28 Şubat 2011 Pazartesi

"çok zamandır kırgın bize dünya"

Ali Atay sempatim blog okurunun malumu. Kendisi benim için bir yerlerde görüldüğünde bünyede keyiflenme sebebi olan zat-ı muhteremlerdendir, bu nedenle kendisini kıyıdan köşeden takip etmeye çalışırım. İşte tam da bu sebeple, trt izlemez bir bünye olarak kendisinin Çarşamba günleri yayınlanmaya başlayan dizisi Leyla ile Mecnun için, kanal tercihimi yaptım.
Daha önce Onur Ünlü’nün filmlerini izlemesem de, bu absürd komediye Ali Atay’ın da varlığı ile bayıldım. Ve sonra anlaşılması kolay olmayacak bu diziye trt gibi bir kanal nasıl şans verdi buna da şaşırdım. Ardından dün Radikal İki’de ve sözlükte okuduğum yorumlarla yalnız olmadığımı anlayıp azıcık da sevindim.
Diziyi izlemedikçe yazdıklarım manasız gelse de, sizinle iki repliği de paylaşmak istiyorum ki, etrafımda “ sen izledin mi peki Leyla ile Mecnun’u diye soruşumun sebebi belli olsun.

mecnun: tıp okuyodum yarıda bıraktım
leyla: neden?
mecnun: akşama kadar bi dünya hasta geliyo, hastalık falan bulaşır ne gerek var. anadolu üniversitesi'nde işletme okuyorum şimdi
leyla: açıköğretim?
mecnun: evet ama sordum diplomada açıköğretim yazmıyomuş.”
...
sevgili leyla...

- sevgili leyla... ne yapıyosun sen? kırmızı kalem mi o ?

+ evet abi, başlıklar kırmızı kalemle yazılır...

- ver abicim şunu ver ver ver... rezil! kırmızı kalemle yazılırmış... ben kendi işimi kendim hallederim. almış kırmızı kalemi eline... rezil!
.....



TRT rating korkusu ile hareket etmeyen nadir kanallardan biri olduğu için, dizinin uzun ömürlü ve kahkahasının bol olmasını diliyorum; absürd komediye hevesli bünyeleri de Çarşamba akşamı trt ekranlarına davet ediyorum.
Absürd komedi demişken, Murat Menteş de yeni kitap çıkarsın bence diye edebiyatsal dilek listeme bir çizik daha atıyorumJ
Ve ayrıca ismine ve kapağına aldandığım, ilk kısımlarının heyecanla okuyup sonra başka kitaplara daldığım, başlanmış kitap yarım bırakılmaz diye bitirme mücadelesi verdiğim Bilinmeyen adlı kitabın kapağına  “Son 10 Yılın en iyi romanı” yazan The Economist’e de, ekonomi dergisinin edebiyat görüşüne kanan kendime de çok ağır küfürler ediyorum. En son böyle bir manasız bir hissiyatı Jess Walter’ın Sıfır’ında okumuştum ki, kitap kapaklarına bakınca da ikisinin de benzer olduğunu şu an idrak ediyor, üçüncü kez aynı hataya düşmemek için de “kitap kapağındaki gizeme aldanma” notunu düşüyorum.

ps. başlık şarkısı Ogün Sanlısoy ve Yukarıya Bak



Hiç yorum yok: