15 Ağustos 2011 Pazartesi

"rüzgarsız uçuyordum kanatlarım yorulmuştu"

Şekeri bırakınca çayı da bırakır gibi oldum ama bu arada kahveyle büyük bir bağımlılık anlaşması imzaladım. Ayılabilmem için hiçbir şey olmasa bile kahvenin kokusuna ihtiyacım var. An itibariyle bu satırları da o kahve kokusuna hasret ve yorgun bir şekilde yazdığım için  kusburnu ve fery'den hatalarımı maruz görmelerini rica edeceğim.
Yine ve yeniden tatil dönüşü yollarındayım. İnsanlık için de kendim için de küçük bir tatilden dönüyorum. Bu sefer tatilinden de minikliği sebebiyle görmemiş gibi sayısız yazılarla başınızı şişirmeyeceğim.

Sadece bu tatil sonrasında kesinlikle emin olduğum bir hissiyatı kaleme dökme hevesindeyim.

Güzel dediğim, iyi dediğim yerlerin tez vakitte ticari faaliyetlerine son vermesi karşısında şunu söyleyebilirim ki bendenizin sevdiği bir yerin adam olma ihtimali kesinlikle yok sayın okur. Hatta ben bir yere iyi demişsem, artık onun için batma veya el değiştirme zamanı (ya da iyi olan her şeyin kötüye dönmesi) da başlamış demektir.

Bunun için yeni yaş kararı olarak,  bir yeri çok sevmekten kesinkes vazgeçtim. Olur da gönlüm heves ederse, en azından bunu dillendirmemeye çabalayacağım. Bir de hassas bünyem etkilenmesin diye, biri gelir biri gider, takılma bu kadar diye de taktik vereceğim.

Tabi bunlar hep sabit karakterimden ötürü. Bir yeri seveyim, sürekli oraya gideyim, aynı yemeği yiyeyim mantığım ticari zihniyetle pek örtüşemiyor. Bunun içindir ki, bal arısı gibi hep farklı alternatiflere sahip olmak da fayda var. 

Hatta bunu tatil mekanları için de uygulamak kesinkes şart. Aksi halde Ağustos'un ortasında buzdan öte suda yüzmek için insanötesi bir mücadele vermek zorunda kalmaya devam ederim. 

Bu yazıdan çıkartılmayacak sonuçlar;

Alaçatı'da nerede yemeli diye düşünüp, İl Fico'yu da denemiş olanlara ikinci önerim Roka Bahçesi. Ege mezeleri temelinde gayet çeşitli ve lezzetli yemekleri olan mekanın fiyatları da Alaçatı normlarında ama kesinlikle pahalı değil. Pahalı yer arıyorsanız İtalyan Restoranı Beatrice'ı size seve seve öneririm. Peki Roka Bahçesi'nin yeri nerede diyenlere, yolun üzerinde karşınıza çıkacak, görmüyorsanız gitmenize de gerek yoktur zaten derim. Yanlış anlaşılma olmasın diye de mekanla bir gönül bağı kurmadığımı, bir akşam yemeği sonundaki fikriyatlarımı iliştirdiğimin altını çizerim. 

ps. başlık şarkısı küçük bir çocukken ile redd

Hiç yorum yok: