18 Haziran 2011 Cumartesi

"inanamazsın gördüklerine, hazır değilsen gerçeğe"

İnsan kendini sorguladıkça her türlü derdi pek yakınında buluyor. Bu manen de madden de aynı. İşte tam da bu nedenle hastaneye gidersiniz, hastalığı bulacaksınızdır sayın okur.
Daha önce birçok kez yazı konusu yaptığım üzere, hapşırmak demek ben demek, ben demek hapşırmak demek. Plaza hayatıyla tetiklenen bu durumu, hapşırmamın şiddeti gün geçtikçe artsa da kabullendiğimden, yakın zamana kadar "ben bu işi bozarım" aksiyonu almadım.
Mamafih, burun tıkanıklığım için aynı hissiyatlara sahip değildim. Genelde tüm kışı 2 gıdım nefes ve bol vicksle geçirmeye alışsam da, burun tıkanıklığımın Haziran ortasında devam etmesi, her şeyden öte bir arkadaşım muayaneye gidiyor olması, benim için doğru zamanı işaret ediyordu. 
Açıkçası doktorun  devüasyon nedeniyle burnunuzu kırıp yeniden yapsak  deseydi, yamuk burnum için de vesile olur diye hiç itiraz etmezdim; gelin görün ki doktor alerjiden burun etlerin şişko patates olmuş, gel sana önce bir alerji testi yapalım dedi. 
Alerji testi, kısmen acılı kısmen acısız bir süreç. İki kolunuzu toplamda 47 kere minik bir iğne ile deliyorlar. Bu deliklerde 47 çeşit farklı sıvı kanınıza giriyor ki, neyin reaksiyon verdiğini uygulamalı olarak görebilelim. Görmekte sorun yok ama o kolun kabarması durumunda kaşıyamamak büyük bir dert.
Bendeniz de tahmin ettiğim üzere birçok fanide olan ev tozu alerjisi çıktı. Sağolsun alerji testini de yapan kız biraz vur deyince öldüren cinsten olduğu için hadiseyi gözümde büyüttü. Nihayetinde tüm bu tozlar özellikle uyuduğum odayı bir elden geçirmemi ve sıklıkla temizlememi gerektiriyordu. Bu sayede geceleri nefes alamama derdimi de, susadığım için uyanmamı da, sabahları kronikleşen yorgunluğumu da azaltabilecektim.
Konunun muhabbeti geçince, herkesin bu dertten muzdarip olduğunu ve herkesin ayrı bir önerisi olduğunu da öğrenmiş oldum. Bu nedenle şimdilik önerilen ilaçları kullanıp kullanmamak konusunda kararsız olsam da, bu burun tıkanıklığına bir dur demeye kararlıyım. 
Aynı kararlılığı başka dertlerimle yüzleşmemek için hastaneye gitmemek konusunda da gösterebilirim.  Çünkü yazının başında da dediğim gibi, arayınca mevla da bela da bulunuyor sayın okur. 
Netekim, alacağımız cevaplarla başedemeyeceksek, soru sorarken bir kez düşünmekte fayda olduğunu bir bilen olarak hatırlatmak istiyorum. 

ps. fotoğraf konuyla çok alakasız olarak ortaköy mahallesinin kedi çetesinden.
ps. başlık şarkısı gerçeğe hazır mısın ile rashit

Hiç yorum yok: