31 Mayıs 2011 Salı

"aramıza hayat girdi "




Kısıtlı zaman ve imkanda; çok eskiden abudik gubudik sorular sorduğum zamanlara dönüyor ve iki alakasız sorgudan anket yapıyorum.
Daha önce bu tartışmayı kızlı erkekli bir grupta yapmış ve tahmin edeceyeceğiniz üzere ortak bir kanıda buluşamamıştık. O zaman bu konudaki muhtemel cevaplar üzerine daha önce sözlü bir analiz yapmıştım ki, bir sonraki yazıya da bu konudaki tavırlardan karakter tahliline girmeyi planlıyorum.
Bugün biriyle flört niyeti ile  ilk defa yemeğe çıksanız, erkekseniz hesabı siz mi öderseniz, karşı taraftan bir hamle gelmesini bekler misiniz, kadınsanız hesabı erkeğin mi ödemesini isterseniz, yoksa hesabı bölüşmeyi, bilakis kendiniz mi ödemeyi istersiniz?
İkinci konumuz ise kariyer planınız ve etik yargılarınız ile ilgili...Gayet cazip bir ücret karşılığında insan sağlığına direkt olarak zarar verdiğini bildiğiniz bir şirkette çalışır mıydınız    ( örn. sigara şirketi, nükleer santral vb)? Bu noktada mevcutta bir işinizin olduğunu belirterek seçiminizde birazcık daha sizi zorlamak isterim.
Niye böyle olaylara giriyorum deseniz, aklım bir karış havada der affınıza sığınırım.

ps. başlık şarkısı Arkadaş şarkısını duyunca


6 yorum:

varol döken dedi ki...

cevap 1: eğer benim davet ettiğim bir yer ise, hesabı öderim. daha doğrusu hesabı söylerim, adisyonu alırım, karşı taraf hayır olmaz derse, ben davet ettim derim, paylaşalım diye ısrar ederse ben etmem. sanırım daha çok ilk buluşma ve karşı cinsten çok, davet sahibi olarak hesap ödüyorum.

cevap 2: çalışırdım. çünkü insan en mükemmel yalanı kendisine söyler. ne de olsa herkes sigara içiyor, eninde sonunda öleceğiz, hem çok iyi önlemler alınıyor, evdeki tüp daha mı zararsız vb. telkinler ücretin dolgunluğuna göre artabilir tabi. yalnız yanlış anlaşılmasın şu anki işimi bırakmazdım asla, sadece eğer iş arıyorsam opsiyonunda geçerli bir durum. etik bir kaygıdan çok, siz kimsiniz de bana dolgun ücret veriyorsunuz egosu:)

evet fery ve kusburnu mikrofon sizde, ilk buluşmada hesabı erkeğin ödemesinin sizde yarattığı duygu itiraflarını alalım, tabi ki siz de sayın blog sahibesi, soruyu sormak cevaptan kaçmak anlamına gelmemeli:)

kusburnu dedi ki...

ben adamın ödemesini beklerim, davranmıyorsa ben davranırım, çok aşık değilsem bir daha da onunla takılmam :) öderse de bir sonrakinde ben öderim. ilişki ilerlerse de alman usulüne dönerim :)

duygu itirafına gelince; duygu1 "e heralde ödicek, eşek değil ya, pehhh..", duygu2:"ha şöyle, bi yemeği bile çok görüyorsa bundan bi cacık olmaz", duygu3:"vay anasını ya, hem yakışıklı hem bonkör :))"

malumafatrus dedi ki...

ben özellikle de çok da tanımadığım biriyse kesinlikle hesabı ödemek isterdim, daha da fenası bir daha buluşacağımı düşünmüyorsam borçlu kalmayayım diye kesin öderdim.

İlk bululşmada hesabı ortak bölüşmek daha absürd olacağından ödemeye yeltenirdim daha çok da.

Gelin görün ki, hesabı tuvalete gitme bahanesi ile halledip, masada hiç hesap muhabbeti olmazsa, o zaman artı puanımı centilmenlik kısmında yazarım.

Gelin görün ki, bugün kızım olsa derim ki evladım, tabiki seni evinden alıcak, tabiki seni evine bırakacak, hesabı da o ödeyecek. Çünkü ben ve benim gibiler, kimseye yük olmayacağız, kendi işimizi kendimiz yapacağız mantığından, erkeklerin de yapması gereken her şeyi üstlenir oluyoruz. peki sonra ne oluyor? komut almadan çalışmayan erkekler, normali zaten bu diye düşünüyor, hayat da onlara güzel oluyor.
Ben ve benim gibiler (eşek kadar valizini bile taksilerin bagajına yerleştirenler) de, prenses gibi (valizi dışarıda bırakıp direkt arabaya binenlere) davranılan kadınlara hayran oluyoruz.

imza, Dertli bahtiyar...

malumafatrus dedi ki...

bir sigara şirketindeyse, o dolgun teklif aklımı başımdan almazsa çalışmayı düşünmüyorum.

Sonuçta tüpün patlama ihtimali var ama sigara ihtimaller üzerinden hareket etmiyor, herkese zarar veriyor, daha da fenası içmeyene de. Bir de sonuçta kimse zorla içmiyor ki muhabbetine girmesin, sonuçta bir reklamcı olarak milletin kanına nasıl girildiğini siz daha iyi bilirsiniz sayın döken.

varol döken dedi ki...

bir reklamcı olarak beni sina dağında taşlasınız sesimi çıkarmam, tüketim toplumunun geldiği bu noktada ama şunu bilmenizi isterim ki malumafatrus sigaranın reklama ihtiyacı yok, hatta aksi yönde yapılan reklamların da pek bir faydası yok.

zaten benim de bu işten çıkarsam bir de bir ofiste çalışmaya isteğim ve tahammülüm yok...

kusburnu dedi ki...

ben diğer soruya cevap vermemişim, ben çalışmam öyle bi yerde, hem ben büyüyünce kırtasiyeci açıcam, silgi koklucam.. öyle hayallerim var, sigara migara ters bana..