18 Mayıs 2011 Çarşamba

"geçerken kalplerimizi deştik; herhangileştik."



Bu blogun favori cümlelerinden biri ne yazık ki "çok yorgunum". 

Bu nedenle şu an yazacağım "2 haftadır yorgunluktan ölüyorum" cümlesi duygularımı gerçekten ifade edebilir mi, bu ifade sizde nasıl karşılık bulur bilemiyorum.
Yine de kendimi şansımı deneyecek olursam, 4 günlük tatile gidiyorum ve bu yorgunluğun üzerine aklımı biraz da olsa boşaltacağım için gerçekten çok mutluyum sayın okur.
Bir de bu seyahatin dünya için küçük benim için büyük bir anlamı var ama korkularımdan ötürü önce yaşayıp sonra yazayım dediğimden şimdilik küçük ipucu verip, yazdıklarıma umut yerine yaşanmışlık katmayı planlıyorum. 
4 gün boyunca internetten de bilgisayardan da uzak kalacağım için bünyem şoka girmesin diye bir yandan bünyeme masterchef' yüklemesi yapıyor, diğer yandan da her zamanki heyecanımla Leyla ile Mecnun'un yeni bölümünü bekliyorum.
Anlayacağınız ben tatile gidiyor, kendim gibi tatilcilere iyi yolculuklar, İstanbul'la başbaşa kalmanın keyfini süreceklere de geçirecekleri zamanın değerini bilmelerini öneriyorum. 


ps. başlık şarkısı Özge Fışkın- Neşter

Hiç yorum yok: