13 Ocak 2012 Cuma

"ruhumu ceker medcezir, geri vermezse işime gelir"

Ben bu aralar hiç kitap okumuyor, bir türlü bir kitabı elime alamıyorum. Oysa hazırda başladığım ve gayette iyi kitaplar var ama işte, 2011’deki kısmetsizlik bu sene de devam ediyor. Hep kendimi, Hamdi Koç kitabı olsa böyle olmazdı, Hakan Günday’ın yeni kitabı çıksa hemen bitirmek isterdin diye kandırıyorum. Sonuçta okumadıkça, bir türlü yazasım da gelmiyor.

Hayatım dar alanda büyük koşturmalar içinde geçiyor. Hep aynı şeyleri yapsam da, sürekli zamana karşı bir savaş veriyorum. Kaldı ki zaten koşturma olmayınca da benim pilim otomatik olarak sıfırlanıyor ve sızıyorum. Bunu bilmeme rağmen de, bir akşam işten çıksam eve gitsem hiçbir şey yapmasam gibi hayaller kurmaya devam ediyorum.

Geçen sezon da yazmıştım bunu, bu sene tekrarlama gereğini fazlasıyla duyuyorum; tekstil sektörünün ürün planlaması diye bir şeyden haberdar olmadığına neredeyse eminim. Özellikle fazlasıyla mağazası olan ve indirimde talen edilen markalara 2 hafta sonra giderseniz, ağırlıklı ortalamada xs bedenlerin kaldığını görürsünüz ki, bu da bu markanın bunca yılda müşterisini azıcık tanıyamadığını ya da tanımaya gerek görmediğinin bir işareti.

Kafanızda bir model varsa ama bu modeli çoğu markada bulamazsanız; bir yerden sonra otomatik olarak insanlar üzerinden referans elde etmek istiyorsunuz. Hatta bu referans noktasını bir nokta ileriye götürüp, “nereden aldınız şuyu’nuzu” sorusunu soranlar da olabilir. Ama burada kastettiğim şey vizyonsuz müşteri değil. Vizyonsuz müşteri, ne alacağını bilmeyip mağazada sizin denediğiniz şeyi görüp, ben de ondan istiyorum’la sınırlıdır ki, bugün birçok kadın copy paste giyiniyorsa bu akımın etkileri büyüktür.

Bendeniz palto konusunda muradıma ersem de, itiraf ediyorum hala herkesin paltosuna bakıyorum. Ve bu noktada %76 klasik palto modelinin şapkaya dönüşmek suretiyle bende jedi etkisi yaratan yakası atraksiyonlu palto olduğunu söyleyebilirim.

Şans talih kader kısmet, ipad kazanma umudu adlı yazımda değindiğim çekiliş sonuçlandı ve bendeniz çekiliş sonuçlarına bakmak için aldığım gazete listesinde ilk sırada eski iş arkadaşımı görünce, listenin devamına bakmaya hiç gerek görmedim. Hayatın adaleti var mı bilmiyorum ama bu şans hadiselerinin hiç yok onu anladım.

Aynı günün devamında yaşadığım işsel bahtsızlıklar neticesinde de, farketmeden bir ayna mı kırdım, ne yaptım da şansımı yitirdim diye kendime sormak istedim ama sonrasında yorgunluktan uyumanın daha sağlıklı olacağına kanat getirdim.

Uyudum ve unuttum ya da öyle sandım.

başlık şarkısının meali için ps ; biz bu akşam kusburnu ile softcore'a gidiyoruz inşallah...

1 yorum:

varol döken dedi ki...

izmir çok sıcak gelsenize:)