15 Şubat 2011 Salı

"bu renkli oyun sonsuz kalır ya şimdi nerde o güvenli alan"



Ne yazık ki hayata karşı ürkek ve karamsar olmak için her gün bir başka mazeret sahibi oluyorum.

Birlikte yepyeni bir hayata adım attığını düşünen iki insan, daha balayındayken yolları ölümle ayrılıyorsa, her işte  bir hayır aramak gerçekten mümkün olabilir mi? Birlikte kurulan hayaller bu kadar acı bir şekilde yıkılır mı? Daha düne kadar hepimiz gibi insani planları olan, bizim gibi olan birinin, bugün arkasında bıraktıklarını, keşkelerini konuşmak, olan biteni anlamaya çalışmak, kaderi sorgulamak karamsarlıktan öteye götürmüyor ne yazık ki beni. Yakın uzak farketmez, her ölüm haberi ile kafamdaki sorgular katlanırken, umutlar yitip gidiyor. Kader birilerini mutlu bir süprizle sevindirirken, birilerini de acı süprizlerle sınayarak dünyanın meşhur dengesini korumaya çalışıyor gibi geliyor bana, bu nedenle mümkünse ve mevcutsa benim payıma düşen mutlu süprizlerden feragat etmek istiyorum.     (bknz. Bünyedeki Pussing daisies etkisi)


Bir vakitlerden kendilerinden habersizken, Travis konserinde teğet geçtiğim; daha sonra tanışıp çok sevdiğim ama bir performanslarından öte konserlerini izleme şansı bulamadığım Sakin, ben 2. Albümleri çıksın çıksın diye mahalle baskısı yaparken ayrılıveriyor ve ben daha 1 hafta önce Bronx’daki konserlerine yine çoluk çocuk gelir diye, gitmekten vazgeçtiğim için kafamı duvarlara vurmak istiyorum. Ne erteleyeceksin ne de plan yapacaksın diye kendime not düşüp, insan daha ilk albüm sonrasında ayrılacaksa grup kurmamalı diye de gizli hayat kurallarıma bir yenisini daha 
ekliyorum.
Ölen eşinin arkasından acısını yaşama imkanı bulamadan, her hareketi sorgulanan, yargılanan birine, üstüne üstlük bir zevzek “eşinizle sevgililer günü için planınız var mıydı” diye soruyor ya, ben işte o zaman insanlığımdan gerçekten utanıyorum. Nasıl oluyor da insanlar empati yapmaktan bu kadar uzaklaşıyor,hayat bizi neden bu kadar duyarsızlaştırıyor, anlamıyor anlayacak noktaya da gelmek istemiyorum.


Biz büyüdük diye mi kirlendi dünya yoksa, dünya kirlensin diye mi biz büyümek zorunda kaldık diye de sormadan edemiyor, kendime acilen “hayat güzel olmalıydı” iyimserliği talep ediyorum.

ps. başlık şarkısı bir eski grup olarak Sakin'den boşverenzi

ps.2. bu yazıların formatları ne yaparsam yapayım abuk subuk oluyor ya, ben de işte buna deli oluyorum.

3 yorum:

kusburnu dedi ki...

redd deneyimimiz daha güzel olsaydı giderdik elbet sakine de.. giderdin ya da.. kısmet değilmiş napalım.. :(

malumafatrus dedi ki...

sözlükte şöyle bir yorum vardı ki, benim de aynen hissiyatım budur;

"taze durmayı unuttuğum şu şubat gününde ben nasıl naif olsam..diye diye ağlamaklı halime sebeptir bu adamlar. cırıl cırıl bağıran tüm ergen fanlarına bile razıydım ben halbuki."

Fery... dedi ki...

hakikaten tek bir albüm sonrası dağılmak nasıl yani dedirtir...