8 Nisan 2011 Cuma

"yıllar geçer, eller büyür, boyanır yüzler, hayaller küçülür"


Süslü bir bünyeye sahip olsam da kozmetikle profesyonel bir ilişkim olduğunu pek söyleyemem. Dönem itibariyle maddi durumum, gönül bağı kurduğum marka/mağaza kriterlerine göre bir şeylerle oyalarım kendimi.

Bir süredir dillendirdiğim göz altlarındaki yorgunluk hallerinden ötürü bir heves bu işlere burnumu soktum. Hassas bünyem vesilesiyle de alerjik testlerden geçtiğini iddia eden ürünlere doğru yol aldım. Bu arada bir yüz yıkama jeli, bir nemlendirici krem ve bir tonikle de yeni bir yola girdim. Anlayacağınız yüzüme sürdüğüm her şeyi aynı anda değiştirdim ve üst üst uygulamaya başladım.

Beklediğim gibi bu değişiklik bünyemde sivilce olarak tepkisini koydu. 2 haftadır ergenlik sivilcilerimle beraber takıldığımdan, en iyi kozmetik ürünlerinin gül suyu, soda ve nivea nemlendirici krem olduğunu iddia edebilecek durumdayım. Bir de çok su içmek cilde yararlı yalanını atan uzmanlarla “hadi oradan” diyecek kıvamdayım. Hayatımda halen benden daha çok su içen birini tanımamışken, su’yun hiçbir faydasını görmemiş olmamı bize atılan yalanlardan biri olarak görüyorum.

Sizinle görüşmediğimiz vakitte saçımın rengine ısınma sürecimi tamamladığımı da sanırım söyleyebilirim. Artık yaza doğru bir de açık tonda gölgeler olayına girersem kıvama geldim, siyaha elveda dedim diyebiliriz.

Bir de bu indirimci sitelerin insan hayatına soktuğu bir kavram olan brezilya fönüne hevesleniyorum ki, teknik danışmanlık almadan deneyen bilen birileri varsa görüşlerini almak isterim. Çünkü hem sıklıkla saçlarım düz bir şekilde geziyor hem de saça da bakım yapıcam diye kafama milyon tane şey sürüyorum ki en son annemin önerisi ile denediğim bira mayasını hem kokusundan hem de bir işe yaramadığından kimseye önermem.

Hatunsal dertlerime bu kadar girmişken, yakın zamanda aldığım bir ayakkabıyı sadece 3 kere giydikten sonra açılması nedeniyle önce tadilata, başarılı olmaması nedeniyle de geri vermem vesilesi ile başka ayakkabı sahibi olma fikrine bayıldığımı belirtmeliyim. Yani şöyle ki, bazı ayakkabılar güzel olmakla beraber ömrünüzden ömür çalacak modeller olduğu için en fazla 10 kullanımlık ayakkabılar üretilmesini öneriyorum. Hem daha ucuz olması hem de insan sağlığına daha fazla zarar vermesine engel olmasını projemin faydaları olarak ilgilenenlere duyuruyorum.

Bahar alerjisi, topuklu ayakkabı yorgunluğu, doğru ayakkabıyı bir türlü bulamama becerisini ise bir başka yazı konusu olarak aklıma not düşüyor, havanın bozduğu cumartesimin işgal edildiği hafta sonunda benim yok ama sizin olsun diye keyifli bir tatil diliyorum.

ps. başlık şarkısı model ve çürüsün gelinliğim

2 yorum:

Fery... dedi ki...

senin bünye su içmeye alışık olduğu için çok su içtiğini fark etmiyordur bile :)

bu arada bu grubun (başlık şarkısı) şarkılarına bayıldım beeennn :)

malumafatrus dedi ki...

tıpta bu sendromun adı; baştan sahip olduğunun değerini bilememe hali olsa gerek.