21 Eylül 2011 Çarşamba

"ya bir gün olur sana bel kıvırırsa"

malumafatrus tüm kıvraklığı!! ile spor salonundan bildiriyor;

Sırf bu bloga yazı konusu olsun diye ben çeşitli maceralara heves ediyorum olmazsa o macera gelip beni buluyor. Tabi herkesin kendi kapasitesi oranında bir macera kavramı var. Ne yaparsın ki, sıkıcı vefakat bilindik hayat yaşamanın da böyle dertleri oluyor üstadım.

Spora başladığım zamandan itibaren, eskiden çok sevdiğim bir derse girmek (girdikten sonra orada pestil olmamak) için güçlenmeyi azıcık daha kondisyonumun artmasını bekliyorum. Ama bu hafta, iş işte öğrenilir mantığından, derse gireyim düşe kalka ilerleyim diye bir karar verdim. Peki ne oldu, dersin hocası gözümün önünde durması için Ağrı dağını verdi. Bununla da kalmadı, bak aslında şu dersi de deneyebilirsin dedi.

Ben de zaten aklımda hep bir tereddüt olduğundan, diğer derse meyledeyim bari dedim. Peki diğer ders ne miydi? Oryantal füzyon adını verdiğimiz, bildiğiniz dansözlük dersi. Şaka bir yana gerçekten eğlenceli bir ders. Gelin görün ki, beni tanıyan ve uzun zamandır okuyanlar bilir, ben bir kazuletim. Göbek atma, kalça sallama gibi faaliyetleri normal hayatımda sergilemiyorum ki, derste sergileyebileyim.

İşte bu yerlerde gezinen özgüven ve yükseklerdeki önyargım’la, eski bir arkadaşımla beraber girdik derse. Acemiliğimiz de resmen belli olsun, biraz da ağırlığımızı koruyabilelim diye zilleri belimize dolamadık.

Derse katılım epey çoktu ve tek erkek de dersin hocasıydı. Bu vesileyle, ister cycle dersi ister başka bir ders için tayt giyen erkeklerin ne kadar kötü göründüğünü de belirtmeden geçemeyeceğim.

Hocamız, beklediğim gibi dersteki en kıvrak ve ev cilveli kişiydi . Açıkçası hareketleri yakalayacağım diye sınıfın kıvırma potansiyelini de pek inceleyemedim . Vücudun her tarafını çalıştırıyormuş denilen derslerden kesinlikle ilk sırada yer alabilecek bir ders ama işte yetenek yoksa, esneklik yoksa o hareketlerin hakkını vermek de pek mümkün değil. Bir de bu hareketlerin poz halleri var ki, dedim ki bu derslerden biri herhalde dansöz çıkacak.

Bense derste bir daha çok eğlenecek birkaç arkadaşımı kandırırsam girmeyi düşündüğümden, şimdilik blog aleminin en kazulet dansöz adayı olarak kalmaya ve daha kas gücü ve efor gerektiren (esneklik değil) derslere girip, boyumun ölçüsünü almaya karar verdim.

Pek tabiki yeni bir maceraya, yeni bir yazı konusuna kadar...
Bu yazıdan çıkartılmayacak sonuçlar;

Kıvanç Kıvanç diyoruz ama her gittiğim gün gördüğüm Özcan Deniz’in de bir kas sahibesi olarak tv alemine dönmesi kuvvetle muhtemeldir. Gerçi kendisini hiç karın kası çalışırken görmedim o ayrı. Tabi bir de, neden 9-6 çalışan insanlar gibi akşam vakti spora geliyor onu hiç bilemiyorum. Bir müsait vakitte, sporun faydalısı erken yapılanmış diye uyarmak boynumun borcu olsun.

ps. başlık şarkısı konuyla organik bağından ötürü Serdar ortaç ve Dansöz

Hiç yorum yok: