20 Ocak 2011 Perşembe

"yaşamak yetiyor insana, düşünmek zor geliyor"

  • Filmin ve kitabın iyisi kendini zamanla belli ediyor sayın okur. Yani öyle sinemadan çıktığınız veya kitabı bitirdiğiniz zaman size hissettirdiklerinden ziyade üstünden zaman geçince onların size hatırlattıkları söz konusu eserin güzelliği hakkında daha objektif bir fikriyata varmanıza neden oluyor.
  • Ben misal bu noktada Serseri Mayınlar’ın değerini yeteri kadar bilemediğimi düşünüyorum bu aralar. Sanırım bundaki en büyük etken, yeni yıla bir Ferzan Özpetek filmini andıran bir mekanda girmiş olmam ya da serseri mayınların film müziklerini hala dinlemekten büyük keyif almam. Velhasıl fizy yasak youtube şimdilik açık olduğu için orada filmden de görüntüleri görüp, filmin sonundaki belirsizliğe halen kederlenmekteyim. Zaten eğer sinema benim gibi eğlence amaçlı izleniyorsa, karanlık filmlerden ziyade rengarenk cıvıl cıvıl görüntülerle bezenip beni uyuşturanları daha çok seviyorum.
  • Buna rağmen Behzat Ç’yi seviyorum. Sanırım en çok da Harun karakteri yüzünden diziye sempatim gün geçtikçe artmakta. Ki kendisi bence Recep İvedik’in Ankara şubesi gibi olsa da, mevcut kalaslığının içindeki romantizme şapka çıkartıyorum. Öyle ki, Hrant Dink cinayetini konu aldıkları bölümde bile “Ben senin için sabahtan akşama past continuos tense çalışıyorum biliyor musun” isyanı ile telsizden yaptğı seviyorum ilanı ile insanı neşelendirebiliyor kendisi.
  • Belki duymuşsunuzdur, gözümün nuru burçların ekseni kaymış, aslında kimse bildiği burç değilmiş falan filan. Tahmin edersiniz ki bu tartışmaları tamamen yok sayma taraftarıyım, çünkü bunca yıl o kadar Aslan burcu dedim ki, olmasam bile artık Aslanımdır. Hem burç dediğiniz şey insanın kendine yakıştırdığını sahiplenmesi değil midir?
  • Pazar günkü hamaratlığımın depresyonla buluştuğu nokta olan kereviz çorbası ve pırasa ile yaşadığımız seviyeli birliktelik sonunda (ki yemekler bitince kendimizi mantıcıya attık o ayrı) ruhen eksildiğimi itiraf etmeliyim. Yani diyetisyenlerin sofradan aç kalkmak derken neyi kastettiklerini artık daha iyi biliyorum. Bu nedenle sağlıklı yemek abur cubura daha fazla meyleder insanı diye de bir çıkarıma vardım.
  • Son magazin haberlerine göre 2 numaralı ex-platonik aşkım Burat Kut evlenmiş ve yakın zamanda baba olacakmış. Kendisi bir şey olamadığından halen gönlümün sempati köşesinde kendisini sakladığımı ve baba olması ile birlikte gerçekten başarılı olmasını dilek ağacı misyonumda umuyorum.
  • Tv’den arınma planlarım nedeniyle bu hafta içi birçok tv dizisini izlemek yerine müzik dinlemeyi tercih ettim. Bu noktada da hiç sıkıntı yaşamadım. Ama diğer gün herkes diziyi konuşunca bu arınma işleminin tek başına olamayacağını anladım.
  • Buradan pek sevdiğim body shop yetkililerine sesleniyorum, parfümlerini üretimden kaldırmanızı bile kabullendim ama Nişantaşı’nda halen bir yer açılmamasını anlayamıyorum. Kriz döneminde kapatılmasına itirazım yok ama fakat ve lakin, Nişantaşı dediğiniz memlekette her markanın iki mağazası varken, Bodry shop’ta şu noktada batmaz gibi geliyor bana.
  • İnsan açıldığından beri gittiği ve muhabbeti de olduğu bir mekanda hala tedirgin olup, hatta bazen kızıyorsa buraya bir daha gitmez değil mi? Ama bizde nasıl bir etkisi varsa ne yaparsa yapsın, Kardeşim Mantı’ya gidip sahibi Hasan’ın tüm kaprislerine karşı egomuzu da kapının önünde bırakıyoruz ki ben bunu Hitler Çorbacı(seinfeld) sendromu olarak değerlendiriyorum biraz da.
  • Bilinçli olmak bir insanı mutlu yapmaz, ama bilinçli olmak bir insanı tercih edilebilir kılar, en azından benim gözümde bu böyle ilerliyor. Yani hayatı Hürriyet ve Milliyet’in internet sitesinden okuyup, diziler aracılığı ile takip edenlerle uzun vadeli bir paylaşım yaşamayacağınızı ve onlardan uzak durmanın kendiniz için gerekli olduğunu daha iyi anlıyorsunuz. Yani taştan da olsa bir bilincin olsun be adam kategorisindeyim ben. Ama herkesin fikrine saygılı olabilir miyim bilmiyorum. Buna gerçekten çaba göstersem de bazen “nasıl bir zihniyettir bu” tepkisini en azından içimden vermekten kendimi alıkoyamadığımı itiraf etmem lazım.
ps. başlık şarkısı Redd- Aşık

Hiç yorum yok: