7 Ocak 2011 Cuma

"göründüğüm yerden inan çok farklıyım"


Twitter üzerinden dünya halleri;

Bence dünya artık ikiye ayrılmış durumda, gündemi internet gazeteciliğinden takip edenler ve gerçek gündemi twitter’dan takip edenler. İnternet gazeteciliğinden anlamam ben, hard copy gazete okurum diyenlerin takip ettikleri şeyin gündem olduğundan şüpheli olduğumu itiraf etmeliyim

Twitter’ın ise sansürsüz olması kulaktan kulağa (retweet) uygulaması ile haber ağının çok geniş olmasından ötürü bize gösterilmek istenenin değil, gerçek gündemin en hızlı takip edildiği mecra olarak nitelendirmekteyim ben.

Twitter mı o da ne diyenlere saygım sonsuzdur o ayrı. Ama ben 2010 da olduğu gibi 2011 de kendisi ile seviyeli birlikteliğimi koruyup, buna dair fikriyatlar da çiziktirmeye devam edeceğim.

Twitter için söylenen, tv’de böyle değildi, twitter’da gerçek yüzünü gördüm fikriyatları bana göre sadece ünlüler için geçerli değil, etrafınızda az çok tanıdığınız kişilerin gerçek yüzünü görmenize fevkalade yardımcı olan bir sanal kahvehanedir benim için twitter.

Ben ki bilirsiniz, 5 dakikada karakter tahlili yapmaya bayılırım. Bu nedenle de 140 karakterden de bu çıkarımları yapmayı pek sevdim. Tabi aslında sadece bir twit’le yapmıyorsunuz bu çıkarımları, biraz sabredip sonra anlıyorsunuz anyayı ve konyayı.

Bence zaten bu yüzden twitter, birini takip etmeye başlamadan “o kişi aslında sizin tahmin ettiğiniz kişi olmayabilir, pişman olabilirsiniz bizden uyarması” minvalinde bir uyarıda bulunmalı. Ben şahsen bundan kaçındığım için dediğim gibi bir süre gizli takipçi olup sonra adım atmaya çalışıyorum. Ama o noktalarda bile yanıldığımı itiraf etmeliyim.

Bir de işte bazı hatır gönül hallerinden mütevellit, pek sıkıcı bulduğum sakinleri de takip etmeye devam ediyorum. Sanal dünyada gerçekten tanıdığınız birini unfollow etmek de pek kolay olamıyor, en azından benim için.

Bununla birlikte, siz takip etmek istemediğiniz halde, sizin takip ettiklerinizin vesilesi ile gözünüze gözünüze twitleri sokulan insanlar var ki, bu noktada da elçilere acayip gıcık oluyorum. Yani retweet fonksiyonunun bir adabı olmalı. 100 cümle kuran kişinin 50 adet retweet’i bence olmamalı. En nihayetinde buradaki öncelikli amaç insanın kendi ifadelerini kullanmasıdır, sonra “bak bu da iyiymiş” diye paylaşımcı olmaktır. Ama işte o paylaşımcılığın da dozu iyi ayarlanmasa benim gibi huysuz bünyelerde asabiyet katsayısı yükselebilir.

Bir de tabi en sevdiğim “beğenmeyen takip etsin” cümlesi var ki, gerçekten bu felsefenin hastasıyım. Her yazdığıma burun kıvırmak için beni takip eden insana ben şahsen kıl olurdum, bu nedenle ünlüleri anlıyorum. Ama ünlü olunca sevgisiz ilgi görmek de Allah’ın emri oluyor.

İşte o zamanda ortam şenleniyor, bana da çekirdek çitlemelik seyirler çıkıyor...

Nasıl desem, keyifle izliyoruz....


ps. başlık şarkısı Sakin ve Dönsün ki daha öncede bu başlığı kullandığımı adım gibi hatırlıyorum.

1 yorum:

varol döken dedi ki...

insanın doğasına dair bir şeyler biliyorsan ne ünlüleri takip etmene gerek kalır ne aaa bak bu da böyleymiş diye şaşırırsın... yani benim için twitter hadisesi en kısa anlamıyla gerek yok'tur.