olacak” umudunun gölgesinde kalıyor.
Yazımı bu aralar ev ahalisi olarak beynimizi kemiren bir sorunla bitirmek istiyorum. Yıllardır kullandığımız tartının, aslında birkaç kilo eksik sonuçlar sergilediği yönünde aldığımız geri bildirimler, bizi kış uykusundan uyandırdı. Nihayetinde 2 kilo eksi, 2 kilo artı, aynı tartıda tartılmaktır mühim olan edebiyatını bilsem de, bir de spor tartısında kilo kıyaslaması yapayım dedim. Ve ne oldu? Spor tartısı +1.5 kilo fazla gösterdi. Tabi biz, spor salonu tartısının “motive edici “ olması nedeniyle biraz fazla kilolu göstereceğini düşünsek de, yine de içimize bir kurt düşmedi değil. Bunun için, şu sorunun cevabını arıyorum
“İnsan hissettiği (kıyafetlerin söylediği, aynada gördüğü) kiloda mıdır, yoksa tartının söyledi kiloda mı?”
Bu yazıdan çıkartılmayacak sonuçlar;
  • Yaşla birlikte, manasız hassasiyetler kervanıma ismimdeki yumuşak g de katıldı. İsmimi farklı tonlarda söyleyenler bir yana, yazarken yumuşak g’mi yiyen herkesi dürtmek, ne kazandın bir harfi eksik yazarak demek istiyorum.
  • Yeni gündem konumuz, coming soon; sıklıkla bir başkasına benzetilmek sorunsalı...
 ps. başlık şarkısı Redd ile Yalnızlık Şarkısı

2 yorum:

Arzu dedi ki...

Adın Tuğba olsa gerek :)
Tartıyı unut, rakamlardan ziyade nasıl göründüğün daha önemli. Halinden memnunsan ve sağlığın yerindeyse sorun yok. Bir süredir takip ettiğim üzere patates kızartması yiyorsun bunu kesmezsen kilodan ziyade sağlığın tehlikede bu da küçük bir hatırlatma.

Sevgiler,Arzu Çetin

malumafatrus dedi ki...

halinden memnun olmak bir yana, etrafındakilerin " zayıflamışsın" tepkilerine kendimi kaptırırsam daha çok patates kızartması yiyeceğim bir gerçek. Bu nedenle arada tartıya da kulak asmakta da fayda var diye düşünüyorum.