17 Şubat 2011 Perşembe

"gerçeklerde olmasan da seni bulmaya değer"

Sona geldik birlikte başladığımızın;

İnanmazsınız ama röportajımızın bir finali vardı ve biz bu finale geldik. Bu noktada soru cevaptan ziyade hissiyatlarımı iliştirmek istedim ki, araştırmacı gazeteciliğime gözlemciliğimi de eklemiş olabileyim.

Kendisine de bu röportaj sayesinde dile getirdiğim üzere, bu kadar ortak noktaya rağmen Tuğba benden çok daha pozitif bir insan. Bendeki “nemrut insan” sorularına karşın, hep bir iyi niyetle bakış açısı görünce resmen kendimden utandım. Şaka bir yana cidden kaliteli DNA gibi absürd bir tanım olmazsa şunu söylemeliyim güzel enerjili bir insan Tuğba. Bu yüzden de işte aynada karşılığını buluyor ( gözünü sevdiğim karma felsefesi), bundan sonra da hep bulur umarım.

Bu yüzden de bence (naçizane tavsiye), kitap “haddim değil” olaylarına girmeden, “ne kitaplar yazılıyor ki, cümle bile yok içinde” gerçeğini gözardı etmeden kitap olayına eğilmeli ve şahane yemekler yemeye devam etmeli. Çünkü bu blog sahibesinin en büyük zevklerinden biri, sınırlı damak zevkiyle şahane yemekler yemektir ki bu nedenle bence bu iş kesinlikle bir zevk olmalı, mutluluk ve keyif statüsünde değerlendirilmeli. (Bir cümlede "zevk" kelimesi en fazla kaç kere kullanılabilir?)

Sormadım ama eğer friğ pilavını da seviyorsa, Tuğba ile ruh kardeşliğimi ilan edebilirim.

İki arada bir derede...

Fotoğraf çekmek mi yazı yazmak mı ?

Çektiğin fotoğraflara dair yazılar yazmak.

Twitter mı blog mu?

Blog

Ebru Şallı mı Demet Şener Kutluay mı?

Al birini bur ötekine.


İkisinden aynı parayı kazanacaksan avukatlık mı blog ve/veya kitap yazarlığı mı?

 Ben Hukuk için yaratılmamışım.

Son dakika merak sorusu; ismini sever misin? Ben mesela küçükken binbir formatta dalga geçildiğinden ve çocukluğum ahu tuğba’nın en ünlü dönemine denk geldiğinden yeni yeni ısınıyorum kendisine. Ve daha da fenası; kökleri de hava olan ağaç anlamında olduğu için tüm ters fikriyat ve hallerimi ismimin manasına yüklüyorum.

Geçenlerde Toyz Shop’ta bir anne kızına sesleniyordu Tuğbaaaa gel kızım diye. Bir baktım hap kadar bir ufaklık. Ne kadar hoşuma gitti anlatamam. Hiçbir küçük çocukta Tuğba ismini duymamıştım. Hep bir Ahu Tuğba trajedisi nedeniyle herhalde. Sana da ismini karıştıranlar Banu der mi? Bu karıştırmanın hep Banu Alkan ve Ahu Tuğba’nın aynı dönem kadın ikonları olması sebebiyle olduğuna inandım ben senelerce…

ps. başlık şarkısı TNK ile Sensiz Olmuyor

3 yorum:

Fery... dedi ki...

bitti mi :(

siz bunu haftalık rutin sohbetlere dönüştürseniz :)

malumafatrus dedi ki...

Fery; şu kadarlık blog tarihimde topu topu 2 röportaj yapmış biri de olsam, bir sonraki röportaj sahibi adayımsın ama işte hayatına dair bu kadar şey bilince nasıl soru sormak lazım, o kısmı çözüp, dönücem ben sana:)

malumafatrus dedi ki...

evet ona da hemen çözüm buldum, ama şimdilik açıklamayacağım:)

gizem, gizem gizem...