28 Eylül 2011 Çarşamba

"gazetede gördüm birden o güzel insanı"


Ben Burcu Esmersoy’u beğeniyorum arkadaş. Yani sesi çok fena falanmış beni hiç ilgilendirmiyor gayet güzel buluyorum kendisini. Bugün düşündüm hem güzel hem yetenekli mi diye emin olamadım. Birkaç kez Tv programını izledim ama konuşmadan ziyade kendisini incelediğimden, programa dair pek hissiyat elde edemedim. Dans yarışması içinse haliyle bir Azra değil ama maşallahı var diyebilirim. Kendisini beğensem de pek sempati duyamıyorum. Bizimkisi daha çok seviyeli bir birliktelik olabilir. Nihayetinde duruşunu da takdir ediyordum ya da kendimce ona bir konum biçiyordum ve bunu beğeniyordum, şimdi pek emin değilim.
Ben kendisinin bu kadar ilgi görürken sadece NTVspor’la sınırlı kalmamasını da mantıklı görüyorum. Gelin görün ki, bir anda 10 işe birden dalmasını bir türlü anlayamıyorum.
Reklam hadisesini daha öncede yazdım. Maşallahı var, bu hızla kısa sürede her sektörden bir markanın yüzü olacak herhalde. Bunların hepsini 10 yılda yaparsanız (Cem Yılmaz gibi) tuhaf kaçmaz ama 2 yıla ne kadar reklam sığdırırım derseniz, güzelim yüzünüz de eskir diye düşünüyorum. Diyelim ki, genç ve güzelken kazanabileceği parayı kazanmayı çalışıyor ki, buna hiç itiraz etmem. (Bir ufak çekimden ve bir geceyi sunmadan ötürü aldığı parayı az çok bilsem de) Gelin görün ki, aynı dönemde TV programı yapıp, reklamlarda boy gösterip üstüne bir de dizide oynamasına klişe tabirle maymun iştahlılık derim.
Bir dizide oynamak içinse Memoli’nin yeni versiyonunda oynamayı tercih etmesine ise diyecek lafım kalmıyor. Hadi diyelim kendisi benim gibi, bir dizinin ne kadar basit olucağını, kim tarafından izleneceğini şıp diye anlayamıyor ama yine de insan bir kadroya bakar, konuya bakar, dizinin oynayacağı kanala bakar da karar verir.
Evet kendisi oyuncu değil, oyuncusunun acemesi bile değil bu yüzden Muhteşem Yüzyıl’da oynamasını beklemek abesle iştigal olurdu ama yine de dizi seçimini çok daha iyi yapabilirdi gibi geliyor bana. İzlemeden dizinin kötü olacağını nereden biliyorsun ki diyenlere, bu gözler Tv karşısında az yorulmadı cevabımı yapıştırırm. Kaldı ki, dizi izlenmez diye bir iddiam yok. Bu ülkede hala arka sokaklar, akasya durağı izleniyorsa, her türlü dizi izlenir. Yani benim derdim, iyisi kötüsü değil de, kendine yakışanını tercih etmesiydi ki, bu tabloya bakınca onun kendine yakıştırdığı ile benim kafamda konumlandırdığımın farklı olduğunu görüyorum. ( Bir benzeri için bknz; Türkiye güzeli seçildikten sonraki Çağla Şıkel karizması ile Cennet Mahallesinde oynayan ÇŞ farkı)
Kendisinin hayatını kitap olarak bizimle paylaşacak olmasını ise kafamda hiçbir yerde konumlandıramıyorum.
Ben kitap okuyan kitlenin büyük bir yüzdesinin kitap yazmaya heves ettiğini düşünenlerdenim, bu yüzden Burcu Esmersoy’un kitap yazıyor olmasına şaşırmıyorum. Şaşırdığım konu kendi hayatını anlatıyor olması. Kendi hayatından kasıt daha çok anne-babasının ayrılması sonucu yaşadıklarını anlatmak olsa da, şu yaşınızda hayatınızı anlatmak için kitap yazmak da bana çok iddialı geliyor. Seneye kitabı okuma şansı bulursak , o iddianın dayanağı neymiş bunu da hep beraber öğreniriz.
O zamana kadar da belli ki, showgirlimiz Burcu Esmersoy’u orada, burada şurada izlemeye devam edeceğiz.
Bu yazıdan çıkartılmayacak sonuçlar;
  • Burcu Esmersoy’un sürekli röportaj verdiği Ayşe Acar da, NTV’nin Ceo’su Cem Aydın’ın eşi olur.
  • Kendisinin röportajdaki elbisesi leoparsa, yazının başındaki beğenimden de şüphe etmem kuvvetle muhtemel.
ps. başlık şarkısı Failun Meçhulun ile Kesmeşeker

2 yorum:

kusburnu dedi ki...

bu ara burcuyu ben de çok beğeniyorum, programına denk geldiğimde gözlerimi kadından alamıyorum ve konuğun kim olduğunu hiçbi zaman algılayamıyorum. bi yükseliş döneminde gibi sanki, bi süre sonra bezdirecek herkesi, beni bile :))

malumafatrus dedi ki...

program hali bende de aynı; genelde kendisini izlediğimden programı gayet iyi mi idare ediyor yoksa bizi mi hipnotize ediyor pek karar veremiyorum.