16 Ağustos 2011 Salı

"ben büyürken sanki dünya küçülüyordu"




Yaşayıp görmüş aklı selim insanlar, abartılacak bir şey yok dese de 30 yaşıma karşı büyük bir önyargım var...Bu yüzden pek yakında kavuşacağım 29 yaşıma sıkı sıkı bağlanma ve kendisine büyük anlamlar yükleme taraftarıyım.
Aslında 30'dan sonra değişti demesinler diye, 30'a kadar yaşayacağım değişimi yaşayayım, sonrasında ise kendimle bütünleşip, önümüzdeki maçlara sevgi saygı çerçevesinde devam edeyim istiyorum. 
Tabi aslında her yeni yaş, yeni plan hayal vebenzeri demek. Benim de bu noktada sürüden ayrılmaya pek niyetim yok. Geri kalan 364 günde istediklerim olmuyormuş gibi, bu güne gereksiz bir mana yüklemeyi en azından kağıt üzerinde seviyorum.
Gelin görün ki, gerçekte doğum günü kavramı beni ciddi ciddi mutsuz eder oldu. Aslında minik tatilimi doğum günüme denk getirip, kendime şahanesinden bol bol yüzme hediyesi vermek isterdim ama takvimler bir türlü örtüşemedi, yine kaldık İstanbul sınırlarına. 
Yıllardır aynı geyiğe çevirecek olsam da, vurgulamakta fayda görüyorum doğum gününde insan evladı çalışmamalı. Aslına bakarsanız haftanın 5 günü çalışmak da fazla ama neyse bunu daha farklı bir platformda tartışmak daha doğru olur.
Dileklerimin bir kısmını kendime saklamakla beraber;
sağlıklı ve enerjik bir bünye olmak en büyük hayalim. Enerjik derken, hem sportif hem de az yiyen ama öz yiyen diyerek çerçeveyi çizebilirim. Tabi patates kızartmasıyla da seviyeli bir birliktelip yaşayıp, meyveyi de az ve öz yemek bir insanı mutlu eder mi, bunu da inşallah yaşayarak göreceğiz.
Bunun dışında manalı bir hayat rica ediyorum yetkililerden. Eğer zamanı aklı başında işlerle dolu biri olursam, dırdır ve vırvıra daha az zamanım kalacağına kesinkes inanıyorum. Hem sonra şikayet oranında da bir revizyona gitmek şart. Yalnız bunun için ben de şehrin göbeğinde aklı selim bir iş diliyorum. Önce işi göreyim, sonra şikayetleri direkt çöpe atıcam söz.
Bunun dışında vicdan, huzur, güzel kitaplar, keyifli yolculuklar ve yüzmilyonuncu kez dinlediğim de bile beni başka dünyaya ışınlayan şarkılar olursa, sanırım ben bile daha da başka bir şey istemem. 

Ya da isteyebilirim, şimdilik söz vermeyeyim, hep beraber yaşayıp (yaşama kısmı bireysel, görme kısmı çoğul olmak üzere) görelim.

ps. başlık şarkısı Redd ile Küçük Bir Çocukken

1 yorum:

Fery... dedi ki...

Tuğbişim hayatının 29.yılı şimdiye kadar geçirdiğin her yıldan çok daha güzel, çok daha sağlıklı, çok daha mutlu, çok daha şanslı, çok daha paralı, çok daha çok çok çoklu olsun :)zihninden geçen her güzel şey seni bulsun, gerçeğin olsun, keşkeler uzak "iyi ki" ler dibinde olsun. Bir evin bir de çocuğun olsun hatta bir evin iki de çocuğun olsun, mutlu ol işte bu da bana sözün olsun :)