14 Mart 2012 Çarşamba

"düşündükçe zorlaşıyor hazmetmek hatalarımı"

Geleceği bildiği iddia edilen bir falcı, gelip de bana saçma sapan bir şeyler söylerse o gerçeği kabullenmek derdiyle uğraşamam diye falcı hadisesinden ürkerim. Günlük, aylık, yıllık burçlarımı okumayı bırakalı da çok oldu. Bu noktada geleceğe dair tek işaretlerim rüyalarım diyebilirim. Onlardan etkilenmiyor muyum peki, ziyadesiyle etkileniyorum ki, bu sebeple hatırlamadığım rüyalar benim için daha güvenli sayılır. 
Bu  noktada benim gibi birinin ilaç prospektüsü okuması da pek hayırlı bir şey değil. 30 yaşıma kadar liseden arkadaşımın ( şu an eczacı) ilaç önerileri ile geldim. bundan sonra da pek farklı yolda ilerlemem. Ara sıra bazı bazı, bildiğimiz doktorların bir türlü neden öyle karmançorman yazdıklarını anlayamadığımız reçetelerle verdikleri ilaçlar hakkında da genel google araştırması yapar, vizyon misyon edinirim (modern cehalet). 
Dün itibariyle kullanmaya başladığım antibiyotik hakkında da aynı google araştırmasını yaptım ki, google'un %90'u ilaç prospektüsü bilgisi olduğundan, eksi sözlükteki kullancı (hem sözlük hem de ilaç kullanıcısı olan) görüşleri ile negatif bir kanaate vardım. üstüne bir de yakın zamanda bu ilacı kullanan arkadaşlarımdan birinin de yorumunu alarak kendimi bir güzel doldurdum. Sanırsınız şifa için ilaç içmiyor, kafa yapmak için uyuşturucu hap alıyorum. Ve sonra ne oldu? Gecenin ortasında uyanan bendeniz, 2 saat yatakta dört dönmek suretiyle uykumdan oldum. Bendeki bilinçaltı da maşallah nasıl etkinse, uykumu bir güzel parçaladı. Bu sebeptendir ki, bir süre prospektüs okumaya tövbe ettim. 
Vitamin içerken  onun faydası olacağını düşünmek iyi güzel hoş da, ilacın yan etkisini bilerek hareket etmek benim bünyeye ters. Kaldı ki fazla bilmenin de insan evladına mutluluk getirmediği tecrübeyle sabit. 
Bu yazı da blogun "dertsiz başıma dert arıyorum "kategorisinde yerini alacak. Gazetede yazsaydım da, lifesytle diye tabir edilen incir çekirdiğini doldurmaz kategoride yerimi alırdım. Şimdilik buralardayım, beni çok ihmal eden blog okurunu da beklerim.

Bu yazıdan çıkartılmayacak sonuçlar;

Her akşam spordaki bir sakarlığım sonucu işe ufak tefek yaralarla gidiyorum ki, bu sakarlık biraz daha devam ederse benim sportif faaliyetlerim iş çevremde bir Fight Club şizofrenisi yaratacak.

ps. başlık şarkısı Sibel Gürsoy ve Düşündükçe

2 yorum:

tedarik dedi ki...

zordur hataları hazmetmek hazmedipte içine sindirmek

Gürhan dedi ki...

Ama buna karşın, düşündükçe haklanmak istiyoruz aslında değil mi?