23 Aralık 2011 Cuma

"güneş batar mı gün bitince, kalp durur mu sevmeyince?"


Şirketlerin hası kendini özel vakitlerde gösterir. İyi bir yılbaşı partisi yapan, üstüne bir de yeni yılda tüm çalışanına hediyeler dağıtan şirket gözümde kraldır. Gerçi böyle bir şirket var mıdır onu da bilemiyorum. Ben kronik burun kıvırıcı olduğumdan, her halta kusur bulabilirim ama yine de şirketin %65’ini eğlendiren bir yılbaşı eğlencesi, bence iyi bir eğlencedir.

Şirket eğlencelerinin en büyük merak olgusu, ilk dağıtanın kim olacağıdır. Geçmiş tecrübelerden ( ki tecrübenin geleceği olmaz) birkaç aday vardır ve gözlerde onların üzerindedir. Ama her eğlencede yeni bir aday da çıkabilir. Özellikle elinde sürekli kadehle sadece içiyor gibi gözüken bünyeler, gecenin talihlilerine bir sonraki gün her şeyi detaylıca anlatmak için gözlerini dört açar.

Bir de o gece için giyilen kıyafetler vardır ki, oradaki seçim de son derece kritiktir. İş çıkışı gidildiği için çok abartılı olmayan ama her zamankinden de farklı bir hissiyat oluşturacak kıyafetler her zaman tercih sebebidir. Genelde iş için alakadar olduğunuz kişilerin, farklı bir yüzü olduğunu görmek de, iş hayatının sosyal dedikodu faslına yardımcı olur.

Bizim şirketin eğlenceleri, şahsi kanaatime göre ortalamanın üstünü mutlu ediyor. Bendenizse, 2 haftadır Ayhan Sicimoğlu albümüyle zaman geçirdiğim için, kendisinin çıktığı bir yeni yıl partisi olsa ne güzel olurdu diye düşünüyorum. (Bu düşünceyi gerçeğe dönüştüren ve henüz yeni yıl partisi gerçekleşmemiş kurumların davetlerine de açık olduğumu belirteyim)

Hayatımda ilk defa bir Ayhan Sicimoğlu albümü dinledim ve 2 haftadır da 4-5 şarkı dışında, latin rüzgarından kurtulamadım. Kazuletin teki olmasaydım, bir latin kursuna çoktan yazılmıştım öyle diyeyim size. Hayır albümde slow olan şarkıları da sevdim bir de. Hele kızına ithaf ettiği şarkı, Ayşecim bu şarkı sana deyişi falan hepsinin hastası oldum.

Bir de işle kafayı yediğim zamanlarda Nadie Como To'yu shuffle’a alıp, onunla kendimi motive ettim.

Albüm sebepli Serdar ortaç bile dinledim diyeyim siz anlayın ve kafayı dağıtmak istiyorsanız kendinize bir En Estambul albümü alın...
ps. Şarkıları çok ilkel şartlarda mikslediğim için bahsettiğim şarkı ile sizin dinlediğiniz şarkı aynı olmayabilir..

2 yorum:

soluk dedi ki...

daha önce işyerinde 2 kez yılbaşı partisine katılmıştım ama sadece 7 çalışanı olan ufak bir şirket olduğu için çok samimi ve eğlenceli olmuştu. sonra o şirket bir plazaya taşındı, kardeş şirketleri oldu. kocaman bir ofise taşındı. şimdi o kardeş şirketlerle bugün bir yılbaşı partisi düzenleniyor ofiste. ve ben acayip geriliyorum. zaten yılbaşı moduna girememişim hala, birkaç kadeh içip kimseye çaktırmadan kaçmayı planlıyorum

malumafatrus dedi ki...

zaten iyi parti, asıl senin gibi düşünenleri bütün gece keyifle orada kalabildiği partidir.