25 Mayıs 2011 Çarşamba

"memleketime çoktan bahar gelmiştir; yer, gök ve yürek çiçek açmıştır"



Malumafatrus minicik tatilinden destan yazmaya devam ediyor;
  • Sıklıkla vurguluyorum az insan çok mutluluk türünden bir felsefem var. Yine de arada sınırlarımı aşmayı denediğimden tur macerasına atıldım ve boyumun ölçüsünü de aldım. Büyük konuşmayayım ama daha da olsa büyük bir tur’la seyahat etmem sanırım.
  • Bu noktada turumuzdaki çiftlerden birinin Hırvatistan’dan Türkiye’de çok bulunan bir çiçek (görseniz siz de tanırsınız ama çiçeğin adını hatırlıyamıyorum) almasını, bir diğerinin ise otelde bulunan asma yaprakları için, aslında bir kısmını toplayıp götürsek nasıl olur sorusunu sorduğumu belirteyim ki, bu yazıda bahsi geçen tek sorunlunun ben olmadığımı net şekilde anlaşılsın.
  • Ben tabi bu işin acemesiyim ama bizim turda gördüğüm kitleden şunu söyleyebilirim bu kadar farklı insanda gezip görme hissiyatı oluşturduğuna göre Dubrovnik gerçekten büyük şehir.
                               
  • Ve Türk milleti gittiği ülkeyi kalkındırır bunu da söyleyebilirim. Özellikle Dubrovnik dutyfree’sinde hala satıcak malları kaldıysa bence Hırvatlar kendilerini şanslı görmeliler.
  • Turla bir yere gitmek uçak ve otel ayarlama kolaylığı sağladığından avantajı göz ardı edilemez, bu nedenle yormuyim kendimi turla gideyim diyenlere, turla git ama oradaki diğer turlara katılmana da gerek yok derim.
  • Biz şahsen yine yanlış bir tercihle Mostar’a yapılan tura katıldık ve araştırmacı gazeteciliğimizi kullanmadığımıza pişman olduk. Bir kere yollar genelde gidiş dönüş olduğu için cidden yavaş gidiyor, üstüne bir de sürekli kıvrımlardan dönüyor dönüyorsunuz.
  • Bir de tarihe de çok meraklı değilseniz, Mostar’da bir köprü görüp, köfte veyahut boşnak böreği yiyerek geri dönüyorsunuz. Türk etkisinin gayet hissedildiği şehir maalesef savaşın izlerini hala atamamış, bu anlamda o kadar kalabalık umarım kalkınmalarına yardımcı olur.
  • Hele ki bizim turun bir de çay içeceğiz diye bizi bir köyde durdurup, oradaki kadınların ellerindeki minicik külahlardaki meyveleri 1 euro’ya satmalarına da pazarlama başarısı diyebiliriz. Anlayacağınız oraları görecekseniz, arabayla görmeniz önerim olacaktır.  
  • Çok net söylüyorum bu tatil sayesinde Nihat Doğan’ın memleket hasretini azıcık anladım. Yani güzel bir çay içmek, güzel bir kahve içmek, bildiğimiz bir hamburger yemek bu kadar da zor olmamalı günümüz global dünyasında diye düşünürdüm, yaşadım ve boyumun ölçüsünü aldım. 
  • Yine Mostar seyahatimizde bir müddet yanyana seyahat ettiğimiz bir kadın nedeniyle, tüm sakız çiğneyenleri öldürecek boyuta geldim. O gün iktidar olsaydım mevcut yasaklara, bir de sakız çiğneme yasağını ekletebilirdim. Ben bu kadar iğrenç, bu kadar bayağı, bu kadar rahatsız edici sakız çiğneyen bir insan da görmedim. Olağan ezikliğimle “ pardon, insan gibi sakız çiğnemeyi deneyebilir misiniz” diyemedim ama içimden dediklerimle nefretimi kısmen kusmuş sayılırım.
  • Turdaki bir başka eğlencem de, yarışmaya anne kız olarak katılan bir ikiliydi. Modayı dudak kalemi ve meçli saçlar ( kızın saçlarında) boyutunda takip eden bir ailenin, seyahat anlamında modadan uzak durmaması da bir o kadar ironik geldi bana. Zevkler renkler özgürlük alanında olduğundan, hadi o dudak kalemini kullanıyorsunuz bari sürekli tazelemeyin diye de fikriyatımı kendilerine açık etmedim.
  • Turdaki favorim ise, uçağa girerken denk düştüğümüz sonrasında da sitcom gibi izlediğim bir yaşlı teyzeydi. Teyze o kadar her şeyi biliyor ve o kadar her şey hakkında yorum yapıyordu ki, onu kendi haline bırakan kocasına ise bayıldım.
  • Bir de zevzek bir amca vardı ki, kendisinin Bandırma’ya benziyor burası yorumundan, Allah’ım nolur Bandırmalı çıkmasın, bu kadar zevzek bir adamla aynı şehirden olmayalım dedim ama muhabbetten de itinayla kaçtığımız için gerçeği öğrenmeden ihtimalle yaşadım.  
  • Daha da notlar iliştirdim, onları da yazıp seyahat yazısıyla iç bayma sınırınızı test etmeyi planlıyor, gerçek ve yorgun dünyama dönüyorum.
ps. başlık şarkısı Sezen Aksu- Kutlama

1 yorum:

farawaysoclose dedi ki...

ıssızzz bir ülkenin ıssızzz bir havalimanında bir gece vakti tek kalkacak Türk uçağı için harıl harıl dutyfree kepenklerinin açıldığına şahit olmuştum, ünümüz o kadar ilerlemiş :D