27 Haziran 2011 Pazartesi

"yitip giden insanlara, dostlarıma ağlarım"


Günümüz dizi oyuncularının popüler beyanatıdır; "gönlüm sinemada, ama işte dizi de yapıyoruz ki para kazanalım" ve bu beyanat her sezon en az bir oyuncu tarafından sarfedilir.  Şahsen ben eskiden bu beyanatlara uyuz olurdum. Özellikle Nejat İşler'in burun kıvırmaları sonrasında popüler yapımlarda yer almasını da abesle iştigal bulurdum. Bu yaptığın işten bu kadar nemalanıp da sonra burun kıvırmak şımarıklık gelirdi bana.
Gelin görün ki gözümün nuru Leyla ile Mecnun'un pek muhterem yönetmeni Onur Ünlü, bir röportajındaki "alt tarafı bir dizi yapıyoruz, kendimizi çok da önemsememek lazım" dediğinde hiç kızmadım kendisine.  Bu beni tutarsız mı yapar bilmiyorum ama genel olarak şu fani dünyada önemsenmeye değer gerçekten sayılı meslek olduğunu düşünüyorum. Benim derdim kendini dev aynasında görmek değil, yaptığın işe saygı duymak. 
Kaldı ki yaptığı işi emaneten yapan, sorgulamayan insanlara da itinayla gıcık olmak gibi de bir kötü huyum var.
Bu noktada bizi uyuşturmak amacıyla faaliyet gösteren TV'lerde izlediğimiz dizilere de pek kendimizi kaptırmamak gerekiyor biliyorum. Ama fakat ve lakin, kazın ayağı öyle olmuyor işte sayın okur. 
Neden oluyor, nasıl oluyor bilmiyorum ama biz tv hadisesine biraz fazla kendimizi kaptırıyoruz. Behzat Ç, sezon finalinde ters köşeye öyle bir yatırıyor ki bizi ağzımız açık kalıyor. Önce üzülsek mi, şaşırsak mı, kızsak mı karar veremiyoruz. Nihayetinde hepsi bir hikaye, gerçek değil di mi? Çok şükür bunun da farkındayız ama yine de bir şeylere inanmanın ayarını fevkalade kaçıyoruz. 
Kaldı ki, bendeniz Şule faktörü hakkında uyarılmış olmama rağmen gerçeği yoksaymayı tercih ettiğimden, bir güzel şaşırdım, daha da kötüsü sabah uyandığım da yine dizinin son bölümünü düşündüm. 
Ve bu noktada, normal olan dizi izlememek mi, izleyip dizi bittiğinde olayı kafada bitirmek mi nedir,  yaz dönemindeki absürt tv dizilerinden nasıl kendimizi koruyabiliriz, Leyla ile Mecnun'suz haftalar nasıl geçer bu konuda da derin fikriyatlarınıza danışıyorum.
Bu yazıdan çıkartılmayacak sonuçlar;
Başkası yapsa çok kızardım ama Harun'un nikah masasından kalkmasına sevindiğimi itiraf etmeliyim.
Dizi bittiği için bünyemdeki polisiye dengesini korumak için, gecikmeli olarak  Behzat ç serisini okumaya başlıyorum. 
Dizinin sonu itibariyle de, varsa öyle bir taraf, Behzat Şule'yi öldürsün grubuna dahil olmayı tercih ediyorum. 

ps. başlık şarkısı Pilli Bebek- Siyah Beyaz

Hiç yorum yok: