28 Şubat 2011 Pazartesi

"güzeliz sandım hep inandım rezil etme"


Alışveriş konusunda ayarlarım pek düzgün olmadığı için ve muhabbetin sanalını sevip alışverişin sanalından pek hazzetmediğimden,  internet üzerinden alışverişe pek sıcak bakamıyorum. Yine aynı sebeplerden, trendyol, şehir fırsatları, grupanya gibi indirim sitelerinden de köşe bucak kaçıyorum. Bu sitelere hiç kokup bulaşmadığım için de sitelerin sıkı takipçilerine “ hiç almayı düşünmediğiniz şeyleri indirim nedeniyle alıyorsunuz, sağlıklı bir şey değil bu”diye uyuz uyuz bilmişlik taslıyorum. Çünkü ben ihtiyaç boyutu tartışılsa da (ve bu ihtiyaçların sonu hiç gelmese de), gereksinimlerim çerçevesinde alışverişe çıkıyorum. Facebook gibi bu sitelerin de birebir kullanıcı olmasam da, bazı kampanyaları o kadar ses getiriyor ki, bir şekilde haberdar oluyorum. İnatçı kişiliğimi ilkeli bünye türünde lanse ettiğim için de, “vay anasını çok şahane” dediğim fırsatlarla bile daha fazla yüzgöz olmuyor, hatta gerekirse çamur atıyorum. Tahmin edeceğiniz üzere şu satırları da tam da bu sebeple çamur atmak için yazıyorum..


Şu an bu satırları okuyan kaç tane okur grupanya’nın geçen haftaki dükkan burger promosyonunu kullandı tahmin edemeyeceğimden olaya bodoslama gireceğim; kapasitesi belli olmayan indirim benim gözümde indirim değildir.


Mesela bazı markalar, indirim dönemleri için mevcut ürünlerinin 2. kalitesini üretir ve satarlar, özellikle daimi outleti olan markaların sık uyguladığı bir tarzdır bu. Bu nedenle böyle markaların indiirmli ürünlerini almaktansa hiç kapılarını çalmamayı tercih edenlerdenim ben.


Dükkan Burger de, bir gourmet burger olmasa da, susamlı ekmeği ve patates kızartmasının hakkını vermelerinden ötürü “canım hamburger ister, batsın o kaloriler” krizlerimizdeki duraklarımızdandır. Geçen haftada bu vesileyle kendisinin Levent’teki şubesine gittik ki, gittiğimiz vakit Levent için hayli geç bir saat olduğundan epey boş olmasını bekliyorduk. Ama ne mümkün, ortam gayet kalabalık, yine de kendimize bir yer bulabildik. Ama aynı şansı ne yazık ki yemek konusunda sergileyemedik. Patates kızartması önce gelmeseydi açlıktan gayet asabileşeceğim bir sürede çok şükür hamburgerimiz gelebildi. Biz niye böyle kalabalık diye düşünürken, hesap istendiğinde sorulan “sizin grupanya mıydı acaba?” sorusundan hadiseyi çözdük.


Söz konusu promosyon hem evlere servis hem de restoranlarda geçerli olduğu ve rezervasyon şartı da olmadığından haliyle mekan bu yoğunluğu kaldıramamış. Hamburgerlerini indirimle midesine indirenlere lafım  yok  hatta koca restoranda sadece biz normal bir hesap  ödediğimiz için enayiliğime ve inadıma da tessüflerimi sunarım ama grupanya ile dükkan’a da bir promosyon yapmadan şekil şartlarını detaylıca incelemedikleri için çok bilmiş işletmeci ukalalığı yapabilirim.


Sonuçta 1 haftalık pik yapacak bir talebi uzun vadeye yaymak için servis kalitesinden ve müşteri sadakatinden ödün vermemek gerektiğini bilmek için bu işin okulunu da bitirmeye gerek yok.
Kaldı ki gourmet burger bence kesinlikle dükkan burger’den daha iyi...   

ps. başlık şarkısı bu ne biçim aşk- ogün şanlısoy


5 yorum:

Fery... dedi ki...

masaj dışında başka hiçbir şey alınmamalı diyorum efendim...

varol döken dedi ki...

çok satılan az yarar getirir...

varol döken dedi ki...

yani bunu yazdım da ne oldu şimdi, bak nasıl eski hastalığım hortladı ne güzel artık sağa sola anlamsız sözler yazmıyordum, yine tutamadım yine veremedim beynime indirimi...

varol döken dedi ki...

ama madem yazdım sonunu getireyim:) ya arkadaş bir şeyi gerçekten isteyen gider alır, biri bana bak bunu beğeneceksin derse kıllanırım ben, yani ben mi çok tembelim bilmiyorum ama tüm bu ıvır zıvırla (yok üye ol, yok kampanyayı takip et, yok sms kodunu al vs.) nasıl uğraşıyor millet ya, altı üstü bir hamburger çok canın çekiyorsa yersin paran yoksa da gider kurufasulye yersin... bunların bir de ferrari ile tur attırma rezaleti var ki onu da araştırmacı blog sahibesi bulup çıkarsın benden bu kadar, bir haftalık kelimeyi kullandım zaten:)

malumafatrus dedi ki...

hamburgeri konu dışı edersek amaç zaten, çok da gerekli olmayan bir ihtiyacı fırsat nedeniyle "kaçırmayalım" şeklinde akıllara sokmak. Ferrai de zaten bu işin can alıcı noktası. AMa ana distribütörleri bu işe kalkışıyorsa bence absürd. Gray markt'dan bir firma ile anlaştıklarını düşünüyorum, aksi halde distribütöre gider derim ki, yavrum azıcık paranıza kıyın da track day düzenleyin.

ama sonuçta, senin benim gibi aslan burçları üşenir, burun kıvırır, sonra da züğürt ağalığına devam eder. Ama ne demiş reklamcı büyükler, devir ekonomi devri:)Tasarrufu yapan kazanır, yapamayacağını bilen de senin benim gibi burun kıvırır:)