10 Ağustos 2011 Çarşamba

"sözlerim bitince gözlerinde tütünce bildiğimiz o dille bülbüllere dönüyorum"


En sevdiğim yazarlar arasında sayabileceğim Murat Menteş'le hayata bakış açımız (medyadan takip edebildiğim kadarıyla) epey farklı. Herkesin inancının kendini bağladığını düşündüğümden, kendisinin muhafakarlığı beni ilgilendirmemeli diye düşünüyorum. Ama ne zaman ki kendisi ramazanın ilk günü iftar programında kendisini hayatta anlamayacak adamlarla programa çıkıyor, daha sonra başka bir konuda yine tv programına çıkıyor; ben de o zaman demek istediğini gayet iyi anlayıp hak versem de, okur bencilliğimle keşke edebiyatçı  kimliği yerine bir din filozofu rolüne bürünmeseydi diyorum. Sanırım herkesi bir şekilde etiketlediğim için, kafamdaki yeri bu programlar nedeniyle değişecek diye endişe duyuyorum. Gelin görün ki, kendisini izlemekten de kendimi bir türlü alıkoyamıyorum. Çünkü o sakin duruşun sonunda kendisinin bir patlama anı olacağını ve bilgeliğiyle karşısındakini döveceğini artık çözdüm. Yine de sabırlı olmak, İsmail Nacar gibi mahluklara tahammül etmesini gerektirir mi ondan emin olamıyorum. Kaldı ki, kendisinin an itibariyle bulunduğu masadan kaçıp gitmek için kendini zor tuttuğunu görmüşken, kendisinin de bundan artık şüphe duyduğuna inanıyorum.

Çok sevdiğim için kendimde kızma hakkı bulduğum bir başka popüler figür ise sakin. Şarkılarını dinleyip dinleyip, insan ilk albümde ayrılır mı be arkadaş diye hala hayıflanıyorum. Daha da kötüsü, hadi ayrıldılar neden bireysel bir şeyler yapmıyorlar diye daha da kızıyorum. Solistleri Onur Özdemir'i geçenlerde yeni dövmesiyle Nişantaşı'nda yemek yerken görmüş olmaktan öte gruba dair bir bilgi sahibi de olmadığım için, bir müsait vakitte kim nerede ne yapıyor araştırmasına girmeyi düşünüyorum. 

Hiç olmazsa Eksik Şarkı'nın orjinal kaydını bir yerlerde yayınlasınlar bu güzelim şarkının abuk subuk kayıtlarını dinlemeyeyim istiyorum.

Bu aralar bir çeşit geçmişe vefa hallerinde olduğum için Timucin Esen'in yola devam'ını sözlerinin klişeliğine rağmen hala dinlediğimi de belirtmeliyim. Tabi bunda kliple beatiful'u birbirine çok örtüştürmemin de etkisi olabilir.
Bu arada hala en sevdiğim ilk 3 filme ve 3 kitaba karar veremedim. Ben bunları düşünürken, rica edeceğim de bir müsait vakitte yazın sinemaya niye gidilir ki sorusunun cevaplayın. 

ps. başlık şarkısı yine ve yeniden ismiyle müsemma Eksik Şarkı'dan. 

3 yorum:

Fery... dedi ki...

neden ilk üçü belirlemeye çalışıyorsun, zor iş :)

kusburnu dedi ki...

sinema soruna cevap veriyorum; 1. serinlemek için, 2. (ön)sevişmek için, 3. yapacak daha iyi hiçbirşeyi olmadığı için :))

kusburnu dedi ki...

bu arada timuçin esenin klibine tekrar baktım biutifulu izlemiş biri olarak.. anladım neden bahsettiğini :) ben de adamı behzat ç.ye benzettim, yaşı, tipi, hali falan çağrıştırdı ..
sakini neyse ki canlı izlemişiz diyorum eksikliklerini çok hissetmeyen biri olarak :)