11 Eylül 2011 Pazar

"Hayaller güzeldi. Her şey dahildi. Sınırsız ve sonsuzdu. "

Evdeki kitaplarla arama kara kedi girdiğinden ama aynı zamanda bir kitap okuyayım da biraz içimdeki sıkıntı dağılsın istediğimden, meltem'in önerisi  Sinan Sülün'in ilk kitabı Karahindiba'yı  bir koşu kitapçıdan gidip aldım.
Kitap bir öykü kitabı olduğu ve  3 ayrı öyküden oluştuğu için bir çırpıda okunabiliyor sağolsun. Ben de bir kötü son, bir de ilk kitap önyargısı büyüktür. Bu kitapta da o ilk tedirginlikler bana göre seziliyor ama yine de olaya öykü ile girdiği için Sinan Sülün'ü de tebrik etmek gerek bence. (Burcu Esmersoy'un hayatını anlatan bir kitap yazmasını bilahere irdelemeliyiz) Kitap kapağının tasarımını çok beğendim ve bu vesileyle o çiçeğin adının karahindindiba olduğunu öğrendiğim için pek mutluyum.
Kitaptaki Mavi Pelikan öyküsünden bir kupleyi size aktarıp, geri kalanı için merak edin de  kitabı alıp okuyun diyorum. Ama ondan önce bir de şunu sormak isterim, gerçekten şu koca dünyada sadece bir aşk olması fazla duygusal bir kanı değil mi pek muhterem okur?

"İnsanlar ölümden korktukları ve hayatı aşktan daha büyük kabul ettikleri için zaman her şeyin ilacıdır der. Buna inanırsan, ölmezsin. Bir süre sonra aşk acısı çeken her insan gibi senin de yaran kapanmaya, kabuk bağlamaya, kaşınmaya başlar. Kaşırsın. Kabuk düşer. Artık yaran kanamadığı yahut kabuğunu göremediğin için unutursun. Üzerine yeni aşklar giymeye, yeni sevdalar sürmeye çalışırsın. Gördün mü zaman geçirir demiştik der en yakın arkadaşların aylar sonra. Gülersiniz hep birlikte o uykusuz, gözyaşlarından yastık başlarının, arkadaş omuzlarının sırılsıklam olduğu, uykularından sıçrayarak uyandığın gecelere. Ama sadece sen bilirsin gerçeği. Onlardan ayrıldıkran sonra hemen eve gidip soyunursun. Yaralarına bakarsın. Oradadır işte izleri. Ne yaparsan yap yok olmaz. Tekrar sızlamaya başlar. Duyumsarsın. Bazen hiç neden yokken, hayatında yeni birisi varken, her şey iyi gidiyorken, mutluyken, birisini severken ama asla aşık değilken aynanın karşısına geçer, o eski yaralarına bakarsın. Ondan sonraki bütün ilişkilerinde çıplaklık konusunda rahat olamamanın sebebi de budur belki. Yeni sevgililerinin görecek diye korktuğun kapanmış yaralarına parmaklarının ucuyla dokunursun. Bir sertlik gelir eline. Yaranın izine bastırdıkça acıtan. Derinin hemen altındadır o gün kırılan kalbinin parçası. Vücudun atamamıştır, atamaz da. Artık o senin bir parçandır. Hissedersin. Yeniden batar. Dünyanın tadı bozulur. EKşir. Yaralarının kabardığını görürsün. Hiçbir şey eskisi gibi olmaz. Olamaz. İşte o zaman anlarsın. Her kalbin tek bir aşk için yaratıldığını."
Mavi Pelikan

Karahindiba- Sinan Sülün

ps. başlık cümlesi ise yazarın kitabına adını veren öyküsünden:)

3 yorum:

melontheroad dedi ki...

"Burcu Esmersoy'un hayatını anlatan bir kitap yazmasını bilahere irdelemeliyiz" nasıl ya??Yazmış mı?Yazacakmıymış?Şaka mı?

Kitap kapak tasarımı konusunda sana katılıyorum,güzel olmuş ve ben de çiçeğin adının karahindiba olduğunu bu kitaptan öğrendim:)

Her kalp değil belki ama evet bazı kalpler tek bir aşk için yaratılmış oluyor bence.

Evet şimdi ben bir kitap önerisi alayım :)

malumafatrus dedi ki...

Sadece kendisi değil, ablası da kitap yazıyormuş, ne kadar şahane değil mi? (http://pazarvatan.gazetevatan.com/haberdetay.asp?hkat=1&hid=17634&yaz=Ayşe%20Acar)

Emrah Serbes'in kitaplarını okumadıysan ilk onları önerirdim, kendimin de son dönemde okuyup en beğendiği kitaplar olarak. Yok onları okuyalı çok oldu diyorsan, dur ben düşünüp bir liste belirliyim:)

melontheroad dedi ki...

Bu kadar olur bir arkadasımdan onları getirmesini istemis :))