29 Kasım 2011 Salı

"Filme çekmişim dudaklarındaki susu"

Krek efsanesinin sona erdiği oyun olarak Bayrak...

Krek’i sevmemdeki birinci etmen Berkun Oya ise ikincisi de pek tabiki Ali Atay’dır. Niyeyse bu değerli ikiliyi, vakti zamanında Ozan Güven’in de dahil olduğu Adamlar ve sonrasında “İyi Seneler Londra” gösterimi dışında da yanyana görmüşlüğüm yoktur. Yani benim için Krek demek Berkun Oya demektir, Ali Atay başlı başına sevilme nedenidir.

Bu yüzden evvel zaman içinde Bayrak’ı orjinal kadrosuyla izleyemediğim için gerçekten hayıflanıyorum. Gerçi Ali Atay’ın oynaması, dün akşamki izlediğim şeyin kötü (ısıtılmış pilav tadında) olduğu gerçeğini ne kadar değiştirirdi onu da bilemiyorum.

Aslında suç, herhangi iki Krek oyununu yakın zamanlarda izlemek. Yani bir Krek oyunu izlemek için 3 ay başka bir oyununu izlememe şartı olmalı. Bendeniz geçen hafta Güzel şeyler Bizim Tarafta’yı ikinci kez çeşitli sebeplerden izlemiş biri olarak Pazartesi’de Bartu Çağlayan odaklı bir oyun izleyeceğim diye gerçekten çok korktum. Çok şükür, oyunun afişinde elinde çerçeveyi tutmasına rağmen kendisi oyunda yoktu. (Eskiden var mıydı şimdi onu da araştıramıyorum. Çünkü Krek’in internet sitesinin domain süresi dolmuş ve lüzumsuz insan olduğumdan bilet için aradığım da bu bilgiyi de karşı tarafa ben iletiyorum.)

Bartu olmasa da, kendisinin etkileri oyunda fazlasıyla vardı. Hatta şöyle söyleyeyim, Bartu Küçükçağlayan’ın artık oyunculuk değil kişilik olan halleri aslında Krek’in standart oyun tipiymiş de, ben bu oyun sayesinde bu gerçeği idrak edebilecekmişim. Ali Atay’ın yerine oynayan Ozan Çelik’in , Parga’lı hallerinin dışına çıktığında Okan Yalabık da Bartu Küçükçağlayan’ın oyunculuğunu aratmıyor bize. BK’nın da Ali Atay tarzı oynadığını düşünürsek, buyrun size yumurta-tavuk ve krek üçlüsü.



Canan Ergüder’i de izleyince, Tülin Özen, Öykü Karayel ve kendisi arasında en iyinin Öykü Karayel olduğunu yönündeki görüşümü açıklıkla söyleyebilirim.

Oyunu sevmeme nedenim olarak ise, benzer replikler; benzer ikili ilişki bunalımları ve artık alışılmış oyunculukları suçlu gösteririm.

Ve bu nedenle, Santral İstanbul’u çok sevsem de, özellikle hafta içi oraya gidince kendimi öğrenci gibi sansam da ( bir gün eğitimime devam edersem, ilk tercihim orası olabilir) Kreksel faaliyetlere bir süre ara verdiğimi kamuoyuna açıklamak isterim.

Gerçi izlemediğim bir tek Bomba kaldı ki, kusburnunun dediği gibi onun da dakika başı maliyeti yeteri kadar yüksek.

Berkun Oya sana soruyorum, bilen başkası da cevaplayabilir;

Krek’in o beyaz üzerine yeşilli adidas spor ayakkabıları ile alıp veremediği nedir?

Ali Atay ile ortaklık sona mı erdi? Erdiyse neden erdi?

Bir röportajda dediği gibi tiyatrodaki camekan hadisesi bu sene son kez mi uygulanacak, yoksa böyle mi devam edecek?

Oyun kaldığı yerden devam ettiğine göre, bu oyunda neden ara var?

Ve Bayrak’ı devam ettirmekteki ısrar niye?

ps. Başlık şarkısı Senden Sonra ile Redd

Hiç yorum yok: