21 Şubat 2011 Pazartesi

"artık üzgün değilim"


  • Benim nazarımda oyuncu oyunculuğunu yapsın, yazar sadece kitap yazsın diye bir kaide yok. Yetenekli olan birinin sadece o alanda kalması gerek diye bir kaidem yok; ama bu kaidem söz konusu kişiyi sevmek gibi bir istisna da içeriyor. Yani mesela ben Ayça Şen’i sevdiğim için kendisinin dj’Lik yapmasını, sonra röportaj yapmasını, gazetede yazmasını, ardından roman yazıp üstüne bir de albüm yapmasını hiç yadırgamıyorum; ama söz konusu İclal Aydın olunca burun kıvırmam ihtimal olabiliyor. Bu nedenle bizim oyuncu olarak tanıştığımız Timuçin Esen’in yeni albüm çıkarmasına  burun kıvırmak yerine gayet heyecanla yaklaştım. Yola devam klibini bolca izledim ve ilk izlediğimden beri aynı fikirde oldum, biutiful’un o meşhur ve en etkileyici kar sahnesi. Hem bu etkilenme, hem de Timuçin Esen’in bir acayip gözleri seyirlik bir hal aldı benim için, albümün devamı da umarım aynı şekilde olur.
  • Vodafone’un Şafak Sezer’li reklamlarına rağmen bugün benim için en kötü gsm şirketi reklamı kesinlikle Turkcell. Yılların Turkcell kullanıcısı olmasam, bu reklamlara bakıp da gsm hattı seçecek olsam kesinlikle son tercihim olurdu bunu da itiraf etmeliyim. İnsan hangi akla hizmet Gülben Ergen’i ve herkesin bildiği şekilde Fatmagül’ün Suçu Ne’de Fatmagül’ün yengesini oynayan Esra Dermancıoğlu’nu biraraya getir, o reklamlardan nasıl bir marka imajı şekillendirmeyi düşünür bilemiyorum. Ve Gülben Ergen Marziye ile Dadı arasındaki oyunculuk gelgitlerinden öteye bir adım atabilir mi bunu da pek bilemiyorum.
  • Turkcell reklamlarının bir diğer bölüm oyuncuları Engin Günaydın, Sarp Apak ve Gülse Birsel’i de, rating garantili Avrupa Yakası formatından öteye gidemedikleri için bir başarı olarak göremiyorum.
  • Twitter’da fake accounttan gayet iyi anladığımı daha öncede yazmıştım. Bu yüzden de twitter’daki fake accountları insanlar nasıl ciddiye alıyor, kandırılmaya nasıl bu kadar müsaitler anlayamıyorum. İşin daha da vahim yanı, normal bir insan niye böyle bir şeye kalkışır, neden başkası olmak ister, bunu da çözemiyorum.
  • Nil Karaibrahimgil’in bugün Radikal’de yer alan röportajı ile kendisine dair fikriyatlarım daha kesin bir hal kazandı. Özgürlüklerine çok düşkün olan Karaibrahimgil’in şu anda kendisini tehdit altında hissetmemesi, laylaylom şarkılar yapmak için dünyadanbihaber olmanın bir gereklilik olduğunun kanıtlar gibi. Kendisinin arkadaş çevresini düşününce çok da farklı olmasını beklemek Karaibrahimgil’den de fazla bir iyimserlik sahibi olmayı gerektiriyor.
  • Gıcık tarafımdan gidiyorum ama 2010’larda Funda Arar neyse 90’larda da Aşkın Nur Yengi benim için odur. Yani müzikal açıdan bakınca, laf edilemez; ama iş sempati duymaya sevmeye gelince o ortamdan koşarak uzaklaşmak şart oluyor. Ki hakkını yemeyim, Aşkın Nur Yengi’ye onca güzel şarkısına karşın nefretim daha yüksektir. Dünya karizmatiği Zuhal Olcay’ın evliliğinin bitmesine vesile olan Yengi’yi sevilen şarkıcı kategorisinde görmem zorken, Funda Arar gün gelir kazuletliğinden kurtulursa sevilme barajını da geçer diye teoriler üretiyorum.
  • Magazinin bu kadar dibine batmışken, Ayşe Arman misali okur merak ediyor minvalinde şu açıklamayı yapma gereksinimi duyuyorum. Sayın Mirgün Cabas hayranı okur; kendisi evlendi mi diye google’a sormaktan vazgeç lütfen. Kendisi manen evli ve dünyalar güzeli de bir kızı var.  Nazar değmez inşallah diyerek, bilmeyenler için Mirgün Cabas’ın sevgilisi Evrim Sümer ‘in doğaüstü kızı Leyla ile olan maceralarını anlattığı Radikal yazılarının da linkini veriyorum.
  • Bu haftalık magazin borcumu  ödediğim satırlarıma son veriyor, merak ettiğiniz magazin soruları için google yerine bana danışmanızı öneriyorum. 
ps. başlık şarkısı Timuçin Esen- Yola Devam

2 yorum:

varol döken dedi ki...

vodafone'un en son uçan selim reklamı hepsini geride bıraktı ama:)

malumafatrus dedi ki...

içinde şafak sezer olan bir şeye objektif bakma şansım zaten yok, ama diyorum ya bu reklamcı milleti markayı halka indiricem diye ne yapacağını bilemez oldu.

Ülkenin en çok para kazanan şirketlerinden olup, bu kadar bayağı reklam yapabilmek takdire şayan olsa gerek.