10 Mayıs 2011 Salı

"masalsı bir emanet vermeli sözlerin "



Kitabın yarısına geldiğime göre şunu rahatlıkla itiraf edebilirim ki, Murathan Mungan ve Şairin Romanı bir Yüksek Topuklar etkisi yaratmayacak bende. Zaten adam da malumafatruş'un yüksek topuklar hasretini dindireyim diye yazmadı bu kitabı ama işte ne yaparsınız ki insanoğlu da her yeniden eskiden bir parça arıyor. Ben de hep ikinci bir yüksek topuklar bekledim murathan mungan'dan. 
Şairin romanı bu arayışıma cevap vermez, belki ben çok sonra kitabı bitirebildiğim de kitabı severim de. Gelin görün ki, 3 haftadır yanımda hukuk öğrencisi gibi kitap taşırken, kitabın içine bir türlü girememiş olmak beni başka kitaplara itiyor. 

Misal içimdeki tatil hissiyatı, bünyemde Murat Menteş okuma hissiyatını dürtüklüyor. İki kitabını da yazın en keyifli vaktinde okuduğum için, onu okursam tatil de gelir diye düşünüyorum. Yapılacaklarımın gün geçtikçe arttığı bir dönemde uzun uzun kitap okuyabilme hissiyatıyla bile mutlu olabiliyorum. Bu sebeptendir ki,  hem eski kitaplar'a  hem de afili filintalara dönüyor, sizi de bu keyifli satırlardan mahrum etmiyorum.


" Türkiye’yi siyasi bir obje gibi algılayamam.
Bu ülkede tarihsel hatalar, siyasi anormallikler, ekonomik haksızlıklar, işkenceler, baskınlar, cinayetler gördük.
Çok yorulduk.
Hâlâ sabrımızı zorlayan, umutlarımızı kıran, haysiyetimizi zedeleyen olaylara şahit oluyor, maruz kalıyoruz.
Fakat bu kötü, bozuk, can sıkıcı şeyler aynı zamanda Türkiye’yi tahrip eden şeylerdir. Türkiye’yi teşkil eden şeyler değil.
Her çocuk, her evlat annesinin yemeklerini beğenir. Çünkü damak zevkimizi, annemizin yemekleri şekillendirir. Ben de annemin yaptığı yemeklere bayılıyorum. İştahlı bir çocuktum. Anneciğim pişirirdi, ben de çılgınlar gibi yerdim.
25 yaşına geldiğimde fark ettim ki, annem iyi bir aşçı değilmiş. Keke tuz değil, şeker katılırmış. Pilav tane tane olurmuş. Balık bambaşka bir şeymiş…
Fakat hâlâ annemin yemeklerini yiyince ruhum şenlenir. Nükleer artığa benzeyen pilavı iştahımı açar. O adı konmamış, aile içinde “patates” dediğimiz şeye bayılırım. Tuzlu kekin keyfini çıkarırım…
Anamın ekmeğine kuru, ayranına duru demem. Ellerine sağlık derim, ziyade olsun derim, çok leziz derim.
Benim nazarımda Türkiye başka bir şeydir.
Elbette İzlanda da güzeldir, onun da seveni vardır. Tabii ki Moğolistan’da, Nijerya’da, Meksika’da, Tayvan’da mutlu insanlar yaşar…
Oralara gider, o insanlarla da hasbıhal ederiz. Mamafih onların hayatındaki güzelliği anlamlandırabilmem, Türkiye’nin bana hissettirdikleri, düşündürdüklerinden ötürüdür.
Herkes annemi adıyla çağırır. Fakat ben ona anne derim."


ps. başlık şarkısı Pilli Bebek-Açılsın Gözlerin

1 yorum:

Gürhan GÜLEZ dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.