5 Aralık 2011 Pazartesi

"i can only disappoint you "


İnsanı tanımlayamadığı cisim veya kişilere tanımlayamadığı bir şekilde ilgi duyar ya, ben de işte tam da böyle bir halden Ayhan Sicimoğlu'nu ekranda görünce kitlenip kalıyorum. Twitter'da da dedim, bu dünyada kimin hayatını yaşamak istersen diye sorsanız kesinlikle ilk beşimde yer alacak kişilerden biridir. Onun tabiriyle resmen hastasıyız. Bana göre ne kadar tuhafsa bir o kadar da gerçek kendisi. 
Ve bu nev-i şahsına münhasır insan, Cumartesi sabahı Tv8 ekranlarında karşıma çıkarak, yine beni benden aldı. Tanıyanlarınız, denk gelenleriniz varsa TV8'de Seda Akgül'ün yaptığı Erken Baskı adında bir program var. Seda Hanımkızımızı da dobra diye tanımlarsak sanırım yanlış olmaz. Kendisi Sicimoğlu'nun da arkadaşı olduğundan muhabbet epey rahat bir atmosferde geçti. Öyle ki beni benden alan diyalog da bu rahatlık vesilesiyle gerçekleşti. Seda hanımkızımız, kendisiyle gayet rahat dalga geçtiğini belirtmek için; ben burada "ay evde kaldım; çok da tombiğim gibilerinden" cümleler kuruyorum dedi. 
Ayhan Sicimoğlu da, kompliman olayını aşmış biri olarak; gayet de fıstık gibisin diyerek Seda ablamıza iltifat etti. Seda kızımızın beni dumur eden repliği de bu iltifat üzerine geldi; "giderim var mı yani?" Ben bir kadının gideri olmasını marifet gibi görmesi bir yana, bir de bu soruyu başkasına yöneltmesinin dumuruna uğramışken; Ayhan Sicimoğlu pek tabi lafı gediğine koydu ve literatürüme yeni bir iltifat ekledi; giderin var'ı geçersin. Yani son tahlilde program sonunda; Seda hanımkızımızı giderin var'ın bir üst kademesinde konumlandırılabileceğimizi  öğrenmiş olduk ve bu vesileyle de Cumartesi Cumartesi pek eğlendik. 
Bugün doktorumdan aldığım hayat derslerini bir başka yazı konusu yapmak üzere; doktor vesilesiyle gittiğim Nişantaşı'nda Ali Atay ile eşini gördüğümü; epeyce insanın taklidinin yaptığı Mecnun konuşma tarzının bizatihi kendisinin konuşması olduğunu da idrak ettiğimi belirtmeliyim. Kendisi ile eşinin konuşmasına tanık olup, dün ve bugündür hiçbir şey yemediğini ve çok acıktığını duyduğumdan; kafayı sıyırmış Ali Atay hayranlarının sarmaları sarıp çekim mekanlarına gitmesini önermekteyim. 

Bu yazıdan çıkartılmayacak saçmasapan sonuçlar;

  • Yaz değil kış değil, ne işin var senin güneş gözlüğü ile diyeceksiniz ama bendeniz Atasun Optik'e ultra gıcık olduğumu da belirtmek istiyorum sayın okur. Bu pek muhterem işletme, birçok lüks markayı satsa da, çalışanları kapsamında "abilerim ablalarım" modelinden öteye gidemiyor. Marka ve modellere dair doğru düzgün bilgi sahibi olmayan çalışanları ile o gözlüklere o paraları istemek de abesle iştigal oluyor, bunu da malumafatrus geziyor ama boşa gezmiyor faaliyetleri altında şuracığa not düşerim. 
  • 70 milyonuncu kişi olsam da, sadece fragmanlarına tanık olduğum Hayat Devam Ediyor dizisinde sürekli niye bağırılıyor acaba sorusunu sormadan geçemem.
  • Bu arada; Limango reklamı da, Şenay Gürler oyunculuğu da pek fena pek...

ps. başlık şarkısı Mansun'un pek cool şarkısından.


1 yorum:

varol döken dedi ki...

yazdıklarına dair bu kadar fikriyatım varken, o fikriyatı tam 4 senedir oluşturmadığım bir cv için harcayacak olmam ne fena:)

not: evet blogu yukarıdan aşağıya okuyorum ve evet zaman mefhumumu yitirdim...