23 Kasım 2011 Çarşamba

"şimdi acil bir sekilde yaşamak gerek"


malumafatrus'un nekahet hezeyanları;
içinde bulunduğum duruma uygun tek şarkı geliyor aklıma; "nefes bile almadan". 
Ameliyata dair yazımda bunu değindim mi bilmiyorum ama iyi nefes alabilmek için olduğum operasyonun ilk sonucu burun tıkanıklığı ve en az 2 haftada sizinle olacak bir tıkanıklık bu. Ve klişe biliyorum ama insan nefes almadığı vakit hayata resmen 1-0 mağlup başlıyor.
Rahat gece uykusu diye bir şey zaten yok.  Ve uykusuzluk artı nefessizlik size gün boyu yorgunluk olarak geri dönüyor. Yani bu ameliyat sonrası verilen rapor aslında, hayat kaliteniz vasatın altında olduğu için. Yoksa maşallahı var, benim burnumla pek derdim yok.
Nefes alamadıkça daha doğrusu ağzınızdan nefes aldıkça tat alma yetiniz de hasar görüyor, o yüzden bu dönemde tat almasam da yerim ben her şeyi mantığı gütmezseni kilo vermeniz gayet normal.
Bendeniz bu süreçte de kendimi sorgulayacak bir şey buldum ve kendimi iş hayatı olmayan bir ota benzettim maalesef. Rahat uyumamanın ve biyolojik saatin de etkisiyle her sabah 7.30'da uyanıyorum. Bunun için sizden ricam gün gelip bir gün evde kalayım ve sadece uyuyayım gibi bir şey yazarsam beni bu satırlarla dövün lütfen. Gerçi bendeniz; sahip olduklarımın değerini yokluğunda anlayacak bir gerizekalı olduğumdan bu satırları kurmam pek yakındır farkındayım.
Aslında gayet gezip tozabilecek fiziki şartlarda olsam da, işe gitmezken dışarıda olmak fikrini hoş bulmadığımdan dışarıya da çıkmıyor, evde kitap internet tv üçgeninde sıkıntıdan patlamaktayım. Tabi bir de raporlu olmama rağmen yarın işe gitmeyi düşünüyorum ki, bu enayiliğimin bir nevi teyidi oluyor. Oysa narkozu da almışken azıcık vurdumduymaz, umursamaz olsaydım ne olurdu ki? Nedir yani kendini bir şeye adamak, ne uğruna hem de? 
Sonuçta, hafta içi bir gün işe gitmeyeyim gezeyim tozayım hayali hayal olarak kalmaya devam ediyor. Özellikle şu günlerde, spora da gidememek en büyük hayıflanmam oluyor. 
Bu işin olmazsa olmaz bir diğer tarafı da, hasta ziyaretleri, hal hatır sormaları falan. Açıkçası kendimde görüp şaşırdığım için söylüyorum, insan bekliyor sayın okur. Bir telefon, bir msj da gayet her şeyi çözüyor aslında ama işte onu bile yapmayanlar da kara listeme yazıldı diye kinci yanımı gözönüne sermek isterim. 
Bir de tabi, bu işin ziyaret eden tarafı var ki, onlar hasta ziyaretine geldikleri için haliyle sizi de hasta olarak görmek istiyorlar. Yani ben şahsen, bir gripliden farksız olduğum için bolca "ee hiçbir şeyin yok" lafını işittim. Bunu kötü bir şey olarak söylemiyorum. Sadece ben böyle hasta gibi olsam kendimi gayet kaptırırım, o yüzden hasta gibi olmamak benim için en iyisi bunu belirtmek için söylüyorum. Nasıl derler moral her türlü hastalıkta pek  önemli:) 
Dinlenme döneminizde anneniz yanınızdaysa, sürekli hasta muamelesi görmemenizi de ayrı bir yazı konusu yapmam gerek sanırım.
Kıssadan hisse; fiziksel sıhhat de pek önemli olan ama Allah herkese akıl sağlığı versin öncelikle sayın okur.  Bu şekilde, sağlıklı nefes de alabiliyorsanız, her türlü yara daha çabuk iyileşir kanaatinde sağlıklı günler diliyorum.

ps. başlık şarkısı Kesmeşeker ile İşte Güneş

3 yorum:

soluk dedi ki...

geçmiş olsun:)

Bahar ve kızısı Yağmur dedi ki...

çokça geçmiş olsun. rahat nefesler alabilesin inşallah :)

malumafatrus dedi ki...

Çok teşekkür ederim Soluk ve Bahar

imza; hassas ama eli maşalı hasta