16 Mayıs 2011 Pazartesi

"hepimiz yolcuyuz, dünya hancı"

magazinci malumafatrus, bermuda dedikodu üçgeninden bildiriyor;
  • Survivor'un ikiye ayrılan  liderlerinden Nihat Doğan'ın İbrahim Tatlıses'le bir dönem "rakip" olarak gösterildiğini, Asena'nın ise Tatlıses'in hareminden olduğunu düşününce sağlığı yerinde olsaydı da  programı Acun Ilıcalı yerine İbrahim Tatlıses sunsaydı diyorum. 
  • Kaynakları etkin kullanma gayesiyle Nİhat Doğan'In Türkiye dönüşünde savaş stratejisti olarak çalışmasını önermekteyim. Kendine inanan enayileri bulduğunda ne kadar iyi kullabildiğini gördüğümüzden, "gaza getirme", bir hiç uğruna harcama konularında başarılı olacağından hiç şüphem yok. Bir de hem ezik hem de hırslı insanlardan gerçekten nefret ettiğim de belirtmem gerek. 
  • Sadık blog okuru, gülben ergen'e dair hissiyatlarımı bilir. Bu nedenle takdir edersiniz ki, boşanmasına da hiç şaşırmadım. Benim magazinden tanıdığımı sandığım gülben ergen, eğer ayrılmayacak olsaydı çoktan bir yerlere maaile gider, ayşe arman'a çok mutluyuz röportajı verirdi. Bunlar olmayınca, bazı şeylerin koptuğunu anlamak çok da zor değil. Nihayetinde 3 minik yavrucağa yazık ama bu kadar plan programın sonunda birilerinin de oyun bozan olması kuvvetle muhtemeldir. 
  • Benim gözümde işletmecilik, bir türlü tutmayan bir  mekanı dekorunu bile değiştirmeden adam etmekdir ki, Kanyon Gina sanırım buna çok iyi bir örnek. Harvey Nichols mekanı işletirken söz konusu olan o "olmamışlık" hali, dışarıdan gözlemlediğim kadarıyla Gina ile yokolup gitti. Özellikle Kanat Atkaya ve Ertuğrul Özkök ikilisine orada denk gelince, mekanın farkını ortaya koyduğunu düşünüyorum.
  • Yine bir mekanın açıldığı zamanlarda uygulanan "tanıdıklarla kalabalık gösterme" stratejisini mantıklı görmekle beraber, iki kişi gittiğim mekanda 10 kişilik tanıdık kontenjanı ve gürültüsü olunca sinir oluyorum.
  • Kral Tv müzik ödüllerinin absürtlüğü üzerine yarın yayınla beraber bir yazı yazabilmeyi umut etsem de, Ziynet Sali'nin bile aday olduğu en iyi kadın şarkıcı kategorisinde "sıla" birinci olmazsa, Kral'In o gerizekalı gezegen mehmet'ine Yeşim Salkım'In patroniçeliğini kim devraldı diye soracak kadar asabiyet yaparım.
  • AMa hava muhalefeti nedeniyle asabiyet bünyeye yakışmaz, uyuyup tatil için gün saymak daha makul bir alternatif olduğu için, satırlarıma yorgun ama iyimser bir tınıyı iliştirmek isterim.
  • "Başlayan her şey bitmese daha mı güzel olurdu hayat acaba" diye de gece gece beyin jimnastiğine davet ederim. 
ps. başlık şarkısı Ogün Sanlısoy- Küçük Mafya

Hiç yorum yok: