13 Kasım 2011 Pazar

"elde duran hikâyeye dönüyorum"

“olasılıklara olan inancını yitirmek, belki de gerçekçiliği abartmaktır. bir bakıma hayallerden vazgeçmektir. daha iyisi için çabalamayı göze almadan işin kolayına kaçmaktır. kendini gerçekleştirmekten vazgeçmektir. kalite kontrolsüz bir hayata kapı açmaktır. “
james choice

Yukarıdaki satırlara eksi sözlükte vasata razı olmak başlığında rastladım. Başlık benim için yeteri kadar dikkat çekiciydi. Nihayetinde ağırlıklı ortalamadaki her yetişkin gibi "idare eder" bir hayat yaşıyordum. Ya da daha da kötüsü herkes benim gibi “idar eder hissiyatında”gibi bir yanılsamaya inanıyorum.

Her bir haltta olduğu gibi beklentinin çoğu da azı da zarar muhterem okur. Nasıl bir hayat bekliyordun da şu anki hayatımdan memnun değilsin deseniz, verecek cevabım olmaz. Yani aslında teşhisim belli, ne istediğini bilmemenin yarattığı boşluktayım.

Ama işin kötüsü bir de aslan burcuyum. Bir de işin içine kırmızılık girdi. Yani içimin bir yanında hırslar var, dışında ise eti budu belli ben. Ve inanın bana insanın kapasitesi ile beklentilerinin aynı paralelde olmaması pek fena bir şey üstadım.

Tabi kapasitenizin olmadığı gerçeğini kabullenmek bunu yazmak kadar kolay ve çabuk olmuyor. Malumunuz insan en çok kendini kandırıyor. Her başarısızlığımız için itinayla mazeret üretebilmek hepimizin genetik kodunda mevcut maşallah.

Gelin görün ki bir yerde mazeretler de tükeniyor, işte o zaman mecburen kendi gerçeğinizle yüzleşiyorsunuz. Ondan sonra gelsin bünyenin vasatla imtihanı ,”ben kimim” sorgusu; devamında hakimiyet kuran düz kontakt hayatlar ve favori “eh işte ve farketmez” tepkileri.

Ve bana göre vasat’a razı olmak “Beklentileri en yakın eskicide farketmezler ile takas edip, geçmiş hırsları ara sıra yadetmektir.”

ps. başlık şarkısı şapşahane şarkı ile Sakin 

3 yorum:

kusburnu dedi ki...

bu yazı neyin üzerine yazıldı ben onu merak ettim..

malumafatrus dedi ki...

sayın kusburnu; bu yazımda bir olaydan tümevarmak yerine; hayatımın genel gidişatına bakıp tümden gelmeyi tercih ettim. meali; özel bir şey olsaydı, sana yazıdan önce anlatırdım zaten:)

Fery... dedi ki...

ben artık sorgulamıyorum bile...